Karşıyaka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Karşıyaka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Nisan 2009 Pazartesi

Siz Küçük Değilsiniz Küçük Olan Futbolcular

Manisa alsaydı garantiliyordu. Karşıyaka ise Adana deplasmanı -ki bir alt sıralarında yer alıyor- öncesinde ilk 6 hedefi için kazanmak istiyordu. Kapalı tribün tamamen kırmızı- yeşil. Muhteşem bir göürntüsü var Karşıyaka taraftarının. Kapalı alt kat ve üst kat aynı Beşiktaş tribünleri gibi. Manisa taraftarı da şampiyonluk maçı diye gelmiş İzmir'e onlarda sayıca İzmir'e gelen en kalabalık deplasman taraftarı ünvanını almış.(Sordum soruşturdum)

İlk yarı karşılıklı ataklarla geçti. Saha içinden pek anlatılacak birşey bulamıyorum. Manisaspor'un 9 numaralı yabancı forveti sahada göze batıyor. Onun dışında iki takımda da göze çarpan yetenekliymiş diyeceğiniz pek kimseler yok. Ben de tribünlere dönüyorum. Karşıyaka Manisa'ya bağırıyor: "Köylüler çapaya"... Köylü diyerek aşağılıyorlar. Karşıyaka'nın kafamdaki imajına hiç oturmadı. Çok da takılmıyorum. Başlıyorlar KafSinKaf'a, Yaşa Varol'a, altlı üstlü tezahüratlara, sırayla mehter marşı'na. Güzel tribün gerçekten. Taner diye bir amigoları var. Manisa bağırırken ıslıklayan taraftarları susturuyor. Manisa bağırıyor, Karşıyaka susuyoy. İnsanlar sinir küpü olup tam patlayacakken. Taner başlatıyor: "O.Ç'ları". Bu bileşik kelime tam 45 saniye aynı desibel çıkıyor.

İkinci yarı başlıyor. Karşıyaka tribünleri ilk yarıdaki temposunu aratırken sahadaki Karşıyaka baskıya başlıyor. Sol kanatta oynayan Ferhat ile golü buluyor. Dakika 74... Ne oluyorsa bundan sonra oluyor. Karşıyaka tribünleri bayram yeri. Meşaleler, tezahüratlar. "Özgür ölmedi kalbimizde yaşıyor" sloganı başlıyor. Bu sırada Manisa tribünü bir kaç kişi değil, hep birlikte koro halinde "Hırsız Özgür" diye bağırıyor. İnanılmaz bir galeyan. Dakikalar artık 85. Ferhat bu sırada korner bayrağına götürüyor topu. Daha 5 dakika var hadi uzatmada koy kafadan 3 dakika etti mi 8. Bu kadaar çabuk böyle işlere girmeye gerek var mı? Bir kere yaptı yetmedi 2-3-4-5 derken biri geldi tekmeyi bastı. Saha karıştı. Kafadan 2-3 dakika durdu oyun. Sahaya inen taraftarlar, bayılanlar. Manisa tribünlerinden aşağı atılan koltuklar. Çadır karıştı... Maç yeniden başlıyor. Yanımdakilerden biri "Manisa hep son dakika atıyor aman abi" diyorlar. Hakem maça 5 dakika ekliyor. Karşıyaka kulübesi kulübeden taraftarı ateşliyor. Zaman doldu ıslık yapın işaretlerinde bulunuyorlar. Bu sırada Sezer Öztürk eski Galatasaray'lı kaleci Kerem'in koruduğu Karşıyaka kalesine uzaklardan Allah ne verdiyse vuruyor. Kerem koltuk altından alıyor. Tüm kırmızı yeşilli futbolcular yerlerdeler. Bir tane ayakta yok. Dram başlıyor. Tribünler karışıyor yine. Benim de canım sıkılıyor. Çıkıp gidiyorum stattan. En son duyduklarım bu maçı Alsancak'ta oynatmayanların anasıyla ilgiliydi. Karşıyaka Adana öncesi büyük avantaj kaybetti. Yazık oldu. İnşallah Süper Lig'e çıkarlar. Ancak bu oyuncu kafası (Ferhat) ve Reha Kapsal'ın tepkisizliği, korner direği sevdası Karşıyaka taraftarının biz küçük değiliz, biz küçük olamayız tezahüratıyla fena halde çakışıyor. (Video görüntüler pek yakında...)

17 Nisan 2009 Cuma

Ben de

Bu hafta komple yavurum. İzmir'deyim. İstanbul'da olamayınca Beşiktaş'ın maçına da gidemeyeceğim. Hem de en civcivli maç... Bursaspor. İmdadımıza İzmir yetişiyor Allah'tan. Karşıyaka ve Göztepe maçları bizi bekler. Tribün hastasıyız, seviyoruz tribünü o zaman ölmeden görelim şu İzmir tribünlerini de. Hazır hafta içi mesaileri varken gidip görmek lazım. Karşıyaka evinde Manisaspor ile 20 Nisan'da. Göztepe İzmirspor ile 23 Nisan'da. Bir hafta seç deseler derbi haftası olsun derdim ama bu eşleşmelerde misket tabiriyle başaltı oldu. Akçaabat Belediye Başkanının bir zamanlar efsane bir pankartı vardır ilçeye astığı: "Ben de sporcunun zeki çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim" diye. Siyahı beyazı olmayan haftama su serpen İzmir'i seviyoruz kardeşim. Bizimki de o hesap.

17 Kasım 2008 Pazartesi

Yamyamlık ve Giden Can

Deplasmana gitmiş insanlar bilirler ki yağmacı grubun önüne geçebilmek imkansızdır. Bir dinlenme tesisinde durursunuz, herkes aşağıya iner. Ama bir grup vardır ki pislik çıkarmak için bu yolculukta bulunurlar. Bu sadece deplasman yapan taraftarlar arasında bulunmaz. Örneğin askerde de bu tür adamlara rastlarsınız. Sürü psikolojisi böyle arızaları çıkarır. Sadece futbol ya da kulüp aşkıyla da alakası yoktur bu olayların. Bu bir psikolojik rahatsızlık, karaktersizliktir. Bedava karnını doyurmak, yağma yapmak, sucuk çalmak, muz çalmak, ne varsa onu çalmak. Garsona Kamil baksana diye seslenmek, marketten koşa koşa gelip otobüse binmek ve bir yerlere çaldığı meyve ya da kola neyse işte onu saklayıp hiçbir şey yapmamış gibi oturmak. Market sahibi nerde o, kim çaldıysa getirsin demesine kulak tıkamak gibi hünerlere sahip arkadaşlarımız vardır. Türkiye Kupası finali. İzmir’e gidiyoruz. Rakip Fenerbahçe. Bursa bizi öldürecek ya bizi Bursa’dan değil de Çanakkale’den götürüyorlar. Neyse, seçmece bir otobüs bulduk, arızası az hatta hiç yok. Yola koyulduk bir de baktık ki 32. Gün’den Rıdvan Akar ekibini yollamış. Bir kameraman, bir muhabir… Yolda Beşiktaş’ın taraftar grubuyla ilgili bilgi alıyorlar taraftardan. Çanakkale’den feribotla denize açılmışız. O sırada apaçi gruplardan biri gelip kameramanı itip kakmaya muhabiri dövmeye kalkışıyorlar. Ya kameranı verirsin ya da sizi atarız denize diyorlar. Kimseden ses çıkmıyor. Elemanların simaları tanıdık, pislik tayfadan, 10 liraya adam vururlar yani o hesap. Kameramanla muhabir kamerayı korumaya çalışıyorlar ama tekmelerden de nasibini alıyor kamera. Yanaşıyoruz suyun karşı tarafına otobüsten indiriyorlar sabahın körü. Binmeyeceksiniz buradan geri dönün diyorlar. Sabahın köründe yaka paça otobüsten atılırken kimse engel olamıyor. Böyle durumlarda akıl susuyor. Adamları 5 yaşındaki çocuk gibi kollarından tutup otobüsten atıyorlar biz İzmir’e devam ediyoruz, onlarda orada bir kahveye sığınıp İstanbul’a nasıl döneceklerini hesap ediyorlar. Sadece iki tane pislik yüzünden oluyor bunlar. Muhtemelen KSK taraftarı içerisinde de var bunlardan. Eğer gerçekten yağma nedeniyle vurulduysa taraftar kesinlikle topluca bir iş değildir. Kurunun yanında yaş da yanmıştır.

22 Temmuz 2008 Salı

Fofana-Amei-Pele

Karşıyaka 12 yıl sonra kadrosuna siyahi bir oyuncu kattı. 12 sene önce Fofana vardı. Hani şu Arsene Wenger'in Monacosunun forveti olan Yusuf Fofana. Kariyerinin sonunda Karşıyaka'ya gelmişti. Başarılı olmadığını hatırlıyorum. Uzun bir aradan sonra kırmızı yeşilli formayı giyecek ilk siyahi oyuncuysa Kamerunlu forvet Emoa Ghislian Amei olmuş. Daha önce Bursaspor'da denenen fakat forma şansı bulamayan oyuncuyu Reha Kapsal kadrosunda görmek istemiş. Amei kendisine Pele'yi örnek almış. Bunu da söylemiş. Çabukmuş hareketliymiş. Burun kıvırmamak lazım adam Pele diyor.