Ukrayna etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ukrayna etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Haziran 2012 Salı

İngiltere-Ukrayna: 1-0

Ev sahiplerinden Polonya turnuvaya erkenden veda ederken Ukrayna son maçını kazanarak çeyrek finali görmek istiyordu. İngiltere'ye ise beraberlik kafiydi. Gruptan çıkmak ilk amaç elbette ama bir de diğer grubun birincisi İspanya ile eşleşmemek için galibiyeti kovalamak şarttı. Ada ekibi bunun bilincinde olsa da öncelikle gol yemeden maçı tamamlamanın hesaplarıyla maça başladı. Öyle ki ilk yirmi beş dakikada Ukrayna yedi sekiz kez uzaktan da olsa kaleyi yoklarken, İngiltere'nin tek bir şutu dahi yoktu. İlk iki maçı cezası nedeniyle tribünden izlemek zorunda kalan Rooney'nin ilk on birde başlaması ile skor gücü daha da artan İngilizlerin golü bulması için ikinci yarıyı beklemesi gerekti. Koskoca kırkbeş dakikada adam akıllı bir pozisyona giremediler ama rakibe de kale önünden pozisyon vermediler. Sadece ilk yarının son anlarında Yarmalenko'nun çalımlarla ceza sahasına girdiği ve Parker'ı yere kapaklandırıp secde ettirdiği pozisyonda gole çok yaklaştılar.

İngiltere ikinci yarıya golle başladı. Sağ kanattan  Gerrard'ın ön direğe açtığı ortada top kaleci Pyatov'un büyük hatasıyla  arka direğe sekince Rooney çok rahat bir kafa vuruşuyla ilk maçında golünü atmış oldu. Bu golün şoku Ukrayna'nın yaklaşık on on beş dakika kadar oyundan kopmasına sebep oldu. Aynı süre içerisinde İsveç'in golü geldi ama bu onları için bir anlam taşımıyordu. Bu maçı kazanmaları halinde diğer maçın sonucuna bakmadan çeyrek finale isimlerini yazdıracaklardı.

Son yarım saate girilirken dirilen Ukrayna maça tempo kazandırdı ve üst üste pozisyonlar bulmaya başladı. Önce Milevskiy yakın mesafeden kafa vuruşunu auta gönderdi, bir dakika sonra onun pasında Devic'in şutu kaleye giderken Terry topu çizgi içerisinden çevirmiş gibi görünmesine rağmen hakem oyunu devam ettirdi. Bu pozisyon maçın da kırılma anıydı. Kalan dakikalarda oyuna Shevchenko'yu da alarak sağlı sollu ortalar ve uzaktan çektiği şutlarla beraberliği yakalamaya çalışan Ukrayna'nın çabaları sonuç vermedi ve onlar da Polonya gibi turnuvaya grup maçları sonunda veda eden taraf oldular.

İngilizler'in Rooney'nin takıma katılmasıyla bundan sonraki maçta hücumda daha etkili olacakları kesin. İtalya ile eşleştiler. Almanların finale ulaşacaklarından şüphe duymuyorum. Diğer taraftaki eşlemeler sonrasında da bir İspanya-İngiltere ya da İtalya yarı finali bizi bekliyor bence. Gönlümde yatan final ise İngiltere-Almanya. Bu takım finale kadar gelir mi emin değilim ama turnuvalarda 1-0'lık skorlarla tabiri caizse g.tün g.tün ilerleyen bir Yunanistan örneğini görünce insanın her şeye inanası geliyor.

16 Haziran 2012 Cumartesi

Ukrayna-Fransa: 0-2


Shaktar'ın stadyumunu dolduran on binlerin hep bir ağızdan geri sayması ile gök gürledi ve zaten bir süredir yağan yağmur şiddetini daha da arttırdı. Tribünlerdekiler Bursalılar gibi merdivenden yukarıya doğru kaçışırken başlama düdüğü de gök gürültüsünün karambolüne gitti. Maç fiili olarak başladı başlamasına ama sadece dört dakika oynandıktan sonra Hollandalı hakem eşliğinde iki takım koşar adım soyunma odasının yolunu tuttu. Verilen bir saatlik ara sonrasında yeniden başlayan maç bu özelliğiyle de turnuva tarihinde bir ilk oldu. Esas kafaları kurcalayan da eğer erteleme durumu olsaydı maçın tekrar hangi ara oynanacağıydı. Sıkışık maç takviminde bir yer bulmak epey zor olacaktı.

İlk maçını kazanan Ukrayna ev sahibi olmanın da avantajıyla Fransa engelini aşıp son maça nispeten rahat çıkma hesapları içindeydi. Son iki turnuvada grubunda son sırayı alarak turnuvaya erkenden veda eden Fransa ise aynı sürprizi üçüncü kez yaşamak istemiyordu.Karşılaşma yeniden başladığında muhtemelen oyuncuların konsantrasyonları da bir nebze olsun düşmüştü. İlk yarıya yansıyan bu durum buldukları pozisyonları gole çevirmelerine engel oldu ve devre golsüz eşitlikle sonuçlandı. 

İkinci kırk beş dakikada gole ilk yaklaşan ekip Fransızlar oldu. Kaleciyi geçemeyen Menez, 53. dakikada Benzema'nın pasıyla rakibini geçip ceza alanına girdi ve düzgün bir vuruşla takımını 1-0 öne geçirdi. Bu golden beş dakika sonra ise yine Benzema Yohan Cabaye'yi topla buluşturdu ve fark ikiye çıktı. İkinci gol turnuvanın ev sahibinin oyundan iyice düşmesine neden oldu. Kalan dakikalarda Fransa üçü bulma fırsatlarını teperken Ukrayna'nın ümitleri yağmurla birlikte akıp gitti.

Euro 2008 ve WC 2010'a Fransız kalan takım bu sefer bir üst turu son maça kalmadan garantilemenin rahatlığı içinde. Oynanan futbol onları nereye kadar taşır bilinmez ama şimdilik mutlu mesut bir şekilde "Singing in the rain" şarkısını söyleyen onlar, "Beni köyümün yağmurlarında yıkasınlar" diye ağlayan Ukraynalılar.

11 Haziran 2012 Pazartesi

İsveç - Ukrayna: 1 - 2




Euro 2012'nin ilk haftasının son karşılaşması bize izlemekten zevk aldığımız - en azından benim için öyle- bir futbol gösterdi. Takımlar oyunu domine etmek adına anlamsız yan toplar atmadan, "rakibime top göstermeden ceza sahalarına kadar yaklaşayım" anlayışında değiller. Belki de -yüksek ihtimal- kuzey ülkelerinin temsilcisi olduklarından -zemin kötü sürekli kar, çamur diye mi bilmem- bol bol dikine yüksek toplarla, -belki de kuzeyliler uzun boylu olur diye- defansın arkasına sarkan yüksek toplarla gol arıyorlar.
İzlediğimiz diğer karşılaşmalardan tatmin eden bir başka özelliği ise tribünlerin renkleri takımların forması diyelim. Euro 2012'nin beklenen heyecanı yaratmadığı gerçek. Belki ilerleyen haftalarda bu hava yerini heyecana bırakır. Fakat dikkat çeken bir diğer nokta turnuvada heyecanla izlenecek yetenekli oyuncu eksikliğiydi. Fransa'da Benzema, İngiltere'de Gerard, Ukrayna'da Şevki, İsveç'te İbo.

Bugün heyecanlandırmasını beklediğimiz oyuncular bunlar. Beckham, Owen ya da Zidane, Henry gibi isimleri artık göremediğimiz için bize yavan geldi bugün. Ama genel olarak İsveç-Ukrayna maçının turnuvanın keyifli maçları arasına sokarım.

Turnuvadaki hakemleri düşününce Cüneyt Çakır Avrupa'nın 1 numarası olabilir rahat rahat. Ukrayna forvetinde muşmulalar arkasında da canavar gibi orta sahayla gol arıyor. İsveç'ten daha iyi oynadıklarını da söyleyebiliriz. Yarmolenko, Milevski gibi çok yetenekli oyuncularının üzerine kursalar daha başarılı bir takım izleyebiliriz gibi geliyor. Voronin ve Şevki ile sadece kağıt üstünde iddialı olunuyor.

İlk yarıda bunları söylemiştik. İkinci yarıda işleri tersine çevirdi Şevki. Bu maçı çevirdi ve takımına 3 puanı kazandırdı. Ben hala Ukrayna'nın diğer forvetleriyle gol aramasının daha faydalı olabileceğini düşünüyorum.

Bu arada İsveç ve Ukrayna oynadıkları futbolla grubun favorisi oldular. Eğer İngiltere ve Fransa bu akşam oyunlarını devam ettirirlerse Ukrayna ve İsveç'in elele çıkmasına kimse şaşırmayacak.