Euro 2008 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Euro 2008 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Haziran 2008 Pazar

Avrupa'nın Devi İspanya



Aç olmaları en büyük avantajlarıydı. Final maçında rakibini bu kadar ezen kaç takıma tanıklık ettik ki. İspanya halı sahaya çevirdi Ernst Hapel'i. Muhteşem bir futbolla sonuna kadar hak ettiler bu kupayı. Köpek gibi istediler bu kupayı. Bizim için de unutulmayacak bir kupa oldu. Euro 2008'de sonucu bulanla, bir yaklaşığa ulaşan Türkiye hatırlanacak.

İspanya Şampiyon Olursa


Geçtiğimiz sene Avrupa Basketbol Şampiyonu Rusya'nın Amerikalı hocasını getirdik Türkiye'ye. Şimdi Avrupa Futbol Şampiyonu hocası neden olmasın.

26 Haziran 2008 Perşembe

Viva İspanya


Fotoğraf: Getty İmages

Rusya, millilerimizden sonra bu turnuvadaki en renkli takımlardan biriydi. Biz dün gece ayakta öldük dedik. Rusya'nın veda edişini görünce daha bir anlamlı durdu diye düşünüyorum. Rusya'nın Zhryanov ve Zhrkov'lu kanatları Ramos'la Capdevilla'ya teslim oldu keza Arshavin'de Puyol'un kölesi. İspanya mükemmel oyununu bu maçta da sergiledi. Maçın yıldızı İniesta attığı ara paslarıyla ve oyunu iki yönüyle oynayışıyla. Her pası ayrı güzeldi bu gece. Euro 2008'de herkes eskisi gibi savunma futbolunun artık geçerli olmadığını her takımın açık futbolu tercih ettiğini bunu yapamayan takımların turları atlayıp finale çıkamayacağını söylüyordu. Gelinen noktada rakibine göre oynayan takımların daha başarılı olduğunu görüyoruz. İtalya savunma futboluyla, Hollanda rakibine kabul ettirmeye çalıştığı hücum futboluyla, Türkiye sonuna dek mücadele ederek, Rusya savunma yapmasak da ileri uç ve kanatlarımızla maçı çeviririz düşüncesine sadık kaldı turnuva boyunca. Finale çıkamayan takımların tek ortak noktaları rakiplerine göre önlem alamayışları. Bunun en güzel kanıtı İspanya ve Almanya'nın rakiplerine göre oynadıkları oyundur diye düşünüyorum.

Ayakta Öldük

Foto: Getty İmages

Turnuvaya onurlu bir şekilde veda ettik. Euro 2008'in en renkli takımı olarak zihinlerde kalıcaz bundan sonra. 2-1'den 2-2'ye getirdiğimiz maçı ne yazık ki ne rastlantıdır ki son dakikada kaybettik. Mustafa Denizli'ye 1988-1989 sezonunun sonunda sormuşlar: "Hocam Türkiye Ligi'nde şampiyon Fenerbahçe oldu ne diyorsunuz?" Mustafa Denizli'nin cevabı bugüne en uygun cevap aslında. Türk futbol tarihinde 1988-1989 sezonu Fenerbahçe'nin şampiyonluğu ile değil Galatasaray'ın Şampiyon Kulüpler Kupası'nda oynadığı yarı final ile hatırlanacak.

23 Haziran 2008 Pazartesi

İmkansızlığı Sevmek

Sende; ben, kutba giden bir geminin sergüzeştini,
Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı,
Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.
Fakat asla ümitsizliği değil...

Nazım Hikmet

Duvara Karşı İspanya

Görev tamamlandı. Önce Türkiye sonra Rusya şimdi de İspanya. Hesaplaşmanın son ayağı da tamamlandı. Duvara karşı oynadı İspanyollar. Muhteşem bir savunma vardı karşılarında. Buna rağmen maçın yıldızları Senna ve Casillas. Villa İtalya savunması arasında işkence çekse de saygı duyulacak bir oyun oynadı. İspanya adım adım finale gidiyor.

22 Haziran 2008 Pazar

İTALYA

İtalyan milli takımı daha önceki turnuvalarda bildiğimiz futbolunu sergileyemedi. Ancak son maçta portakallar Romenleri yenince çeyrek finale kalabildiler. Fransızların beklenen performansı gök mavililere çeyrak finalin kapısını açtı. İtalyan futbolunu seven futbolsever bulmak zordur. Çünkü pozisyon zenginliğine, hızlı futbola, ayağa pasa, ve çok gole ihtiyaç duyan futbolseverler, Hollanda, Brezilya gibi ulusal takımların maçlarını daha tatmin edici bulurlar ve İtalyanlar ın turnuva maçlarını tatmin edici bulmazlar. Ancak turnuvalarda her zaman yarı veya final maçlarında kendilerini görürüz. Şimdi bu turnuvada eminim ki bir çok futbolsever İtalyanların oyununu Holllanda maçı dahil olmak üzere beğendiler. Çünkü pozisyon zenginliği ve hızlı futbol sahadaydı. Ancak bilinen ve sıkıcı İtalyan oyunu sahada yoktu ve maçı Portakallar kazanıyordu. 2006 turnuvasında izlediğimiz Lippi nin İtalya sı 2008 de sanki tv başındaydı. Sahada kanatları tek adamla oynamaya çalışan, defans güvenliğini ikinci plana atmış gibi gözüken İtalyanlar ın tv izleyicisi artmış ancak dengeli futbollarını 2006 da bırakmışlardı. Bu İtalya için İspanya yı eler diyebiliriz nede olsa turnuva tecrübesi baki kalıyor. Ancak benim gibi savunma futbolunu seven bir İtalyan fanatiği için bunu kabullenmek çok zor ve İspanya yı elemelerine de pek ihtimal vermiyorum.Savunma futbolu mu!! Bu sadece savunma yapmak değildir dengeli oynamaktır. Hollanda hucüm futbolu oynuyor,eleme maçlarında herkesin favorisi ancak şimdi turnuvada yoklar,dengeli oyun sorunu yaşıyorlar.

EURO 2008'in Bestesi

Şu anda fonda çalan parça turnuvanın tartışmasız sembollerinden biri oldu. İsveç, Avusturya ve Hollanda maçlarında daha çok dikkatimi çeken bir tribün bestesiydi bu. Siteyi ilk kez kc'ye gösterince madem Euro 2008 moda fonda yer alan müzik bu olsun dedi. Seven nation army şarkının adı. Eski bir şarkıymış aslında ama neden bu kadar sık söyleniyor anlayamadım. Enrqıue Iglesias'ın turnuva şarkısını çoktan geçti diyebiliriz.

Biz Olamazsak Onlar Olsun

Turnuva başlamadan önce KC ısrarla İspanya şampiyon olacak, çok istiyorlar, kadroları çok kuvvetli, turnuvanın neredeyse en iyi orta sahası onlarda diyerek benimde inanmamı sağladı. Zaten İspanya'ya karşı Türk insanının hep sevgisi vardır. Barcelona ya da Real Madrid yüzünden, Avrupa'dan Futbol adlı programda çocukken kafaya işleyen taraftarlarının -özellikle Madrid- gol sevinçlerinden öne koşmalarından, gol kaçtığında çıkardıkları enteresan gürültüden seviyorduk İspanyol Ligi'ni. Bu akşam işleri hiç kolay değil. Rakip İtalya ama peşin peşin taraf tutuyorum. İspanya'nın kazanmasını daha çok istiyorum ve bunca hesap görülmüşken 94 Dünya Kupası'nın hesabı da aradan çıksın istiyorum. Bu akşam Gattuso-Pirlo kart cezalısı. İniesta-Xavi orta sahada sarı kırmızı bayrağı açarlar rahat rahat. Turnuva başlamadan önce İspanya'nın şampiyon olmasını çok istiyordum. Türkiye illa ki bir yerde havlu atar diye düşündüğümdendi bu. Biz olamazsak onlar olsun diyorum şimdi.

21 Haziran 2008 Cumartesi

Rusya-Hollanda ve Düşündürdükleri


Foto: Getty İmages
Kolodin'in uzun menzilli şutlarıyla başlayan maçta Rusya öne geçmeyi başaran takımdı. Maçın genelinde de üstünlerdi zaten. Ama hep Türkiye maçı çevirecek diye bir kural yok. Bu kez Hollanda geriden gelmeyi başardı. Sniper Kolodin maçın kader oyuncularından biri. Attığı şutlar dışında gördüğü kırmızı kartla ve kırmızı kart görmesine rağmen oyunda kalmasıyla. Lubos Michel bir hakemin başına gelecek kötü kaderi yaşadı. Uzatmalarda ise Rusya'nın penaltısını es geçti. Nasıl Slovak anlamadık. Rosetti anne tarafından Hırvat diye bizi yedi. Çekoslavakya'nın Rusya'ya hiç mi borcu yok. Ayıp etti:) Ama Arshavin kesti cezayı hem zamanında Almanların Avrupa'yı yakıp yıkarken sessiz teslim olan Hollanda'ya hem de Slovak Lubos'a. Neden böyle zorlama ilişkiler kuruyorum aşağıda özetlemeye çalışacağım. Hem bu konularda ahkam kesmek bizim harcımız değil futpolitik'in işi. Bu arada Güney Kore'nin başında Guus Hiddink ile 3'üncülük maçı oynamıştık. Bu kez tarih tekerrür etmesin mümkünse. Yeteri kadar hesap kitap görülmüşken yapmasın bunu bize.
Pavlyuchenko bu turnuvada piyasa yapan futbolcuların başında geliyor. Onu Rısya Ligi dışında seyretme imkanımız çok fazla. Keza Arshavin'de öyle ama Rusların para akıttığını da biliyoruz. Türkiye'den sonra turnuvaya en çok heyecan getiren takım Ruslar. Hollanda ise gruplardaki oyunundan çok uzaktı.
Guus Hiddink gole sevindi Hollanda'lı olmasına rağmen. Acaba bize karşı bir Türk hoca sevinse ne olur çok merak ediyorum. Vatan haini ilan eder miyiz? Futbol bizde vatan millet sakarya olayıyla içiçe olunca o kadarını kaldırmaz gibi geliyor. Şimdi doğru olan formanın bayrak olmadığıysa Rosetti'nin Hırvat futbolcuyu bir Hırvat taraftar gibi teselli etmesi ne kadar fındık beyinli olduğunu mu gösterir. Hakan Yakın attığı gol sonrası sevinmiyorsa, Podolski Polonya'ya karşı attığı golden sonra sevinmiyorsa bu futbolcular futbolu çok ciddiye alıyor canım mı demek gerekiyor.

YÜRÜ YA KULUM



Türkiye'nin yıldızı bu maçta tartışmasız Mehmet Topal'dır. Defansımıza gelince iyi niyetli ama kapasitesi bu kadar. Rüştü yediğimiz gol dışında gayet iyiydi. Maç içerisinde yapılan değişikliklere gelince Mehmet Topal değişikliğini anlayamadım. Ancak sakat olduğu konusunda da iddialar var. Geri düştüğümüzde atacağımıza olan inanç had safhadaydı. Yürüyoruz arkamızda ilahi bir güçle.

20 Haziran 2008 Cuma

Neden Geldim Turnuvaya

Burhan Çaçan'ın yıllarca benim dediği şarkıymış "Neden Geldim İstanbul'a". Şarkının asıl sahibiyse Achilles Polonos'muş. Ekşi Sözlük'ün yalancısıyım. Euro 2008'e çağırılıp hiç forma şansı bulamayan futbolcular için söylenebilir. Bunlardan bazıları...

Uğur Boral-Türkiye

Ayhan Akman-Türkiye

Renat Yanbayev-Rusya

Alexei Berezutsky-Rusya

Philip Degen-İsviçre

Johan Djourou-İsviçre

Christoph Spycher-İsviçre

Benjamin Huggel-İsviçre

Ionnais Goumas-Yunanistan

Dimitris Salpingidis-Yunanistan

19 Haziran 2008 Perşembe

Alternatif 11

Euro 2008'de çok göz önünde olmasalarda oynadıkları futbolla alternatif 11'e hak kazananlar...


GK Artur Boruc-Polonya-Celtic


DL Razvan Rat-Romanya-Shakhtar Donetsk


DR Vedran Corluka-Hırvatistan- Manchester City


DC Servet Çetin- Türkiye- Galatasaray


DC Fabio Grosso-İtalya-Lyon


ML Yuri Zhrkov-Rusya-CSKA Moskova


MR Martin Harnik-Avusturya-Werder Bremen


MC Rene Aufhauser-Avusturya- Salzburg


MC Marek Matejovski- Çek Cumhuriyeti-Reading


FC Ivica Olic-Hırvatistan-Hamburg


FC Bafetimbi Gomis-Fransa-St. Etienne's

Almanya Yol Verdi

Maçın başında hiç beklemediğim bir şekilde Portekiz rakibini kendi yarı sahasında kabul edince Almanya'nın baskısı ile başladı maç. 15 dakika süren baskı yerini Portekiz'in çok adamlı ataklarına bırakınca Almanya'nın golleri bulması gecikmedi. İki golü çok kolay bulan Almanya'da maçın yıldızı Bastian. Golerden sonra aman aman top oynamayan Almanya'yı Portekiz'in zorladığını da söyleyemeyiz. Deco ve Bosingwa dışında etkili olan oyuncuları neredeyse yoktu. Cristiano Ronaldo ise bugün için etkisizdi. Almanya her oyuncusu ile çok kuvvetli bir fizik gücüne sahip. Oyunda kontrol hep onlardaydı.

Almanya Yakın

Euro 2008'de çeyrek final mücadeleleri bu akşam başlıyor. Herkesin 3 aşağı 5 yukarı bir tahmini vardır eşleşmeler sonrasında. Almanya'nın Portekiz karşısında turnuvada gösterdikleri en iyi performansı göstereceklerini tahmin ediyorum. Almanya grubundaki rakiplerine karşı hep üstündü kağıt üzerinde. Bu kez karşısında tam da istedikleri cinsten bir takım var. Portekiz'in oynayacağı oyun Almanların işine gelecektir. Turnuva da Almanya'nın bundan sonraki işi daha kolay gibi geliyor. Kapanan rakip olmayacak karşılarında. Hatta Almanya kapanacak ama DNA'larına turnuva mantığı işleyen Almanların Portekiz'i tek farkla geçeceğini düşünüyorum. Yani klasik atar yatar.

18 Haziran 2008 Çarşamba

Hesap Defteri Açıldı

Çeyrek finale Rusya'nın çıkacağını tahmin etmiştim ama İsveç'in bu kadar kötü oynayacağını düşünmemiştim. Rusya bu turnuvada en iyi ayağa pas yapan birbirlerinin dilinden anlayıp yardımlaşan takımlardan biri. Sol kanatta Zhrkov sağ kanatta Zhryanov sürekli bindirmelerle İsveç'in başını döndürdü. Birde bu takıma Arshavin eklenince gerçekten seyri güzel bir futbol ortaya kondu. Rusya'da Pogrebnyak sakat olmasaydı Rusya için ileride de iddialı konuşabilirdik. Rakipleri Hollanda oldu Allah kolaylık versin onlara. 1988 SSCB-Hollanda maçının geyiği hemen başlar artık. Türkiye-Hırvatistan Euro 96, İspanya-İtalya 94 Dünya Kupası. Haydi bakalım...

17 Haziran 2008 Salı

5 Golle İkinciyiz



Grupların üçü tamamlandı. 12 takım arasında 3 maçta en çok golü atan 2. takım Portekiz ile Türkiye oldu attıkları 5 golle. Birinci ise ölüm grubuna gol yağdıran portakallar oldu 9 golle. İtalya Fransa maçını seyrederken Kerem Öncel ile Ömer Üründül'ün sürekli geri dönüş demeleri dikkatimi çekti. Önceden maçı çevirmek, geriden gelmek denirdi. Ne oldu da geri dönüş oldu bunların ismi. Yabancı gazetelerin attığı başlıklar nedeniyle oldu heralde. Hani yenildikleri zaman attıkları aşağılandık, küçük düşürüldük gibi başlıklar çıkar zaferden 2 gün sonra bizim gazetelerde ya o hesap heralde.