İsveç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İsveç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Haziran 2012 Salı

İsveç - Fransa: 2 - 0




















Fransa yüksek ihtimal çeyrek finale kalacağı bir maça çıkarken, İsveç tribündeki sarı kalabalığa sevinç yaşatmak için sahaya çıktı. Grupta ilk maçlar sonrasında İsveç ile Ukrayna'nın gruptan çıkmak için daha çok şansları olduğunu düşünmüştüm. Biri havlu atarken, diğeri galibiyet almak zorunda. Fransa tecrübesi ile İngiltere alışılmış İngiliz futbolundan kırıntılarla, Ukrayna ise ev sahibi olmanın avantajıyla mücadele ederken İsveç için iyi futbol oynamak ne yazık ki karşılık bulamadı.

Fransa ile İsveç'i karşılaştırdığımızda kadro farkı ilk göze çarpan şey oluyor. Fakat sahada bu farkı net olarak göremedik. Fransa'da Ribery'nin İsveç'te ise Taivonen uygun durumda değerlendiremedikleri pozisyonlar savunmaların hatalarından kaynaklı bir gol izleyeceğimizin ilk sinyalleriydi. Fransa sağda Debuchy solda Ribery ile tehlike yaratırken İsveç klasik kuzey futbol arkaya uzun ve yüksek toplarla pozisyon aradı. Fransa'nın her türlü beraberlikte çıkma ihtimali olması maçın zevksiz geçmesinin en büyük sebebi. İsveç'in prestij maçı kadar asılması daha da sıkıcılaştırdı. Fransa'nın ne yapıp edip maçı kazanması İspanya ile karşılaşmamak için çok önemli. İspanya İtalya'ya kıyasla hayli zor. Fakat Fransızların bunu gözardı eder oyunu beni çok şaşırttı.

İkinci yarıda hareket getiren isim Wilhemson oldu. Köyün delisi gibi girdi ve 3 dakika içerisinde İsveç'e hareketlilik kazandırdı. Fakat İsveç bu maçta ofsayta düşme rekorunu sanırım kırdı. Her duran top organizasyonları ofsaytla sonuçlandı. Bunda da Fransa'nın gerçekten çizgi halinde ofsayt taktiğini kusursuz yapmaları oldu.

İngiltere'den gelen gol sesi Fransızların kulağına gitmiş olacak ki bu kez daha ofansif oynadıklarını görmeye başladık. İspanya ile oynayacak olmak Fransızların isteyeceği en son şey sanırım.

Wilhemson'un hareketliliği bereketi de beraberinde getirdi. Onun yarattığı dalga İbrahimoviç'in turnuvanın en güzel gollerinden birini atmasını sağladı. İsveç taraftarları ellerinde yer alan bayraklarda Thank u Kiev yazısıyla bol bol ekrana gelmişlerdi. Ukrayna için ikinci golü de aramaya başladı İsveç. Fransa ise Ribery ve Benzema'nın ayaklarından çıkacak maharetlere bel bağlamış. Olur da İspanya'nın karşısına böyle çıkarlarsa Fransa'ya utanç içinde dönebilirler. Bisiklete binen astroloji meraklısı Domenech'ten daha iyi oynatmıyor Fransa'yı Blanc.

Fransa Debuchy'nin kanadından bu kadar zor duruma düşürülmeye tepkisiz kaldı. Hiçbir önlem alınmadı Wilhemson'a. Sadece önlem almamakla kalsalar iyi. Oyunda hakimiyeti de hiç ellerine alamadılar. Fransa'nın bu isteksizliğini İspanya diğer grubun 1.'si olsa anlayacağım hatta ayıplayacağım ama gerçekten hiçbir varlık göstermeden 90 dakikayı tamamladılar. İsveç ise yine ilk golün geldiği sağ taraftan göstere göstere ikinci golü attı.

İspanya'nın Fransa karşısında çok zorlanacağını düşünmüyorum. Boşa vakit kaybı da olabilir. Eğer Blanc takımını bu şekilde sahaya sürerse -isteksiz, sistemsiz- mucizeler beklemeli.

16 Haziran 2012 Cumartesi

İsveç-İngiltere: 2-3


A Milli Takımımızın olmadığı bir turnuvaya 'Come on England' diyerek bakıyoruz. Futbolun beşiği, bence en kaliteli lige sahip olan İngiltere'nin uzun yıllardır milli takım bazında bir başarı elde edememesinin ayrı bir yazı hatta tez konusu olması gerekir. Tek tek bakıldığında çok kaliteli isimlere sahip bir kadroya sahip olsalar da bir türlü beklenen patlamayı yapamadılar. Bu turnuvanın ilk maçı da gerek oyun gerekse tribün açısından hayal kırıklığıydı. 1988'den sonra tarihinde ikinci kez bu turnuvaya katılan İrlandalılar bir gün önce ağlaya ağlaya değil haykıra haykıra veda ederken, İngilizlerin onlar kadar etkili bir tribün yapamamaları şaşırtıcı.

Bir önceki turnuva geri dönüşlerle akıllarda kalmıştı. Bu turnuvanda geri dönüşlerin olduğu ilk maçı da bu akşam izlemiş olduk. Yağmur sebebiyle daha hemen başında bir saat ara verilen Ukrayna-Fransa maçı sebebiyle İsveç-İngiltere maçı da bir saatlik gecikme ile başladı. Rakibin sarı-lacili forması karşısında klasikleşmiş düz beyazı yerine lacivert ağırlıklı, yakaları açık mavi forması ile Adana Demirspor'u andırarak çıktı İngiltere. Gruptan çıkmak için emek vermeleri gerekiyordu. 'Haydi İngiltere' söylemi 'Haydi artık İngiltere'ye doğru kaymıştı artık. İsveç ise takımın demirbaşı ve gelinbaşı saç modelli İbrahimoviç'in önderliğinde bu zor gruptaki mücadelesini sürdürüyordu.

İlk yarının ortalarına doğru ilk maçtaki gibi yine Gerard'ın ortasına vurulan kafa (Andrew Carroll) ile gelen gol İngilizlerin devreyi 1-0 önde kapatmasını sağladı. İkinci yarıya hücumda daha etkili başlayan İsveç önce Glen Johnson'ın kendi kalesine atmasıyla beraberliği yakaladı, on dakika sonra ise Larsson'un ceza sahasının içerisine kestiği topta, Mellberg kafa vuruşuyla öne geçti. Bu golden hemen sonra James Milner'ın yerine Walcott oyuna dahil oldu ve belki de İngiltere'nin kaderini değiştirdi. Walcott oyuna gireli sadece üç dakika olmuştu ki ceza sahası dışından attığı şut ile beraberlik golünü attı.Skordaki eşitlik iki takımın da işine gelmeyince maçta peş peşe karşılıklı pozisyonlar yaşanmaya başladı. İsveç bu pozisyonlarda gole daha yaklaşan takım olmasına karşın futboldaki  'atamayan atararlar' altın kuralı kendini gösterdi. Walcott'un sağdan yaptığı ortaya kaleye sırtı dönük olmasına rağmen enteresan bir vuruşla golü bulan Welbeck 78. dakikada İngiltereyi yeniden öne geçiren isim oldu. Karşılaşmanın son dakikalarında defans güvenliğini iyice elden bırakan İsveç kalesinde yaşanan tehlikeleri karşı kalede yaşatamayınca, son maçlar oynanmadan turnuvaya veda eden bir diğer takım oldu. İngiltere ise son maça beraberlik için çıkacak.

Bu grubun ilk ikisi C grubunun ilk ikisi ile çapraz eşleşeceği için gruptaki liderlik çekişmesi de ayrı önem taşıyor. C grubunun muhtemel birincisi İspanya ile eşleşmeyi turnuvadaki hiç bir takımın isteyeceğini sanmıyorum. İngiltere yüksek toplar ve kanattan gelen ortalarla golleri bulurken tam aksine İspanya'nın halı saha sıkışıklığındaki alanlarda yaptığı pas tarfiğiyle rakibini bunaltıp goller atıyor. Yine de finale kadar böyle bir eşleşmenin olmasını istemem. 'Come on England' derken, bir yandan da 'Go away Spain' diyoruz yani.

11 Haziran 2012 Pazartesi

İsveç - Ukrayna: 1 - 2




Euro 2012'nin ilk haftasının son karşılaşması bize izlemekten zevk aldığımız - en azından benim için öyle- bir futbol gösterdi. Takımlar oyunu domine etmek adına anlamsız yan toplar atmadan, "rakibime top göstermeden ceza sahalarına kadar yaklaşayım" anlayışında değiller. Belki de -yüksek ihtimal- kuzey ülkelerinin temsilcisi olduklarından -zemin kötü sürekli kar, çamur diye mi bilmem- bol bol dikine yüksek toplarla, -belki de kuzeyliler uzun boylu olur diye- defansın arkasına sarkan yüksek toplarla gol arıyorlar.
İzlediğimiz diğer karşılaşmalardan tatmin eden bir başka özelliği ise tribünlerin renkleri takımların forması diyelim. Euro 2012'nin beklenen heyecanı yaratmadığı gerçek. Belki ilerleyen haftalarda bu hava yerini heyecana bırakır. Fakat dikkat çeken bir diğer nokta turnuvada heyecanla izlenecek yetenekli oyuncu eksikliğiydi. Fransa'da Benzema, İngiltere'de Gerard, Ukrayna'da Şevki, İsveç'te İbo.

Bugün heyecanlandırmasını beklediğimiz oyuncular bunlar. Beckham, Owen ya da Zidane, Henry gibi isimleri artık göremediğimiz için bize yavan geldi bugün. Ama genel olarak İsveç-Ukrayna maçının turnuvanın keyifli maçları arasına sokarım.

Turnuvadaki hakemleri düşününce Cüneyt Çakır Avrupa'nın 1 numarası olabilir rahat rahat. Ukrayna forvetinde muşmulalar arkasında da canavar gibi orta sahayla gol arıyor. İsveç'ten daha iyi oynadıklarını da söyleyebiliriz. Yarmolenko, Milevski gibi çok yetenekli oyuncularının üzerine kursalar daha başarılı bir takım izleyebiliriz gibi geliyor. Voronin ve Şevki ile sadece kağıt üstünde iddialı olunuyor.

İlk yarıda bunları söylemiştik. İkinci yarıda işleri tersine çevirdi Şevki. Bu maçı çevirdi ve takımına 3 puanı kazandırdı. Ben hala Ukrayna'nın diğer forvetleriyle gol aramasının daha faydalı olabileceğini düşünüyorum.

Bu arada İsveç ve Ukrayna oynadıkları futbolla grubun favorisi oldular. Eğer İngiltere ve Fransa bu akşam oyunlarını devam ettirirlerse Ukrayna ve İsveç'in elele çıkmasına kimse şaşırmayacak.