15 Kasım 2008 Cumartesi

Bir Şehir Bize Küsmüş

Olay Tv'de yayınlanan Stüdyo Lig adlı programı izledim an itibariyle ve ağzım açık kaldı. 3 Bursasporlu oturmuş Bursaspor-Beşiktaş maçını konuşuyor. Öyle bir kin ve nefret ki akıl alır gibi değil. Tarafsızlık diye birşey yok. 10 numara gaz var izleyenlere. Taraftarlarla röportaj yapılmış.
"Küme düşsünler bu maçı alsınlar"
"Sabah altıdan beri burdayız bilet bekliyoruz"
"Bu maç büyük maç büyük derbi"
"Bursaspor-Beşiktaş maçı Avrupa'da bile ses getirir, keşke diğer takımlarla da bu kadar büyük maçlar yapabilsek, kent buna hazır, başka sebepler olsa da her maça bu kadar önem versek, kızdırsak rekabet oluşsa"
"Olimpiyat Stadı'nda Ankaragücü ile oynadığımız maçta bizi taşladılar, onlarda gelsinlerde görsünler"

Bu röportajların üstüne Yusuf Şimşek basın toplantısında konuşuyor: "Ben Bursaspor'a transfer olduğumda başkan bana bu maçın kendileri için çok önemli olduğunu sezon başlamadan önce söylemişti."

Taraftarlar antrenmana gidip "bu maçı alın mücadele edin biz sizden başka birşey istemiyoruz. Bu maç bizim için çok önemli"diyor. Tesislerde sis bombaları izdiham kalabalık.

Ateşin bu kadar yükseldiğini derbiler dışında hiç görmemiştik. İşin enteresanı onlar için bu gerginlik güzel. Bu gerginlikten memnunlar. "Aramızda bir rekabet var" diyorlar. Bu konuda Bursa büyük prim yapıyor. Gündemdeler ve Beşiktaş ile aralarındaki bu rekabet onlara yarıyor. Burada kaybeden kesinlikle Beşiktaş. Büyüklüğüne yakışır davranışı ne tribünlerde ne de yönetim anlamında ortaya koyamıyor. Koskoca Beşiktaş Bursaspor ile tam 5 senedir kafa kafaya çarpışıyor. İnanılır gibi değil.

14 Kasım 2008 Cuma

Haftasonu Destek Yasak!

Haftasonu Fenerbahçe Ülker ile Abdi İpekçi’de karşılaşacağız. Bursa’da istenmeyen taraftar İstanbul’da da istenmiyor. Abdi İpekçi’ye girişimiz YASAK!

13 Kasım 2008 Perşembe

Büyük Maçlarda Denizli

2001-2002 Sezonu
Galatasaray-Fenerbahçe: 2-0
Fenerbahçe-Beşiktaş:1-2
Trabzonspor-Fenerbahçe:2-1
2000-2001 Sezonu
Beşiktaş-Fenerbahçe:3-0 (Hükmen)
Fenerbahçe-Trabzonspor: 5-2
Galatasaray-Fenerbahçe:0-0
Fenerbahçe-Beşiktaş:3-1
Trabzonspor-Fenerbahçe:1-0
Fenerbahçe-Galatasaray:2-1 1989-1990 Sezonu
Galatasaray-Besiktas: 0-0
Galatasaray-Fenerbahçe: 1-0
Galatasaray-Trabzonspor: 2-1
Besiktas-Galatasaray: 1-0
Fenerbahçe-Galatasaray: 5-1
Trabzonspor-Galatasaray: 1-0

5 Galibiyet, 2 Beraberlik, 8 Mağlubiyet

Güzel Beste

Başarılar gelir geçer
Asaletin bize yeter
Deplasmanda Sami Yen'de
Ultraslan Hep Seninle

Ölüm varmış korku varmış
Bu sevdanın sonu varmış
Bizim için yoktur tasa
Kalbimde sen yaşadıkça

Gülün Gülün!!!

Mehmet Topuz ile Ali Turan son gazimiz için maç öncesi yapılan 1 dakikalık saygı duruşunda çocuklar gibi güldüler. Böyle adamlarda var işte. Futbol oyna hayata, dünyaya, memleketine dair hiçbir görüşün, bilgin olmasın. Memleketinde dalgalanan bayrak için canını ortaya koyan Gazinin saygı duruşunda çocuk gibi gül. Bu kadar vurdum duymaz olunmaz ki.

Deplasman Yasağı

Bursa maçı geldi çattı. Kısık ateşte rekabet oldu artık Bursa maçları. Onlar kendilerince haklı gerekçeler bularak Beşiktaş'a olan nefretleriyle gündemde kalıyor, taraftarı da Çarşı üzerinden rekabet yaratarak markalaşıyor. Bu duruma Beşiktaş tarafının da çanak tuttuğunu söyleyebiliriz. Her maç hopluyor bestesini söylemek, Antalya kümeye demek, Kocaeli'ye Ankaragücü'ne küfür etmekle geçiyor maçlar. Yine deplasman yasağı var Bursa'da. Bu şekilde nereye kadar gidecek? Haksız rekabet diyenlerde var. Bursa'da her takımın taraftarı yer alıyor Beşiktaş yer bulamıyor. Valilik ne iş yapar? 3 bin kişiyi koruyamıyorlar.

12 Kasım 2008 Çarşamba

Gecenin Tek Yıldızı Onlardı


Trabzonspor: 1 - 2 :Beşiktaş

Beşiktaş’ın bu sezon en çok keyif veren iki maçından biri oldu kupadaki angarya gözüyle bakılan Trabzonspor karşılaşması. Bir o kalede bir bu kalede dedirten maçlardandı. İlk 20 dakika Trabzonspor öyle bir baskı kurdu ki akıllara zarar. Beşiktaş’a top göstermediler. Kadro olarak eksikler çoktu Beşiktaş’ta buna karşın Trabzonspor tam kadro ve tribünleri tıklım tıklım dolduran ve deli destek veren bir taraftarın önünde oynadı. Eksik Beşiktaş’ta Ekrem Dağ için söylediklerimi geri aldığımı, bugüne dek bende çizdiği tabloyu yerle bir ettiğini söylemeliyim. Muhteşem işler yaptı. Ama yıllardır İbrahim Üzülmez için aynı şeyleri söyleyemiyoruz. O yine bildiğimiz gibiydi. Golü de onun hatasından yedik. Oyun bir an olsun durmadı. Sıkıldığımı hatırlamıyorum ve bu maçı seyretmeyenler çok şey kaçırdılar. Beşiktaş bu kadroyla Trabzon’dan 3 puan çıkarabiliyorsa helal olsun demekten başka bir şey demek yanlış olur. Denizli ikinci yarıda Serdar Kurtuluş’u orta sahaya monte ederek çok doğru bir hareket yaptı. Hüseyin Cimşir’in orta sahayı zaptetmesinin önüne geçti. Bu değişiklikle birlikte yolun yarısını da almış oldu Beşiktaş. Bu arada bugünde gördük ki Trabzonspor bu ligin en güçlü şampiyonluk adaylarından biri. Ersun Yanal ve Mustafa Denizli gibi iki açık futbol hastası teknik adamın ligin zirvesindeki mücadeleleri daha da zevkli haftaları bizlere gösterecek. Sezonun akıllarda kalacak maçlarından biri olacağı kesin. İki gün önce oynanan derbiye taş çıkarır diyeceğim ama yine o “eziksiniz lan siz” açmazından çekindiğim için burada noktalıyorum.

11 Kasım 2008 Salı

Kupada Bahis

Galatasaray-Kayserispor:1/1.25
Bursa-Ankaragücü:1/1.40
Tokat-Eskişehir:1-0/2.39
Malatya-Ankaraspor:1-0/2.50
Konyaspor-Denizlispor:0/3.10
GaziantepBŞB-Gaziantepspor:2/1.25
Alanya-Sivas:2/1.15
Trabzonspor-Beşiktaş:2/2.30

Toplam Oran: 107

Cevap

''Bana gösterdiğiniz sonsuz destek ve sevgiye karşılık olarak ufak bir jest yapmak istedim.Nasıl ki sizden aldığım para alın terimin karşılığı ve helal ise, bu güzel organizasyon için benim de her bir kuruşum sizlere helal olsun.''

Baki Mercimek

10 Kasım 2008 Pazartesi

Long Pass, Ortalamak...

Uzun süredir yazacağım ama bir türlü fırsat bulamadım. Sürekli eleştiririz kanat oyuncularını orta yapamıyor diye. Bu orta mevzusuna çok takılmamın sebebi İbrahim Üzülmez ve onun gibi Türkiye Ligleri’nde top koşturan birçok yerli oyuncu. Yerli oyuncu düşmanı değilim ama en güzel ortaları yabancı oyuncuların yaptığı da bir gerçek. Mesela Carlos, Alex, Tello, Delgado, Tabata…
İbo’yu 8 senedir izleyen ve bir türlü orta yapamamasına her hafta sonu şahit olan zavallı bir futbolsever olarak saç baş yolmaktan başka ne yapabilirim diye düşünürken aklıma şu öğretici futbol videoları geldi. MT’ye orta yapmanın İngilizce tam karşılığını sordum o da “Long Pass” dedi. İşte benim sorumun ve İbrahim’in sorununun cevabı da burada gizli. Düşünün ki bir ülkenin futbolseverleri, futbol adamları, yorumcuları, taraftarları kenardan yapılan ortalara “Orta yapmak”, “içeri kesmek” tarifini yapıyor. Ama futbolun beşiğinde bunun karşılığı uzun pas. Yani onlara göre pas bize göre içeriye alelade doldurmak, ortalamak, kesmek yani ortaya atmak, Allah’a emanet bir top atmak, karambolden medet ummak. Bizde pas olarak algılanmamış. Kenardan içeriye atılan top, doldurma anlamında kabul edilmiş. Bu nedenle de İbrahim Üzülmez’e kızmadan önce futbolun bazı ince ayrıntılarına göz atmak ve futbol eğitimini bu şekilde vermek daha doğru olacak.

10 KASIM 1938


9 Kasım 2008 Pazar

Dünya Derbisi (!)

Böyle dünya derbisi olmaz. Sürekli bir tarafın kazandığı bir derbi dünyanın neresinde var.

Ankaraspor: 2 - 0 :Eskişehirspor

Ankaraspor-Eskişehirspor maçını izledim bu güneşli pazar günü. Dışarıdaki hava kadar keyifliydi maç da. Eskişehir eksikleri nedeniyle kapandı. Ankaraspor ise Bilal, Theo Weeks, Mehmet Çakır, De Nigris ile saldırırken Adem Koçak ve Özer Hurmacı ile bol bol adam eksiltti. Ankaraspor'da her oyuncu adam geçme özelliğine sahip. Muhteşem bir takım yaratmış Aykut Hoca. Eskişehirspor'un koca maç boyunca tek bir şutu yok. Arsenal karşısındaki Fenerbahçe gibiydiler. Ankaraspor'un üstünlük sağlayamadığı tek konu taraftar. Yenişehir Stadyumu neredeyse tam kapasiteydi. Ankaraspor tarafına gelenlerin ellerine 90'lardan kalma plastik alkışlayan eller tutturulmuş, tribünün ortasında bir grup -muhtemelen besleme- dışında ses yok destek yok. Parayla herşeyi yaparsın ama Eskişehir gibi bir kalabalık toplaman mümkün değil işte. Ankaraspor gol için kapanan Eskişehir'i zor açtı. Aykut Hoca 3 değişiklik hakkını da kullandı. De Nigris'in etkisizliğine isyan edip yerine Kanote'yi aldı. O da düğümü 88'de çözdü. Hakem maçı bitirdi sanan Lig Tv spikerine kanıp ben de televizyonu kapadım. NtvSpor'da Udinese maçını seyrederken altyazı da 2-0 yazıyordu. Maç 2-0 bitmiş. Nasıl bir olay yaşandı bilemiyorum. Unutmadan golden sonra tribünlerde Melih Gökçek ile Junior Gökçek çak yapıyorlardı. Aykut Hoca adına sevindik bunları görünce sevincimiz yarım kaldı.

8 Kasım 2008 Cumartesi

Beşiktaş: 5 - 2 :Kocaelispor

Tanıl Bora'nın dediği gibi ligin en iyi giyinen ekibine karşı mücadele etti Beşiktaş. Maça üstü başı gibi iyi başlayan Kocaelispor 15 dakikada Beşiktaş'ı şok etti. Hodri Meydan grubu da tellere tırmanarak bu müthiş başlangıcı kutladı. Maça Serdar Kurtuluş'tan vazgeçerek başlayan Denizli Ekrem Dağ ile sağ kanadı kullanmak istedi ve bunda da oldukça başarılı oldu diyebiliriz. Kocaelispor bulduğu gollerin kıymetini bilemedi. Mücadele açısından oldukça eksik bir ekip olan Kocaelispor'un Beşiktaş ataklarına dayanması çok kısa sürdü. Direnci oldukça düşük düzeydeki Kocaeli sürekli gol atmak zorunda olan bir takım. Çünkü savunma yapmasını halen öğrenememişler. Attıklarından fazlasını yemeleri çok doğal. 2-0'lık skoru koruyamayan Kocaeli'yi yıkan bir başka etkense Nobre'ydi. Yine müthiş oynadı. Mücadelesi önünde kapalı tribünde saygıyla eğildi. İlk golde Delgado'nun kestiği topa kafa vuran Nobre ve önüne atılan topu sürerek sonuca giden Holosko Beşiktaş'ı ipten aldı. Devreye berabere girmek yolu yarılamak demekti ve Beşiktaş bunu yarım saatte başardı. İkinci yarıda Mustafa Denizli etkisiz Cisse'yi çıkarıp yerine Gökhan Zan'ı alınca Beşiktaş'ta toparlanmaya başladı. Sivok'un yerine Gökhan Zan, Cisse'nin yerine de Sivok geçince orta saha adam gibi top yapmaya ve ardı ardına pozisyon yaratmaya başladı. Delgado'nun Beşiktaş'ı öne geçiren golü geçen sene Rize'ye attığı golün aynısıydı. Delgado'nun gol yapacağı vurmadan önceki hareketlerinden belli olmuştu zaten. Gerisi çorap söküğü gibi geldi. Tribünler ise beklenenin altında etki etti maça. Damalı bayrak şov yoktu. Toplu bağırmayı dahi beceremediler. Kapalı 3 parçaya ayrıldı. Tribünde akılda kalanlar ise yaklaşık 5 kez çıkan anlamsız kavgalar, Hüseyin Üzmez'e yapılan beste ve Baki Mercimek'e sevgi gösterisiydi. Bobo'nun golüyle birlikte 5 rakamı yakalanınca tribünde uzun süredir yapılmayan Hindi Baba çıktı ortaya. Maçın en keyifli anlarından biriydi aşağıdaki video. Kocaeli'ye gelince... Bu takımın savunmasına neşter vurulmazsa küme düşer.

7 Kasım 2008 Cuma

Sevgin Bu Gönüllerde BAKİ

ForzaBesiktas forumunda Kocaelispor maçında Kapalı tribünde yapılması düşünülen Damalı Bayrak Şovu için Garanti Bankası'na para yatırılmaya başlanmış. Toplanan para an itibariyle 6 bin YTL'ye yaklaşmış durumda. Bu banka hesabına para yatıran isimlerden biri de Baki Mercimek. Gerçekten Beşiktaşlı olduğunu gösterdi. Bugün kapalıda sık sık adı anılır.
Ne bir lokma ekmek
ne bir kızı sevmek
seviyoruz seni
Baki Mercimek

Tribüncülük

6 Kasım 2008 Perşembe

Kim Demiş Ne Demiş (10)

George Orwell:

"Bugün dünyada var olan dev hınç birikimini daha da genişletmek için en iyi yol, Yahudilerle Araplar, Almanlarla Çekoslovaklar vb. arasında, her maçta yüz bin kişilik karışık bir izleyici kitlesinin hazır bulunacağı bir futbol turnuvası düzenlemektir."

Cuma Günü Damalı Bayraklar


Cuma günü damalını kap da gel. ForzaBeşiktaş'ın etkinliği güzel olacağa benzer.

Halkın Takımı Fanzini 4. Sayı Çıkmış


İSTANBUL için derginin temin adresleri:

KİTAPİÇİN-Sahaf KitabeviMurat UNCUMeşrutiyet Caddesi No:19G.Saray-BeyoğluMEPHİSTO KİTABEVİİstiklal Caddesi No:197Beyoğlu

İZMİR içinDEVRİM KİTABEVİ859 Sokak No:1 Saray İşhanı C Blok Konak

ANKARA için...mailto:için...serkankeskin@hotmail.com

ESKİŞEHİR İçin;mutineer_eagle80@hotmail.com

KOCAELİ için:ubayezit@gmail.com

BURSA-YALOVA için:kisdbycem@hotmail.com

KAYSERİ için:gattuso_red@hotmail.com

ANTALYA için:kara.carsi.1903@hotmail.com

İletişim için:halkintakimidergisi@hotmail.com

İlk üç sayıyı okumak için:http://halkintakimidergisi.blogspot.com/

Sonucu Belli Araştırma: Kim Daha Fanatik?

Avrupa'nın önde gelen araştırma şirketlerinden Sport&Markt, yaşları 15 ile 69 arasında değişen 604 kişiyle görüşerek hazırladığı Türkiye araştırma raporunda, Türkiye'de hâlâ en fazla popüler olan takımın Galatasaray, en sevilmeyen takımın da F. Bahçe olduğu bilgisine yer veriyor.İlginçtir, F. Bahçe’ye kendi taraftarları dışında hiçbir takımın taraftarı sempati duymuyor. F. Bahçe diğer tüm takım taraftarlarının ortak nefret ettiği takım durumunda.
En sadık taraftarın hangi takımda olduğuna gelince… Hacettepe Üniversitesi öğretim elemanı Dr. Gülin Öğüt Eker, “Futbolun Dayanılmaz Çekiciliği, Büyülenen Taraftar Portresi…” başlıklı makalesinde, araştırma şirketlerinin anket çalışmaları başta olmak üzere, emniyet kayıtları, adli makamlara yansıyan davalar, internetteki resmi ve taraftar siteleri, yazılı ve görsel basın ve taraftar sloganlarını kültürel doku analizine tabi tutarak futbol kültürü içinde taraftarlık olgusu ele alınıp incelemiş ve bu bağlamda üç büyükler olarak anılan Galatasaray (GS), Fenerbahçe (FB) ve Beşiktaş (BJ) taraftarlarının fanatiklik derecesini tespit etmeye çalışmıştır. Araştırma sonunda, Beşiktaş taraftarlarının diğer taraftarlara oranla daha fanatik olduğu düşüncesine ulaşılmıştır.Bu konuda bir başka çalışma da Bahçeşehir Üniversitesi’nden Gültekin Salman tarafında yürütülmüştür, 2004–2005 sezonunda, 594 Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş taraftarı üzerinde yaptığı ve davranışsal, tutumsal ve futbol takımı bazında yapılan genel sadakat değerlendirmesinde, takımına en sadık taraftar sıralamasının Beşiktaş, F.Bahçe ve G. Saray şeklinde gerçekleştiği görülmüştür. Araştırma, taraftarların takımlarını değiştirmeyi düşünmediklerini; arkadaşları, akrabaları ve çocuklarının da kendi takımlarını tutması için çalıştıklarını ortaya koymuştur.

5 Kasım 2008 Çarşamba

Ziyaaa

Maç öncesi NtvSpor'dan Loran Voyloyan Gürcan Bilgiçle Emirates Stadyumu önünden röportaj yapıyor. Gürcan Bilgiç, Fenerbahçe'nin kulüp genlerinde isyanın olduğunu söyledi. Bu yüzden bazı sonuçları kabullenen bir takım yaratılmış olmasını yadırgadığını söylüyor. Tarihinde varmış Fenerbahçe'nin isyan. Enteresan. İsyan denilince akla gelen en son camia Fenerbahçe'dir herhalde. Maçtan beklentiler, İngilizlerin futbol kültürü, Emirates Stadyumu şöyle güzel böyle güzel derken söz dönüp dolaşıp bu stadın inşa sürecine ve Arsenal yöneticilerinin bu stat için Henry'i satmasına gelince Gürcan Bilgiç "Aslında bunu Fenerbahçe de yapabilir ne de olsa taraftarın sevinmek için sevmedik diye bir sloganları var biliyorsunuz" dedi. Doğru söyledi ama o slogan Beşiktaş'ın.

Fırtına Öncesi Körfezdeyiz

Beşiktaş'ın Cuma günü karşısına çıkacak Kocaelispor'da işler çok kötü gidiyor. Henüz galibiyetleri yok. 2 puanla ligin dibindeler. Beşiktaş ise Kayseri'den eli boş dönünce Kocaeli'nin işi oldukça zor gözüküyor. İki takımında şiddetle puanlara ihtiyacı var. Kocaeli taraftarı 5 yıllık aradan sonra İnönü Stadı'na gelecek. Düşmesini istemediğimiz taraftarı sağlam takımlardan biri Kocaelispor. Fakat meleklere ihtiyaçları var. Üstelik 3 sırp oyuncusu da paraları ödenmesine rağmen Kocaeli'den ve Türkiye'den kaçmışlar. Ne kadar doğru olduğunu ilerleyen günlerde öğreniriz artık.
Beşiktaş'ın ilk yarım saat içerisinde gol bulması gerekiyor. Yoksa stres alıp başını yürüyebilir. Denizli yine alıştığımız düzende çıkacak maça. Ancak kanatlarda bir değişiklik olabilir. Kayseri maçında görüldü ki göbeği sağlam takımlara kanatlardan yüklenmeden sonuca gidilmiyor. Bu nedenle kanatlarda Aydın, Serdar Özkan belki de son bir şans daha vereyim diyerek Ekrem Dağ görev alabilir. İbrahim Üzülmez ve Serdar Kurtuluş ile başlamaması ilerisi içinde oldukça önemli. Kocaeli'den 3 puan gelmezse sırasıyla Trabzon(FTK), Bursa, Eskişehir ve Fenerbahçe maçlarında sıkıntı tavan yapar. Bu maçta Taner Gülleri'ye, oynarsa Ufuk Çam'a, belalımız Serhat Akın'a dikkat. Eski dostlar Serdar Topraktepe ve Ahmet Dursun da İnönü'ye gelecekler uzun bir aradan sonra. Bu sezon deplasman taraftarı göreceğiz ilk kez. O da Hodri Meydan. Geleceklerdir muhtemelen.

4 Kasım 2008 Salı

MUSTAFA

Hayatı basite indirgemeliyiz derken bunu mu kast etmişlerdi, sade bir şekilde okunduğu gibi ‘mustafa’ demek yeterliydi .Objektif olmak, evrensel değerleri yakalamak uğruna kendi milli değerlerimizi böylesine rahat bir şekilde sorgulamamız bundan olsa gerek. Peki ya umutlarımız, övünçlerimiz... Aslında bize örnek teşkil eden her şey çok mu basitti, yoksa boşuna mı dinlemiştik bunca hikayeyi belki de onlarda çok basitti !
K.C.K

Ntvspor Ödüller Nerede?

Ntvspor'un güzel fikri Football Tycoon oyunu birinciye Mac Book vaad ediyordu. Yaklaşık 6 aydır devam eden oyunun birincileri ödüllerini alıyorlar mı? Sanmıyorum. Yukarıda lig lideri takımının ismini "Ödüllerimiz Nerede" koymuş. Türk insanının yaratıcı tepkisi. Aynı ligde muhtemelen önceki sezonlarda şampiyon olmuş diğer takımların isimleri de "Ntv'ye Protesto", "NtvSpor'a Yakışmadı", "Kitap Nerede".