25 Ocak 2013 Cuma

Acun'un Yeni Projesi: O Beste Türkiye













Tribunculuk Turkiye'de kanayan bir yara. Bu hadise sadece Besiktas tribununun sirtina yuklenmis bir misyon olmamali. Televizyonun dahi cocugu Acun Ilicali bu acigi gorüp asagidaki kurguyu hayata gecirmeye karar verdi.

Juri uyelerini Besiktas Tribunu Amigosu Alen Markaryan, Fenerbahce GFB lideri Nihat Ozpolat (Sefa), Bursaspor Tribun Lideri Selim ve Galatasaray Ultraslan Tribunu Lideri Muzaffer Sirin'den (Sebo) olusturan Acun Medya Ekibi turnayi yine gozunden vurdu.

O Ses Turkiye konseptinin aynen tasindigi O Beste Turkiye yarismasina en az 4 en fazla 8 kisilik gruplarla katilinabilecek. Ilk turda sahneye cikan gruplar tamamen kendilerine ait olan, daha once hicbir yerde soylenmemis bestelerle tribun liderlerini kendilerine dondurmeye calisacaklar.

Eger birden fazla tribun lideri donerse, tribun cocuklari istedikleri lideri secebilecekler.

Sectikleri tribun liderleriyle hafta ici biraraya gelerek calisacak olan tribun cocuklari, ayni zamanda atarli olmak, bedava bilet almak ve efektif dagitmak, takim yoneticileri ile iliskiler, deplasman yolculuklarinda alinacak sorumluluklar ve tribunden maca etki konularinda egitim de alabilecek.

Her tribun liderinin toplam 16 grup sececegi yarismanin ikinci turunda gerceklesecek duellolar yine tribun ruhuna yakisir sekilde olacak.
Tribun liderlerinin verecegi besteleri sirayla icra eden gruplardan yoluna devam etmek istediklerini yine tribun liderleri sececek. Acun'un once gerekcesini sonra kararini soracagi tribun liderleri, cok kararsiz kalirlarsa sete ciktiklarinda yardimciliklarini yapan arkadaslarini yanina cagirip fikir alacak. (Bknz Sefa-Yucel)

Birebir turundaysa tamamen bir tribun gelenegi olan kontralar tribun liderlerinin begenisine sunulacak. Tribun liderlerinin takimlari icerisinden sectikleri iki grup sahnede 3 saniye dusunme hakkina sahip olup, tribunlerde soylenen bir besteyle rakibine karsilik vermeye calisacak.

Kontra gelistiremeyenin elenecegi bu tribun atismasi turunda tribun liderlerinin sonuca etki etme sansi bulunmayacak.

Final turundaysa finale kalan son 4 grup Besiktas Inonu Stadyumu kapalisinda, Sukru Saracoglu Turk Telekom Tribunu'nde, Turk Telekom Arena Kuzey Tribunu'nde ve Bursaspor kale arkası tribununde gercek tribun icerisine yerlestirilerek kac beste baslatabildikleri gözlenecek.

Bu turda televizyon ekrani basindakiler sms ile oy gonderebilecek ve 'O Beste Turkiye' yarismasinin birincisini secebilecekler.


Her yarışmasında ödülleriyle yarışmacıları şımartan Acun Medya bu kez de yanıltmamış ve birinciye toplam 10 sene boyunca istediği takımın istediği tribününden kombine kart, 10 yıl boyunca tuttuğu takımların tüm deplasman maçlarına takım uçağıyla ücretsiz seyahat ve en önemlisi istediği zaman tuttuğu takımın amigosunun yanında sete çıkma ödülü veriyor.

(Burada yer alan herşey hayal ürünüdür)

21 Ocak 2013 Pazartesi

Facebook'ta Süper Ligin Karnesi

Süper Lig'in iddialı ve kurumsal olduklarını söyleyen, yeni düzene ayak uydurduklarını her platformda göstermeye çalışan takımlarımız son 1,5 yıl içerisinde Facebook'ta neler yapmış. Ayrıntılı raporu aşağıda bulabilirsiniz. Daha önce blogda yazmıştık. 1,5 sene önce ilk dörde kendini atan Bursaspor şampiyonluk sonrası gazı kaçmış Uludağ gazozu gibi gerilemiş. Trabzonspor beklendiği gibi ilk dörde girmiş. Fenerbahçe ve Galatasaray'ın rekabetinde fark gitgide açılıyor. Galatasaray 1,5 yılda 400 bin gibi bir rakam yakalamış.

Beşiktaşımız ise haliyle 3. durumda. Fakat burada bizim adımıza şöyle bir değerlendirme yapılabilir. Bu alanda ekstra işler yapmadan, Fenerbahçe ve Galatasaray köpürterek yarışa devam ederlerken yakalanan rakam hayli iyi.

18 Ocak 2013 Cuma

Bir Spor Yaralanması: Ön Çapraz Bağ ve Menisküs

Hep duydugum on capraz bag, meniskus ve kikirdak zedelenmesi sakatliklarinin bir gun basima gelebilecegini hic dusunmemistim.

Pazar Ligi'nde bir mac esnasinda rakibin arkasindan kosarken sol ayagimin ustunde iki kere sekip sag ayagimla topu rakibimden calmak icin yere bastigimda dizim geriye dogru acildi. Zaten diz yaralanmalarinda pozisyon esnasinda ayakta kalma sansiniz olmadigi icin yerde buldum kendimi. Buyuk bir aciyla sol ayagimin ustunde sekerek terkettim sahayi. Saha kenarina geldigimde dizimde gorunurde hicbir sey yoktu. Hemen hastanenin acil servisine gidip doktora olayi anlattim.

Doktor 'Bir ses duydun mu tak tak diye' sordu. Boyle bir ses gelmedigini soyledim. Hastaneye vardigimizda dizim biraz sismisti ama dizimi rahatlikla kirip acabiliyordum. Eliyle diz kapagimin cevresine bastirarak aci oldugunda soylememi istedi. Aci yoktu. Rontgen istedi. Rontgende de bir sey cikmadi. Eve gonderdi ve 'Ustune bastiginda aci cekersen hemen gel MR'a alalim' dedi.

Evde 2-3 gun yattim. 4. gun ustune basmaya calistim ama agrisi dayanilmazdi. Hemen ayni hastanenin ortopedi bolumune gittim. Doktora olayi anlattim ve acildeki doktorun istegiyle cekilen rontgeni gosterdim. Dizim 4 gunde kafam kadar sismisti. Gorur gormez 'on capraz ve meniskusun de sorun olabilir MR'a girmen lazim' dedi.

1999'da bilegim kirildigi icin ayagimda platin oldugunu ve MR'a ayagimdaki platinle girmemin sakincasi olup olmadigini sordum. Bazi platinlerin MR'da problem cikardigini isinma, yanma, titreme ya da makinenin ayagi cekmesi gibi sikinti yasayabilecegimi soyledi. Boyle bir durum yasarsam bana verecekleri butona basarak cikabilecegimi anlatti.

Daha once MR'a girmemisler icin soyleyeyim. Cok sikinti veren bir sey. Ben MR makinesinden bu kadar tuhaf sesler ciktigini bilmiyordum. Toplam 20 dakika surdu. Her 3-4 dakikada bir beni daha da icine cekerek sikintimi katmerledi. Platin korktuğum gibi bir sikinti cikarmadi. MR sonucumu goren doktorum ertesi gun beni aradi ve on capraz bagimın koptugunu ve meniskusumun yirtildigini, kikirdaklarimda da ciddi zedelenme oldugunu soyledi. Ameliyat olmam gerektigini aksi halde yasayacagim sorunlari 'Halay cekemezsin, merdivenden inemezsin, arabaya binemezsin, bir yere ziplayamaz, bir yerden atlayamazsin, en acisi da yangin olsa kacamazsin' diyerek acikladi.
Ameliyatimi hemen yapamayacakalarini dizin icindeki odemin dagilmasini bekleyeceklerini, bunun da max. 20 gun oldugunu soyledi. Ertesi gun doktorumla yuzyuze görüşüp ameliyat tarihini kararlastirmak icin gittim. Dizimi gorunce cok kanaman var bunu siringayla dizinden cekmemiz gerek dedi. Baya buyuk bir igneyle dizimden kapkara 2 tup kan aldilar. Ayagimin uzerine topallayarak basmami biraz daha kolaylastirmisti bu islem. Doktorum ameliyatı ihmal etmemem gerektigini ve kikirdaklarima zarar verebilecegimi guzel bir dille izah edip eve yolladi. Ben bu zaman zarfinda surekli buz ve degneklerle hayatima devam ettim.

Tabii Türküz her goren bir seyler soyluyor. Baska doktora git, ameliyat olma, iyice arastir, guven olmaz vs diye. 2 Kasimda basima gelen bu sakatlanmayi 1 ay boyunca ne yapmam gerektigini dusunmekle gecirdim. En sonunda mahalle baskisiyla baska bir doktora gosterdim dizimi.

Volkan Demirel'in Edu ile carpistiginda dizine mudahale eden ve zaman zaman FB yedek kulubesine bile giren efsane bir doktora gosterme firsati buldum. Aradan tam 1 ay gecmisti. Dizim baya baya inmisti. Doktor olayin nasil oldugunu sordu. Ben de pozisyonu anlattim. Doktor oyle bir sey sordu ki ameliyatimi ona yaptirmak istedim: 'Uzun suredir giymedigin ya da daha once giydiginden farkli, sikan ya da rahatsiz bir ayakkabimi vardi ayaginda.' Gercekten de her zaman krampon giyen ben ilk kez o macta hali saha ayakkabisi ile oynamistim. Dizimi 90 derece kirip kendine dogru cekti. On capraz bagin kopmus dedi. MR sonucumun da yanimda oldugunu soyledim. Oradan da bakip evet kopmus dedi. Meniskus ve kikirdakla ilgili de hastanedeki doktorumla ayni seyleri soyledi. Bana birkac hareket gosterdi. Ameliyat olana kadar bunlari mutlaka yap geri donusun kolay olur dedi. Ben ameliyatini yapmak isterim dedi.

Gonul istiyor ama imkanlar el vermeyince solugu hastanedeki doktorumda aldım. Genel olarak efsane doktor ile ayni seyleri soyledigi icin gercekten icim cok rahattı. Doktor dizimin arkasindan bag alip on capraz bag yapacaklarini soyledi. 4 yerden delik acip bir de dizin altini keseceklerini, meniskusume de mudahale edecegini ameliyattan sonra 3 gun hastanede kalmam gerektigini, sonraki 3 hafta istirahat etmem gerektigini, sonrasinda degneklerle fizik tedaviye baslayabilecegimi soyledi. Tam bir yikim oldu benim için bu bir aylık istirahat.

Ameliyat gunune karar verdik. Ameliyat gunu gelip catti. 1 gun oncesinden 4 tup kan alip tum testleri yaptilar. Genel anestezi olacagim icin ameliyattan bir saat once sakinlestirici vurdular. Artik kafada bone ustumde incecik bezle buz gibi ameliyathanedeydim. Anestezist elinde ufacik icinde beyaz bir sivi olan igneyle 'simdi uyuyoruz' diyerek igneyi damardan basti. Saniye surmeden bayildim. Simdi uyuyoruz dedi ve gerisi gercekten yok.

Tam 3,5 saat suren bir ameliyat sonrasi ilk gozumu actigimda hissettigim sey zangir zangir titremekti. Hic bu kadar usudugumu hatirlamiyorum. Sedyeden dusecek kadar titriyordum. Sonra alttan sicak hava ufleyen bir makine getirdiler ve uyumaya devam ettim.

Gozumu actigimda odadaydim. Muthis bir agrim vardi. Bademciklerimin sistigini ancak ikinci gun sonra soyleyebildim. Inanilmaz usutmusum. Resmen hastayim. 1 gun boyunca durmadan agri kesici verdiler. Dizim trasli, 5 yerden delik var. Bir de dizimin altindan 5 cm kadar enine kesik.

İki delikten diren takilmis pis kani tahliye ediyor. Doktor ilk gun gelmis ama ben hic hatirlamiyorum. Ameliyatin iyi gectigini meniskusun sandigindan daha iyi durumda oldugunu sadece temizlik yaptigini, on capraz bagi ise arkadan aldiklari bagla yaptiklarini soylemis. Dizde kikirdagin buyuk bolumunun zedelendigini tahmininden daha buyuk zedelenme oldugunu bu yuzden torpulediklerini soylemis.

Hastanedeki ilk gecem neredeyse uykusuz gecti. Ayagi kipirdatmam imkansizdı. Bu yuzden yana istesem de donemiyorum ve uyuyamiyordum. Ertesi sabah doktorum geliyor ve ayagimi havaya kaldirmami soyluyor. Tum gucumle kaldirmaya calisiyorum. Mumkunati yok. Kipirdamiyor ayagim. 'Normal 1-2 gune kaldirirsin' diyor. 'Denemeye basla' diyor. Her denemem sonucsuz kaliyor. Resmen ayagimi oynatamiyorum. Ikinci gun aciyla milim milim kalkiyor ama deliklerin ve kesigin oldugu yerler daha fazlasina izin vermiyor. Ucuncu gun sabahi doktor ayaga kalkmami istiyor. 'Mumkun degil oynatamiyorum' diyorum. Diger ayaginla indir yataktan ayagini diyerek asagiya dogru sarkitmami istiyor. Sonrasinda degnekleri verip ustune basmami istiyor. Toplam 3 adim atip geri donup yatiyorum. Artik cok uzun bir tedavi surecinin basladigini anliyorum. 3. gun ayagimdan direnleri cikartiyorlar. Oldukca aci verici bir sey. Icinizden hortum cekiyorlar iste.

Ayagin goruntusu moral bozucu. Neresi baldir belli degil. Incecik kol gibi bir bacak. Her yeri delik desik.
Doktorum beni eve gonderiyor. Yapmam gereken hareketlerle birlikte kan sulandirici 10 adet igne ve agri kesici veriyor. Uykusuzluk had safhada. Artik evdeyim ve ayagimi yataktan 5 cm kaldirabiliyorum. Sol tarafima donup sag ayagimi sol ayagimin ustune koyup uyuyabiliyorum.

Bu inanilmaz mutluluk verici bir sey. Bu gazla dizimi yatakta 90 derece kirabiliyorum. Yataktan 10 cm havaya kaldirabiliyorum. Degnekle ayagima hafif hafif basarak ilk haftami tamamliyorum. Surekli egzersizlerle ayagimi toparliyorum.

Dizim sonraki hafta daha da iyi bir performans veriyor. Artik degnekle ustune basarak yuruyebiliyorum. Doktorun karsisina iki hafta sonra tekrar gidiyorum. Bagirsak dikisler kendiliginden dusmus artik. Dizde sadece sislik var. O da dizimin ustunde sadece. Doktor gordugunde "sislerin inmis ama dizini hep kirmissin tam olarak acilmiyor. Boyle yaparsan duzelmez hemen fizik tedaviye baslayalim" diyerek ameliyattan 2 hafta sonra fizik tedaviye baslatti.

Fizik tedavi hayli zorluydu. Ayagima 40 dakika boyunca 8 ayri noktadan ben diyeyim elektrik siz deyin akim verdiler. Once geriyor sonra kendi haline birakiyor. Sonrasinda ayaginizi icine koydugunuz 120 dereceye kadar kiran ve -5 dereceye kadar duzleyen bir makinede 20 dakika boyunca dizinizi calistiriyorsunuz. Ardindan dizin altina koydugunuz sunger yastiga asagi dogru basinc uyguluyorsunuz. Dizinizin arasina alip sikistiriyorsunuz. Bisiklete biniyor, tramplende ziplamaya calisiyor, merdivenden cikiyor, dizinizle hafif kilolar kaldirmaya calisiyorsunuz. Toplam 15 gun boyunca gunde 2 saat dizinize yukleniyorsunuz.

Inanilmaz bir sekilde toparlayarak degnegi 3. seansta atiyorsunuz. En zor tarafi fizyoterapistinizin dizinizi en son noktaya kadar kirmasi ve yuzustu yatirip topugunuza agirlik koyarak duzlemeye calismasi oluyor. Dizinizden ayaginiza kadar kalan kisim yatak disinda yuzustu yatarken topugunuza 5 kg koydugunuzda saniyeler gecmek bilmiyor. Tum fizik tedavim boyunca beni en cok zorlayan hareket bu oldu. Bu yaziyi 15 gunluk fizik tedavim bittigi gun yaziyorum. Yarin doktora ameliyatimdan tam bir ay sonra gorunmus olacagim. Bu spor yaralanmasi erkeklerde en çok futbol oynarken, kadinlarda ise kayak yaparken oluyormus. Böyle de bir istatistik varmış.

Fizyoterapistime gore protokolun onunde gidiyormusum. Ayagimin kirilma performansi sol ayagimdan daha iyi fakat acilmasinda halen problem var.Merdiven inerken aci cekmiyorum ama uzun mesafe yurudugumde topalliyorum. Ayakta kaldigimda dizim hemen sisiyor. Aslina bakarsaniz bu yaralanma sonrasi ameliyat olanlar 2 ay evde istirahat ediyorlarmis. Ben biraz erken basladim ama dezavantajlari ya da avantajlarini yazacak kadar vakit gecmedi. Her ameliyat sonrasi farkli oldugunu, her bunyeye gore farklilik gosteren bir toparlanma sureci oldugundan bahsediyorlar. Burada en kritik konu sabir. 6 ay icinde kosmayi akliniza bile getirmemek gerekiyor. Kalabaliklara girmemek, cok ayakta kalmamak ve merdivenden dikkatli inmek en cok dikkat edilmesi gereken konular.

16 Ocak 2013 Çarşamba

Rengimizle Isıtıyoruz


 
Bu soğuk kış günlerinde, Doğu’daki Beşiktaşlı çocuğu mutlu edecek, onun içini ısıtacak bir atkıdır, bir beredir, bir eldivendir…
Bunları göndermek bizim için çok zor değil ama o çocuk için çok önemli olabilir. Bilmediği, tanımadığı birinden gelecek bir hediye onun yüzünü güldürmeye yetebilir.
Beşiktaş taraftarı olarak bu doğrultuda 19 Ocak Cumartesi günü saat 14:30’da İnönü Stadı Kartal Yuvası önünde buluşup alacağımız ürünleri kargo ile göndereceğiz.
Siirt’te, Ağrı’da, Şanlıurfa’da birçok öğretmenle temas kurulmuştur. Göndereceğimiz atkılar, bereler, eldivenler onlar vasıtasıyla öğrencilerine verilecektir.
Küçük kardeşlerimizi Beşiktaş atkısıyla, beresiyle, eldiveniyle ısıtalım…

Maddi destekte bulunmak isteyenler için iletişim adresleri:

Yusuf Koç; yusufkoc3@gmail.com
Recep Özerin; rasheedrec@gmail.com
Ergin Aslan; aslanergin@hotmail.com
Gökhan Gürses; gokhangurses@yandex.com
Atkı, bere ve eldivenlerinizi kargo yoluyla göndermek için iletişim adresleri:
Recep Özerin; Davutpaşa Cad. No: 34 34020 Topkapı/İSTANBUL