Diyarbakırspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Diyarbakırspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mart 2010 Pazar

Yolcu Yolunda Gerek

Fotoğraftaki kimdir? Deplasman otobüsünden inen bir taraftar mı? Yoksa polis otobüsünden inen bir polis mi? Hiç biri değil. Sadece on beş dakika top oynayabildiği Diyarbakır şehrinden ayrılmaya çalışan Bursasporlu bir futbolcu. Muş'ta polise taş atan çocuklara yine o polisler futbol topu dağıtmışlardı. Hakkari'de yine aynı şekilde boyundan büyük işlere karışıp, olaylarda boy gösteren çocuklardan bir futbol takımı kurulmuş ve o çocuklar Kayseri'de oynanan milli maça davet edilmişti. Şimdi bu pislikler* (!) de temizlenmek amacıyla polis tarafından toplanıp ellerine birer konfeti verilsin. Sezon sonunda Süper Lig'e el salladıktan sonra seneye Bank Asya maçlarında onları atsınlar.

*Ben demiyorum, fotoğraftan yanlış okumuyorsam eğer öyle bir grupları var.

Fotoğraflar Milliyet'ten.

4 Aralık 2009 Cuma

Ha Bu Diyar

Peşinde büyük bir kalabalık sürüklese de taraftarı olmayan takımlardan biridir Diyarbakırspor. En son İnönü Stadı'nda iki sene önce Süper Lige yükselme play-off maçında izlediğim takımdan sanırım kimse kalmamış kadroda. O gün üç katlı kale arkasını dolduran Diyarbakırlıların da takımlarına ne kadar destek verdiği tartışılır. Bu şehrin bir futbol şehri olmadığına inanmama rağmen her şehirde futbol aşıklarının olduğuna da inancım tam. Dün taraftar sitelerine şöyle bir göz atınca Grup Birlik adında bir oluşumun varlığından da haberim olmuş oldu. Kaç kişiler, bu maça gelirler mi, gelirlerse elde çekirdek kafada yeşil-kırmızı bir şerit ile maçı izlemek yerine eski açıktan 'biz buradayız' diye haykırırlar mı merak ediyorum.



Son haftalarda futbol dışı olaylarla gündeme gelen Diyarbakırspor bundan hep şikayetçi. Elbette o şehre gelip de top koşturanların veya takımı çalıştıranların bu politik durumda payları yok. Takıma değil, taraftarına karşı da yapılmış olsa, bu sözlü saldırıların haklılık payı olamaz diyorlar ama bu duruma en güzel açıklamayı Eskişehir'li Mustafa Akgören (1965'liler Derneği Başkanı), TRT'deki Tayfun Talipoğlu'nun sunduğu Nasılsınız programında yapmıştı. Play off maçının başında, İstiklal Marşı'nın hemen ardından atılan 'Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez' ve 'Kahrolsun PKK' sloganlarına ıslıkla karşılık vermeleri kabul edilebilir değildi ve "Biraz da suçu kendilerinde arasınlar" demişti 'Diyarbakırlı kardeşlerimiz' diye hitap ederek.


Bu akşamki maçta sahaya çıkmayacaklar belki ama Diyarbakırspor'un kadrosunda eski Beşiktaşlı iki futbolcu bulunuyor. Biri hemen herkesin aklına ilk anda o malum ıskasıyla birlikte gelen Fevzi, diğeri de sessiz sedasız bu takıma gelip giden Tolga. Uzun uzun yazıp da yaralarımızı deşmeye gerek yok, o ıska Fevzi'nin hayatında bir çok şeyi değiştirdi. Benim aklıma bir de İlhan Mansız'ın, Denizli'de yediği çok kötü bir gol sonrası moral olarak çöken Fevzi'ye yaptığı jest gelir. Attığı gol sonrası formasını çıkartarak içine giydiği Fevzi'nin kaleci kazağıyla koşturmuştu. (Son dakikada bir gol daha yiyip maçı kazanamamıştık gerçi). Tolga da hasbel kader 100. yıl kadrosunda kendine yer bulup şampiyonluk sevinci tadan biri olmasına rağmen tribüne çağırılması bile aklımda kalmamış. İkisi de bizden gittikten sonra diyar diyar gezdiler ve bu sene Diyarbakır'da buluştular.

Not: Taraftar resimleri diyarbakirspor.org sitesinden alınmıştır.

25 Ağustos 2009 Salı

Yazık

Bu kadar gergin bir maçın henüz sezon başı olması nedeniyle daha başka sebeplerden ortaya çıktığı açık. Diyarbakırspor yenildiği için olay çıktı demek de dangalaklık. Olaylar neden Ankaragücü maçında değil de Fenerbahçe maçında çıktı derseniz canlı yayınlanması en büyük nedendir kuşkusuz. Maçın ateşini yakan adam Diyarbakırspor'un 21 numaralı futbolcusu Barış. Onun yaktığı ateş sokaklara kadar taştı. Zaten bir kıvılcım bekliyorlar bulunmaz nimet oldu. Barış akıllı adam. 3 puan uğruna tribündekilerin vurdu kırdısına, burası Diyarbakır ulan akıllı olun mesajını vermek uğruna tüm terbiyesizliklere ilk çiviyi çaktı. Zaten böyle bir ortamda bir kere yaktınız mı bu ateşi etrafta bu ateşe koşacak odunları bulmanız da gecikmez. Maç sonrası yaşananlar futbolla ilişkilendirilemeyecek olaylar. TV'de Diyarbakırspor yenilince olay çıktı diye haberler var ki bu zaten bizim nasıl bir psikoloji de olduğumuzu da açık açık ortaya koyuyor. Ulan göz göre göre, anladığımız halde, apaçıkken salağa yatıyoruz. Diyarbakırspor'un bu sezon tutunması gerçekten zor. Bu haliyle, bu psikolojideyken kalmalarını da istemiyorum doğrusu. Bu kin Fenerbahçe'ye mi? Sanmıyorum.