Kasımpaşaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kasımpaşaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Haziran 2012 Cuma

Yalçın Küçük Futbol Yazmış

Yalçın Küçük seveni sevmeyeniyle son 50 yılın fenomenlerinden biri. Ben rast geldikçe Aydınlık gazetesindeki yazılarını okumaya ve anlamaya çalışıyorum. Anlamaya çalışıyorum çünkü anlaşılması hayli zor bir dili var.

Genellikle isimlere, anlamlarına ve köklerine inerek kişilerin geçmişleriyle ilgili tahliller yapıyor. Şu budur, kökeni budur diyerek bence yaftalıyor. Bugün blogumuza konuk olmasının nedeni futbol üzerine yazması. Burada kesiyorum ve 06 Haziran 2012 günü köşesindeki bir kısmı buraya aktarmak istiyorum.

.... 23 Mayıs'ta Hürriyet'in dedikodusu Haber-Türk'ün sahibi Ciner'in Kasımpaşa'yı satın aldığıdır. "Beşiktaş" yapacakmış, İhsan Kalkavan ile Mübariz Mansimov yönetime girmişler. Güzel, bundan sonra iş bana düşüyor...

...Mübariz, bir süre önce, 50 milyon koyup Beşiktaş'ı almak istedi, arkadaşı Aziz Yıldırım tavsiye etmedi, Süleyman Seba ve Yıldırım Demirören karşı çıktılar. Kasımpaşa ikinci hamle olmalıdır...

Tabii burada en dikkatimi çeken konu Mübariz Mansimov'un 50 milyon'a Beşiktaş'ı almak istemesi. Oğlumu bulana 100 TL gibi saçma olmuş. Bu ne zaman olmuş o konuda bir tarih bildirmemiş yazısında. Seba zamanında olmuş olmalı diye düşünüyorum. Demirören'in elinin kiri ne de olsa. Seba zamanında olsa Ayhan Akman'a 8 milyon dolar veren Seba'nın da bu paraya tenezzül etmeyeceğini biliyoruz. Neyse...

Ne olursa olsun futbol konusunda bahsedilmeyen ya da ilk kez duyduğumuz bir iddia olması sebebiyle buradan paylaşmak istedim. Ezber bozan diyecektim ama o da laçka oldu.

4 Eylül 2009 Cuma

Kümede Kal Yılmaz Vural

90'ların başında henüz Yeni Açık müdavimiyken bir Bursapor maçında gördüm onu ilk kez. Yanılmıyorsam Metin'in golüyle 1-0 öne geçmiştik. Gol sevincini hem topçular hem de taraftarlar doyasıya yaşarken skor tabelası da değişmişti çoktan. Biz tribünde kendimize geldiğimizde gördüğüm sahne hala gözlerimin önünde. Santra yapılmasını bekleyen Beşiktaşlı futbolcular bir yerde, orta hakem, yan hakem, Bursasporlular ve Yılmaz Vural bir yerde. Golle birlikte kulübeden fırlayan Yılmaz Vural ne yapmış etmiş, golü de iptal ettirmişti dakikalar sonra. Orta hakemin eliyle iptal işaretinden sonra da santradan hakeme doğru bizimkilerin hücumu başlamıştı. Sonuç değişmedi, gol iptal oldu ve maç da 0-0 bitti. O maça dair bu pozisyonun dışında aklımda kalan 37 bin küsür biletli seyirci olduğuydu. Evde sakladığım biletin arkasında kesin rakam yazar.

Dün akşama doğru Denizli'den sonra teknik adam değişikliğine giden ikinci kulübün de Kasımpaşa olduğunu öğrendik. Bu gibi değişimlerde isimler hep tanıdık olurken Kasımpaşa en bilindik isme tutunmuş ve takımı Yılmaz Vural'a emanet etmiş. Yıllardır "Şu Fener'i bana verseler, şampiyon yaparım" iddiasıyla ülkemizin liglerinde çalıştırmadık takım bırakmayan Yılmaz Vural'ın hedefi yine takımı kümede tutmak. Merak edip başarılarını araştırdık ve en gerçek bilgilere hocanın kendi sitesinden ulaştık. 06.10.1986'dan beri antrenörlük yapan ve sadece Trabzon'da şampiyonluğa oynama fırsatını ele geçiren Vural, çeşitli takımlarla TSYD ve Başbakanlık Kupası sevinci yaşamasına rağmen henüz Türkiye Kupası kazanamamış. Buna karşın Eskişehirspor, Sarıyer ve Antalyaspor takımlarını Süper Lige (eski adıyla 1. Lig) taşımayı başarmış fakat genelde çıkardığı takımların başında ertesi sezon devamlılık gösteremesi de meşhur. Dört sene amatör, dört sene de profesyonel olarak futbol oynamış. Bitirdiği okullardaki derecelerinden, aldığı ödüllere, katıldığı seminerlerden, gazete ve televizyon çalışmalarına kadar her şeyi yazmış sitesinde. Üstelik sonuna şu notu düşerek; 'CV’de geçen tüm bilgilerin resmi evrakı bulunmaktadır!'. Sitesindeki galeride kulübe önünde attığı taklalardan ve topçusuna savrulan tekmelerden kareler bulamadık ama yeni kulübünde yine değişik enstantanelerle objektiflere takılacağından şüphemiz yok.