Forma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Forma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Aralık 2014 Perşembe

38 Yıldır Fenerbahçe Formasına Eşlik Edenler


Daha önce Beşiktaş'ın şanlı formasında hangi markalar yer almıştı diye bir çalışma yapmıştım. Çoğu insana eziyet gelecek bir araştırma şeklinde Cumhuriyet Gazetesi'nin arşivinden faydalanıp oradaki Edibe Hanım'dan olmadık taleplerde bulunup sayfa sayfa, sütun sütun araştırıp hazırlamıştım.

Ona rağmen bir çok eksik de çıkmıştı. Bir çok yorum gelmişti. Tipitip ile Okey'i bulamamıştım mesela. Beşiktaş formalarında hiç rastlamamıştım o zaman.

Dedim ya kimine eziyet olur. Ben inanılmaz zevk alıyorum bu işi yaparken. Sanırım arşivcilik falan okumalıydım. Geçmişe, nostaljiye, siyah beyaza olan tutku bitmek bilmiyor.

Nerede o eski günler diyenin ağzını yerim ağzını.

Cumhuriyet Gazetesi'nin arşivine girdiğimde büyülenmiştim. Hemen doğduğum günün gazetelerine bakmıştım. İnanılmazdı. Gazeteden çıktığımda aklım başıma gelmişti. İş işten geçmişti gerçi. Bir gün sonrasına bakmam gerekiyordu:) Gazete bu...

Sözü fazla uzatmadan konu nostalji olunca. Hele benim yaşımdakiler için 80'lerin sonu 90'ların başı olunca Fenerbahçelilik, Beşiktaşlılık, Galatasaraylılık falan kalmıyor. Dedim ya büyülüyor insanı.

Bu kez Fenerbahçe'nin formalarını araştırdım. Hayli ilginç markalar var.Ama en ilgi çekicisini hemen paylaşayım. O da aşağıdaki resim. Onu da siz bulun.



1977 yılında Şenes Erzik Avrupa'da takımların göğüs reklamı aldığını fark edince Resmi Gazete yoluyla bu işi açmış. Takımlar da değerlendirmek de zorluk çekmemişler. Önceden forma önündeki reklam 200 cm2 olmak zorunda da değilmiş. Kafasına göre konumlandırmışlar markalarını.

1977-1978 yılında Pereja Kolonyaları yukarıdan aşağıya hece hece yazdırmış sarı lacinin üstüne. Hatırlayanlar Beşiktaş'ın formalarında da ilk kez Pereja'nın olduğunu anımsayacaklar.

Her birinin görseline bir şekilde ulaştım. Burada hepsini paylaşamayacağım. Fakat Nazik Holding ve Tamek'i çok beğendim.

1977-1978 Pereja (Kolonya)
1978-1979 Şekerbank
1979-1980 -----------
1980-1981 Banker Kastelli
1981-1982 Hisar Bank
1982-1983 Hisar Bank
1983-1984 İstanbul Bankası
1984-1985 Türk Bank
1985-1986 Türk Bank
1986-1987 Türk Bank
1987-1988 Murat İnşaat ve Tamek
1988-1989 Emlak Bankası, Aden, Mobil 1
1989-1990 Emlak Bankası, Nazik Holding
1990-1991 Emlak Bankası
1991-1992 Emlak Bankası
1992-1993 Emlak Bankası
1993-1994 Emlak Bankası
1994-1995 Emlak Bankası
1995-1996 Emlak Bankası
1996-1997 Vakıfbank
1997-1998 Emlak Bankası
1998-1999 Rifle, Adidas Saatleri
1999-2000 Proton 5x5
2000-2001 Telsim
2001-2002 Aria
2002-2003 Aria
2003-2004 Aria
2004-2005 Avea
2005-2006 Avea
2006-2007 Avea
2007-2008 Avea
2008-2009 Avea
2009-2010 Avea
2010-2011 Avea
2011-2012 Avea
2012-2013 Türk Telekom
2013-2014 Türk Telekom

9 Ocak 2011 Pazar

Yıldızlar


Ben de birçok armasını, renklerini seven taraftar gibi günlük yaşantıda Beşiktaş ürünlerini giymeyi seviyorum. Diğer taraftan Kartal Yuvası'nın ürün portföyünü (geliştiğini kabul etmekle beraber) sürekli eleştiriyorum. Geçmiş sezonların ürünleri de olsa gezip dolaşırken bulduğum ürünleri elimden geldiği kadarıyla toplamaya çalışıyorum.
Bugün yine karşıma 2008/2009 senesinin yatay çizgili forması ve ürünleri çıktı. Bu seriyi ne zaman görsem sinirim bozuluyor. Şu yıldızların yerine bakar mısınız?! Yani şart mı arkadaş yıldız koyman. Allah'ın emri değil ya, koyma, koyma amk! Yani illa koyacaksan neden yanlara serpiştirdin? En üste koy bari ikisini yanyana. Armanın bütünlüğünü bozuyorsun, saçma sapan bir görüntü. Hem senin taraftarın yıldız derdinde değil ki. Üçüncüyü isteriz, beşinciyi isteriz diyen de yok. O zaman bu b.ku niye yediniz arkadaş. Bir senenin mamullerini p.ç ettiniz. Hayır demek ki iki sezon öncesine kadar bizim kulübümüzde hala estetikten anlamayan, perspektifi olmayan, tedarikçiye laf anlatamayan veya ilgilenmeyen adamlar varmış. Bu yıldızlara laf etmeyen kadro hala çalışmıyordur inşallah.
Son olarak ürünler demişken, bu kış gidip bir bere alayım takımıma destek olayım hem de kafam üşümesin diyen, sonra Kartal Yuvası'na giden oldu mu? İki çeşit bere vardı. İKİ...!!! Yazıklar olsun!

30 Aralık 2010 Perşembe

Sex 10 The Beach


Bizim tribünden çıkan en absürt tezahüratlardan biri bu; "Sex.. sex.. sex on the beach". Yerli yersiz söylendiği zaman maksadı anlaşılamasa da sex on the beach'in votka, şeftali, portakal suyu vesaire ile yapılan karışımla keyif veren bir içecek olduğunu düşünürsek, maçtan keyif alınan anlarda söylenmesi kabul görülebilir belki.
.
Ligin ikinci yarısına Fernandes,Simao ve Almeida transferleriyle girecek olan Beşiktaş için de ortak görüş sahada keyif veren bir futbol izleneceği yönünde. Yeni çıkan gri ile birlikte yıldız oyuncuların isimlerinin yazılı olduğu formalar Kartal Yuvaları'nda yerlerini almış şimdiden. Seçmekte zorlanan bir renktaşımız da bu karışımdan esinlenmiş olacak ki formanın sırtına bu şekilde yazdırmış.

27 Eylül 2010 Pazartesi

Guti Büfede, Quaresma Namazda

Üsküdar'dan Beşiktaş'a geçerken daha iskelede göze çarpmaya başlıyor siyah beyaz formalar. Çoğunluk Guti ve Quaresma'nın ismini yazdırmayı tercih etmiş. Haliyle maç günü Beşiktaş'a gelindiğinde etrafta bir sürü Guti ve Quaresma dolanıyor. Kimi büfede sosisli götürüyor, kimi köşede birasını yudumluyor. Kazan'ın yanındaki Sinan Paşa Camii'sinin avlusundan transit geçerken içeride namaza duran Quaresma takılıyor gözüme. Bir an durup onu da fotoğraflamak istedim ama olmadı. Onu da hayalinizde canlandırın artık.

Bu iki yeni transferimizin açık ara önde olduğu isim yazdırma sıralamasında diğerlerininki birbirine yakın oranda geriden geliyordur. Mesela 15 Tabata veya 9 Hilbert yazdıranı görmedim hiç. Ya da çok sevilmesine rağmen İbrahim Üzülmez'e de rast gelmedim. Son dakika transferi Mehmet Aurelio'yu da yazdıran pek çıkmaz herhalde. Ben de sene başında ilk kez formama isim yazdırma niyetindeydim. Onlarınkini değil ama. Kendi ismimi ve doğum tarihimin son iki hanesini yazdıracaktım. Ne bileyim memleket plakasından dana manalı geliyor. On numara adam da değilim ki 10 yazdırayım, uğurlu sayım 2 numaralı forma da sahipsiz. Quaresma'nın imza töreninde koltuk değnekleriyle sahada bekleyen Rıdvan Şimşek elleriyle 7 numaralı formayı teslime ederken, kendisine verilen formanın arkasını çevirip 77 numarasına bakışını da unutamıyorum. Bir de isimden bağımsız mesaj içerikli yazılar var, mesela forma numarası 1, üstünde de 'Aklın Yolu' ya da numarayı 35 seçip üzerine 'Buçuk' yazdıran Karşıyakalı arkadaşım gibi.
.
Öyle böyle derken kararsız kaldım ve bu sene de kaç maçtır yazısız formamla gidip geliyorum maçlara. Siyah formanın güzelliğini bozmayıp yazdırmayacağım bir şey, eğer ki niyeti bozarsam beyaz bir forma alıp 10 numarayı bastırırım. 10 numara adam olmasam da üzerine 'Rakamla' altına da blogspot.com yazdırırım olur biter... :)
.

30 Haziran 2010 Çarşamba

Trabzonspor 2010-2011 Forma Kreasyonu

Çok fazla Trabzonspor taraftarının takip etmediğini düşünüğüm blogda diğer takımlara gönül veren arkadaşlardan yeni sezon formalarımıza dair yorum bekliyorum. En çok hangisini beğendiniz, gri forma nasıl olmuş sizce?


19 Haziran 2010 Cumartesi

Bu Formayı Giymek Yasak!!!

Beşiktaş arması olan korsan ürünlerle İnönü Stadyumu'na girmek yasaklanmış. Yani lisanslı ürün almak zorundasınız. Mesela üzerinizde eski bir Beşiktaş forması ile maça gitseniz girememe ihtimaliniz var. "Ulan adamlar lisanslı olması kaydıyla alıyorlar, yani eski umbro ya da puma formanla gelsen sorun olmaz, buna da mı muhalefet ediyorsunuz?" çıkışmalarına siper alarak yazmak istiyorum bu yazıyı.

Tamam sen de bir plan çizmişsin taraftar lisanslı forma alsın, şapka, atkı, Q7 seti... Sponsorların çıkıp biz de tribünlerde puma, umbro, reebok forma görmek istemiyoruz gibi bir talepte bulunursa ne yapacaksın?

Dur bakalım seninle olan sözleşmem saha içinde geçerli diyeceksin muhtemelen. Tribüne gelen taraftar kombine alırken imzalattığın sözleşme de lisanslı ürünle stada gelmezsen seni kapıdan içeri almam maddesi eklettin mi peki? Yani sponsorun önüne koyduğun sözleşmeyi taraftar getirip senin önüne koysa ne yapacaksın?

Onu da geçtim benim dedem Beşiktaşlıydı bana hatıra forma bıraktı. Ya da Sanlı Sarıoğlu'nun forması var sırtımda. Yukarıdaki formanın hikayesi burada. Bu sebeple değerli kardeşimiz Turgay Kaygun'u da selamlıyorum.
Ne demiştik: "Kutsal dedikleri olsa olsa göğsü reklamsız, amblemi el emeği göz nuru Beşiktaş'ın bembeyazına işlenmiş, yerli malı bu formalardır."

9 Mayıs 2010 Pazar

2010 Dünya Kupası Teknik Sponsorları

Dünya Kupası yaklaştı. 2 sene önce yaptığım bir çalışmanın benzerini buraya taşıyıp gelenek haline getireyim istedim. Kimi inanır kimi inanmaz ama bu kalibrede şampiyonalar bir bakıma markalarında yarışına şahitlik eder.
Geçmişten günümüze dek tüm uluslararası şampiyonalarda hangi markalar ipi göğüslemiş diye araştırırken Dünya Kupası’nda 1982 yılına kadar geri gidebilmiştim.
1982'den önce formalarda markalara rastlamak oldukça zordu. 1982 yılında İspanya’da oynanan finalde Almanya adidas ile finalde markasız İtalyanlara yenilmiş ve kupanın Adidas ile bütünleşmesine izin vermemişti.
1986 yılından itibaren kupaya ulaşan her takımın teknik sponsorlarını aşağıda bulabilmek mümkün.

1986-Arjantin- Le Coq Sportif
1990-Batı Almanya-adidas
1994-Brezilya-Umbro
1998-Fransa-adidas
2002-Brezilya-Nike
2006-İtalya-Puma

Bu sene 2010 Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanan takımlardan 12 tanesi adidas’ı, 9 tanesi Nike’ı, 7 tanesi Puma’yı, Erke, Brooks, Umbro ve Joma’yı ise 1’er takım temsil edecek.

2010 Dünya Kupası’nda hangi takım hangi teknik sponsorluklara imza atmış diye bakınırken ilk gözüme çarpan Danimarka oldu. Yılların Hummel’ine sırt çevirmişler. 1992 yılının hatrına hiç değilse Hummel ile çavuş gibi sahada görseydik onları. Bir diğer göze çarpan ise Puma. Yine Afrika Kıtası’na saldırmış ama Nijerya'yı listeye katamamışlar.
Kuzey Kore komünist rejimden midir bilinmez yüksek ihtimal kendi ürünleri olan Erke markasını tercih etmiş. Şili de pek farklı değil zira daha önce adını duymağım Brooks markası ile sahada olacaklar. Genellikle İspanya ve Almanya liglerinde karşımıza çıkan Joma ise Honduras ile şampiyona da görünürlük sağlamayı başarmış. Umbro’dan bahsetmeye gerek yok. Tek barutu birçok kişinin turnuva favorisi İngiltere’ye ayırmış.

Ha unutmadan bir kaç güne kalmaz Ceyhun Kuburlu alır bunu Hürriyet’te yayınlar altına da imzasını atar. Yapmadığı şey değil!

adidas: Güney Afrika, Arjantin, Danimarka, Fransa, Almanya, Yunanistan, Japonya, İspanya, Slovakya, Paraguay, Nijerya, Meksika
Nike: Kore Cumhuriyeti, Hollanda, Yeni Zelanda, Portekiz, Sırbistan, Slovenya, ABD, Brezilya, Avustralya
Puma: Kamerun, Fil Dişi Sahilleri, Gana, İtalya, Cezayir, İsviçre, Uruguay
Brooks: Şili
Umbro: İngiltere
Erke: Kuzey Kore
Joma: Honduras

2 Nisan 2010 Cuma

Burnley Kazağı

Burnley 2010-2011 yılın formalarını tanıtmaya başlamış. İngilizler nostalji yapmayı seviyorlar. Eskiye rağbet var dünyanın her yerinde. 80'ler, 90'lara dönüş başladı. Fenerbahçe'nin kuruluş forması, Galatasaray'ın parçalısı, Beşiktaş'ın Hakkı Yeten forması revaçta zaten. Burnley forması geçmişe tam anlamıyla dönmüş görünüyor. Bildiğin kazak aslında bu. Gerçektan sahaya bu formalarla çıkarlarsa kurdeşen dökerler. Sadece taraftara yönelikse güzel düşünülmüş.

27 Aralık 2009 Pazar

Çiçek Abbas ve Okey


Serencebey Gazetesi'nde çalışırken Beşiktaş'ın 1976'dan bu yana şanlı formasının üzerinde yer alan markalarla ilgili bir araştırma yapmıştım. Vala Somalı'nın kitabından, kulübün çıkartmış olduğu kitaplara, Ergun Hiçyılmaz'ın sakladığı fotoğraflardan, Cumhuriyet Gazetesi'nin arşivine kadar epey uğraşmıştım. Bulduğum markaların hangi yıl giyildiğini, o dönem hangi futbolcuların forma giydiğini de eklemiştim ama yaşça bizden büyüklerin itirazı vardı. Liste eksikti. Hani tipitip, hani Okey? Varsa fotoğrafı, belgesi listeye ekleyelim dedik ama kimse de fotoğraf ya da herhangi bir belge sunmamıştı. Bugün Çiçek Abbas'ı seyrederken şok oldum. Şakir ile Abbas'ın meşhur kahve atışmasından önce arka planda bir Beşiktaş posteri var. Posterin sağ alt köşesinde Okey yazıyor. Futbolcuların göğsünde de çok yüksek ihtimal Okey yazmakta ama okudum dersem yalan olur. Televizyonda daha net tabii. Yukarıdaki posterde Okey yazısını okumak imkansız. Ne zaman ne yapacağı, nerede karşımıza çıkacağı belli değil Beşiktaşımızın. Darısı tipitip ile Ufo'nun başına.

5 Ekim 2009 Pazartesi

Kutsal Forma Dedikleri

Turgay Kaygun göndermiş. Beşiktaş formasına olan hastalığımıza bu kötü günlerde ilaç gibi geldi. Hangi sezon giyildi bu forma çok merak ediyorum. Bu vesileyle blogda daha önce Beşiktaş forması üzerine yapılmış bir haberi de hatırlatayım. Beşiktaş daha önce Çamlıca marka formalar giymiş bu da o formaların atası olsa gerek. Beşiktaş'a da yakışsa yakışsa şampiyon yakışırdı zaten. Turgay Kaygun'a fotoğraf için çok teşekkür ederiz. Kutsal dedikleri olsa olsa göğsü reklamsız, amblemi el emeği göz nuru Beşiktaş'ın bembeyazına işlenmiş, yerli malı bu formalardır.

9 Ağustos 2009 Pazar

Sırta Türk Kızılayı ve Yıldırım Demirören

Fenerbahçe'nin sırtı Ülker, Galatasaray'ın sırtı Ülker... Önlerinde Avea ve Türk Telekom. Reklam alıyorlar, çatır çatır. Gelsin paralar... Başarılı işler pazarlama açısından. Bizim pencereden bakınca futbolun istilası bu. Forma kutsal ne de olsa. Ülkelerin bayrakları neyse taraftarın forması da o işte.
Serencebey'den sevdiğimiz kardeşimiz Ergin Aslan'ın Okay Karacan ile yaptığı röportajı dinlerken Karacan'ın Barcelona'yı örnek verişi aklıma geldi. Zannediyorum 1 sene oldu bu röportaj yapılalı. Şöyle demişti özetle: "Yahu kardeşim büyük olmak başka bir olay. Mesela önüne Unıcef alırsın Barcelona gibi. Beşiktaş'a bu yakışır". O zaman çok hoşuma gitmişti bu fikir. Aşağı yukarı bir sene sonra Yıldırım Demirören çıkıyor ve sırtımıza Türk Kızılayı reklamı aldığımızı söylüyor. Müthiş sevindim.

Ama biliyorum bu reklamın bizim hayat görüşümüzle bağdaşmayan bir şekilde alındığını. Bizim bakış açımız koşa koşa olur, Demirören'in ki mahkum-gardiyan ilişkisi. Demirören'i yerden yere vurdum bu blogda. Demediğimizi bırakmadık. Ama üzülüyorum artık. Onun istediği Beşiktaş olamıyor ve kendisi de bizim gibi olmak zorunda artık. Alıştırmalıyız, dahil etmeliyiz, aramıza almalıyız; "Hoşgeldin" demeliyiz. Bilmez misin Beşiktaş itilmişlerin takımı insanların gözünde" demeliyiz. Yıldırım Demirören istese de Beşiktaş onun istediği Beşiktaş olamaz ne yazık ki. Fenerbahçe ya da Galatasaray gibi değiliz biz. Durduğu yer belli Beşiktaş'ın. İktidar olmak için ideolojisinden vazgeçmeyi göze alan partiler gibi olamayız biz mesela. Beşiktaş'ın DNA'sı bile uygun değil buna. Başkanlığı boyunca Beşiktaş'ı başka bir çizgiye taşımaya çalışan Demirören'e tokat oldu Türk Kızılay'ı. Onu bizden yaptı.

Beceremedik sırta reklam almayı demek yerine "Türk Kızılayı'na veriyoruz kardeşim. 2-3 milyon dolar için Türk Kızılayı'ndan vaz mı geçelim" dedi. Yıldırım Demirören'e ilk kez üzüldüm işte. Sonunda bizleri çok sevindiren bir hamle yapsa da sırta reklam almayı beceremediği için, eli boş kalan çocuğun ben de bunu yapıyorum diye kendince dik duruş almasına üzüldüm. O böyle olmak istemiyor aslında. Onun kafasındaki Beşiktaş bu değil. Bir yanım seviniyor Türk Kızılayı'na bir yanım üzülüyor sırtına reklam alamayan Beşiktaş'a. Herkes sırtını dönüyor Beşiktaş'a bilmem farkında mısınız?

17 Temmuz 2009 Cuma

Yönetim İstifa, Bu Nasıl Forma:)

Ben hiçbir siyah beyaz renklere sahip takımın bu kadar kötü formalarla sahaya çıktığını hatırlamıyorum. Siyah beyaz renklerden bu kadar kötü iş çıkaran Adidas'ı da ayrıca tebrik ederim. Beyaz forma tek kelimeyle skandal. "Lig Spor" ile anlaşsak bundan kötü forma üretmezdi. Baklava forma da çakma Liverpool, Marsilya olmuş. Çubuklusu bile Altay'ı anımsatıyor. Bu sene de 100. yıl formasıylayız. Hakan Aksoy bu işlerden anlamıyormuş bunu da öğrenmiş olduk. Beyaz formaya olur veren istifa etsin:) Forma alalım destek olalımmış, zartmış zurtmuş. Yusuf'a baksana formanın üstüne süeter giymiş gibi.

16 Temmuz 2009 Perşembe

Adidas İle Buluşuyoruz

Gel Adidas gel Adidas bitsin bu çile...
17 Temmuz 21:30
Nevzat Demir Tesisleri

15 Temmuz 2009 Çarşamba

Geçen Sezon Kim Ne Giydi?

Dünyanın en çok seyredilen futbol liglerinde zirve yarışı veren kulüpleri elinde bulunduran Nike ve Adidas’ı İngiltere ve Rusya’daki performansı ile Umbro izliyor. Nike Adidas’a karşı 26-24 üstünlük kurmuş durumda. 3. marka ise 13 takımla Umbro oluyor.

Markaların Fransa Ligue 1’deki rekabeti ise oldukça çetin. Fransa’nın Avrupa’daki en başarılı 4 takımını paylaşan Umbro (O.Lyon), Adidas (Marsilya), Puma (Monaco) ve Nike (PSG) dışında 20 takımlı Fransa Ligue 1’de 7 marka daha bulunuyor. Bu markalar arasında en çok dikkati çekenlerse Afrika Kupası’nda birçok takımın üzerinde gördüğümüz bir Fransız markası Airness (Auxerre, Lille) ve Nancy’i ile birlikte çalışan bir diğer Fransız markası Baliston oluyor. Ligde en çok takımı bulunan markalarsa 3’er takımlı Nike, Puma ve Lotto oluyor. Fransa Ligue 1’de birçok ligde rastlamadığımız Danimarka’nın Hummel markası da Strasbourg ile karşımıza çıkan bir diğer marka oluyor. Fransızların spor dünyasında bir dönemlerin önemli markası olarak gösterilen Le Coq Sportif ise Avrupa’da gösterdiği başarıyı kendi ligine taşıyamıyor ve Fransa Ligue 1’de hiçbir takımla anlaşma sağlayamıyor.
Puma 3
Lotto 3
Nike 3
Adidas 2
Kappa 2
Airness 2
Umbro 1
Baliston 1
Errea 1
Diadora 1
Hummel 1


Bundesliga’da 2007-2008 sezonunda yer alan 18 takım arasında Adidas giyen takım sayısı sadece 5. Schalke, Bayern Münih, Bayer Leverkusen, Nürnberg, Hamburg Adidas formalarla sahaya çıkarken, Nike Wolfsburg, Hertha Berlin, Borussia Dortmund ile 3 takımı kapmayı başarmış. 2’şer takımlı diğer markalarsa Jako ve Saller olarak gözüküyor. Geriye kalan 6 kulübü ise 6 marka paylaşmış durumda. Bu markalar Puma (Stutgart), Kappa (Werder Bremen), Diadora (Hannover 96), Umbro (Bochum), Masita (Hansa Rostock) ve Uhlsport (Duisburg). Adidas Almanya’da zorlanan markalardan biri olurken 7 takımın Alman markaları olan Jako, Saller, Puma, Uhlsport, Masita giymeleri de dikkati çekiyor.
Adidas 5
Nike 3
Saller 2
Jako 2
Puma 1
Kappa 1
Diadora 1
Umbro 1
Masita 1
Uhlsport 1


Rusya Premiere Ligi’nde ise diğer liglere oranla daha az marka dikkati çekiyor. Adidas, Nike, Puma ve Umbro 16 takımlı Rusya Ligi’ni tekellerine almış durumda. Bu markalardan Umbro 7 takımla ilk sırayı alırken ligin güçlü takımlarından CSKA Moskova’yı da listesine eklemeyi başarıyor. 5 Moskova takımının 3’üyle Premiere Lig’de yer alan Umbro’yu 4’er takımla Adidas ve Nike izliyor. Amkar, Lokomotiv Moskova, Tom Tomsk ve Saturn ile ligde yer alan Adidas ile aynı sırayı paylaşan Nike ise Rubin Kazan, Spartak Moskova, Luch Energiya ve Khimki ile Rusya’da 2’nciliği paylaşan bir diğer marka oluyor. Rusya liginde Fatih Tekke’nin de formasını giydiği Zenit St. Petersburg ise ligde Puma ile yarışan tek takım olarak karşımıza çıkıyor.
Umbro 7
Adidas 4
Nike 4
Puma 1



18 takımlı Turkcell Süper Ligi’nde Lotto ve Adidas 4 takımla anlaşma imzalayarak en başarılı markalar olarak karşımıza çıkıyor. Fenerbahçe ve Galatasaray’ın yanı sıra Çaykur Rize ile Kayseri’yi de listesine ekleyen Adidas’ın Türkiye’deki en büyük rakibi Lotto olarak karşımıza çıkıyor. Konyaspor, Kasımpaşa, Gençlerbirliği ve Gençlerbirliği Oftaş ile yarışan Lotto’yu takip eden 3. marka ise bir Türk markası olan Lescon oluyor. İstanbul Büyükşehir Belediyespor, Vestel Manisaspor ve Gaziantep ile 3 kulübü elde eden Lescon dışındaki markalarsa 2’şer takımlı Umbro ve Puma. Birçok ligde takım sayısında üst sıraları zorlayan Nike Türkiye’de sadece Ankaraspor ile yeşil sahalarımızda gözükürken, Diadora ve Kappa’da tıpkı Nike gibi yalnızca 1’er takımla Turkcell Süper Ligi’nde kendisine yer ediyor.
Adidas 4
Lotto 4
Lescon 3
Puma 2
Umbro 2
Nike 1
Diadora 1
Kappa 1


Hollanda’da da şampiyonluğun güçlü adaylarından PSV Eindhoven (Nike) ve Ajax (Adidas) iki büyük marka tarafından seçilirken ligin diğer zirve yarışı veren takımı Feyenoord ise Kappa ile yarışıyor. Ligde en çok rastlanan marka olmayı başaran Umbro’ysa 18 takımlı Eredivise’de 5 takımla dikkati çekiyor. Roda, Heerenven, FC Twente, FC Groningen ve NAC Breda ile Eredivisi’de yer alan Umbro’yu 2’şer takımlı 3 marka izliyor. PSV Eindhoven’ın yanı sıra NEC Nijmegen’i de yanına çekmeyi başaran Nike dışındaki diğer markalarsa Alman menşeli Masita (Excelsior Roterdam, Willem II) ve Jako (De Graafschap Doetinchem, Heracles Almelo) oluyor. Eredivise’deki diğer tek takımlı markalarsa Puma (FC Utrecht), Quick (AZ Alkmaar), Kelme (Sparta Roterdam) ve Legea (Vitesse Arnheim).
Umbro 5
Nike 2
Jako 2
Masita 2
Adidas 1
Puma 1
Kappa 1
Quick 1
Kelme 1
Legea 1

La Liga’nın 20 takımı toplam 13 markayla sahaya çıkarken Nike bu 13 markayı 5 takımla anlaşarak geride bırakıyor. İspanya’nın iki büyük devini Adidas (Real Madrid) ve Nike (Barcelona) paylaşırken toplam 5 takımı listesine ekleyen Nike 20 takımlı La Liga’da marka savaşını önde götüren marka oluyor. Adidas Real Madrid ve Real Zaragoza ile sadece 2 takımı listesine katarken diğer iki takımlı markalar Puma ve bir İspanyol markası olan Joma oluyor. Avrupa’nın birçok liginde karşımıza çıkan İtalyan markalarıysa İspanya Ligi’nde adeta yokları oynuyor. La Liga’daki tek İtalyan ise Kappa giyen Real Betis. Tek takımlı diğer markalarsa Uhlsport (Espanyol), Canterburry (Deportivo La Coruna), Astore (Osasuna), Luanvi (Levante) ve Jako (Recreativo Huelva) olarak gözüküyor. La Liga’da dikkatimizi çeken bir başka noktaysa kendi markalarını giyen Real Mallorca (Re!al) ve UD Almeira (Uda) oluyor.
Nike 5
Adidas 2
Puma 2
Joma 2
Canterburry 1
Umbro 1
Re!al 1
Uda 1
Kappa 1
Astore 1
Jako 1
Luanvi 1
Uhlsport 1



Dünyanın en ateşli taraftarlarına sahip Arjantin Ligi’nde yerli markalara olan ilgi hayli fazla. 20 takımlı ligde Avrupa menşeli markaları tercih etmeyen takım sayısı 9. Bu 9 takımın tercih ettiği yerli markalar Blonpie, Sıqnıa, Nanque, Penalty ve Topper. Avrupalı 7 marka arasındaysa en çok takımı yanına çekmeyi başaran 3 takımla Puma olurken, Nike ve Adidas bu ligde zirveye ambargo koyan River Plate ve Boca Juniors’ı kapatmış durumda. Bu ligde yer alan diğer markalarsa Mitre, Kappa, Lotto ve Umbro oluyor.
Topper 3
Puma 3
Sıqnıa 3
Umbro 2
Nike 2
Adidas 1
Penalty 1
Kappa 1
Mitre 1
Lotto 1
Nanque 1
Balonpie 1




Avrupa’nın en iddialı liglerinden birisi de İtalyanlar’ın Serie A Ligi. Adidas ve Nike Serie A’da sadece 3 takımla çalışırken ligdeki toplam marka sayısının 11 olduğunu görüyoruz.
3’er takımla yarışan Errea ve Lotto İtalyan sermayesinin ligdeki üstünlüğünü gösteriyor. Serie A’daki Lotto, Diadora, Onze, Legea ve Kappa ise diğer İtalyan markaları olarak karşımıza çıkıyor. Yabancı sermayenin 20 takımlı ligde elde ettiği takım sayısı sadece 8. Geri kalan takımların hepsi 7 değişik İtalyan markasını tercih ediyor. Nike İnter ve Juventus ile yarışırken Adidas sadece Milan ile mücadele ediyor. Ligde en çok takımla çalışan markalardan Errea Atalanta, Genoa ve Parma ile birlikte yeşil sahalarda mücadele ederken diğer 3 takımlı Lotto ise Palermo, Udinese ve Fiorentina’yla zirve yarışı veriyor. Japonya’da kurulan Asics markası ise Serie A’da Empoli ve Torino ile İtalyan Legea ise Livorno ve Catania ile mücadele ediyor. Daha önce futbol sahalarında rastlamadığımız Onze Reggina ile yeşil sahalarda boy gösterirken Diadora Napoli, Kappa ise Roma ve Sampdoria ile Serie A’da yer alıyor. Bu ligin yabancı oyuncuları arasında yer alan iki markadan Puma Lazio ile gözükürken Umbro ise Siena ve Cagliari’nin yanında yer alıyor.
Lotto 3
Errea 3
Umbro 2
Nike 2
Kappa 2
Asics 2
Legea 2
Adidas 1
Diadora 1
Puma 1
Onze 1



Futbolun NBA’i olarak adlandırılan İngiltere Premiere Ligi’nde ise Umbro 20 takımlı ligde 6 takımla en güçlü marka oluyor. Birmingham, Blackburn Rovers, Everton, West Ham United, Wigan ve Sunderland Umbro’yu tercih ederken bu ligin kalburüstü olarak nitelendireceğimiz takımlarıysa Nike ve Adidas’ın yanında yer alıyor. Nike Arsenal, Manchester United, Fulham ve Aston Villa ile ligdeki iddialı takımları listesine eklerken Adidas Chelsea, Liverpool, Newcastle ve Derby Country ile yarışıyor. Premiere Lig’deki marka sıralamasında 4’üncü sırada yer alan Puma ise Tottenham ve Reading ile mücadele ediyor. Premiere Lig’deki diğer 4 marka ise Reebok (Bolton Wanderers), Le Coq Sportif (Manchester City), Errea (Middlesbrough) ve Canterbury (Portsmouth) oluyor. Premiere Lig’de dikkati çeken bir diğer noktaysa sadece tek bir İtalyan markasının yer alıyor olması. Seri A’da 3 takımlı Errea Premiere Lig’deki tek İtalyan marka olarak gözüküyor.
Umbro 6
Nike 4
Adidas 4
Puma 2
Reebok 1
Le Coq Sportif 1
Errea 1
Canterburry 1

26 Aralık 2008 Cuma

Numaranı Söyle Adını Söyleyeyim

Önceleri 11'e kadardı forma numaraları. Böyle olunca her numara bir ismi çağrıştırırdı. Herkesin aklına tuttuğu takımdan futblcular gelse de sanıyorum bu ülkede bazı numaralar bazı oyuncularla özdeşleşmiş durumda.
1 numara dendiğinde arkadaşların aklına Ergenekon'un 1 numarası gelse de Simoviç bu alemde 1 numara olarak gönüllerdeki yerini koruyor. 2 numara dendiğinde kimilerinin aklına-Anadolu yakasında oturanlar iyi bilir- Bostancı-Üsküdar otobüsü benim aklımaysa Recep Çetin düşüyor. 3 numaraya bir eşi benzeri olmayan Bülent Korkmaz, 4 numaraya Cüneyt Tanman denk geliyor. Tuttuğunuz takıma göre değişir ama 5 numarada Alpay, 6 numarada ise Arif Erdem başı çekiyor. 7 numara Feyyaz, 8 numaraysa Rıdvan ile özdeşleşiyor. 9 numarada Hakan Şükür açık ara önde giderken beni en çok zorlayan numara 10 oluyor. Bu 10 numara hadisesi başlı başına bir olay zaten. Akla birçok isim gelirken zannediyorum en çok dolduranı yani Hagi'yi en tepeye koymak zorundayız. 11 numaralı forma ise bende en çok Aykut Kocaman'ı çağrıştırıyor. Bu listeler birazda yaş ile orantılı doğrusunu söylemek gerekirse. 20-30-40-50 yaş aralığında mutlaka farklı farklı 11'ler çıkacaktır karşımıza.

15 Aralık 2008 Pazartesi

Ha Gayret Caan

Fenerbahçe-Galatasaray Erkekler Voleybol Ligi karşılaşmasının özetlerini arkadaşlarla izlerken iki takımın formaları dikkatimizi çekti. Fenerbahçe Fenerium markasıyla sahada. Üstelik kollara Pilsa reklamı almış. Forma şekil olarak salonda Fenerbahçe'nin varlığını hissettiriyor. Çubuklu ve sarı lacivert. Galatasaray formasıysa hayli dandik geldi bana. Arkadaşlar abartma falan deseler de öyle. Bir Türk markası olması hasebiyle takdirimizi kazanan Caan markasından söz ediyorum. Fenerbahçe'nin karşısında Galatasaray'ın olduğunu ancak spiker söylediğinde anlayabilirsiniz. Sarısı sarı değil, kırmızısıda kırmızı. Üstelik reklamda alamamışlar bu formanın üstüne. Koskoca Galatasaray'ın voleybol takımının sahadaki görüntüsü sıfır. Caan markasının biraz daha özen göstermesi gerektiğini söyleyebiliriz. Yoksa ufak araştırmam sonucu oldukça önemli işler yaptıklarını söyleyebilirim. Mesela Güneş Sigorta, Ziraat Bankası'nın formalarını da Caan markası yapmış. Şirketin asıl adı Kaan Spor Organizasyonları ve Spor Malzemeleri. Bedavadan reklamlarını yaptık, eleştirmiş diye kızarlarsa bahanemiz var. Belki arama motorundan bu yazıyı görürlerde Galatasaray'a adam gibi forma çizerler. Belki de ne kadar ekmek o kadar köfte olayıdır. Napalım kardeşim bu kadar paraya bu kadar forma diyebilirler. Sadece voleybolda değil yamulmuyorsam Yunanistan'da bir basketbol takımına - aşağıdaki fotodan anladığım kadarıyla- ve hentbol takımına da sponsor olmuşlar. Yerli malı yurdun malı herkes onu kullanmalı ama şu Galatasaray formasını düzeltsinler.

1 Aralık 2008 Pazartesi

Beşiktaş'ın 30 Senelik Yol Arkadaşları

Taraftarın bir kulübe olan bağlılığı birçok nedene bağlı olarak anlatılabilir mutlaka. Örneğin; gördüğü bir kulüp arması ya da kulübün renkleri, belki de yaşadığı, nefes alıp verdiği her yerde kulüple iç içe olabilmesi gibi. Bu örnekler arasında insanları en çok etkileyen ise yeşil sahaya çıktıkları forma olsa gerek. Dünyanın birçok yerinde kulüp ile taraftar arasındaki bu önemli etkileşim futbolun bir ticari olguya dönmesi ile şeklini de değiştirmeye başladı. Bugün hangi taraftara sorulursa sorulsun takımının salt renkleriyle oluşmuş bir formadan yana olması da konumuzun önemli noktalarından biri. Dünya da forma reklamlarının ne kadarlık bir serüveni var bilinmez ama Türkiye’de 70’li yılların sonlarına doğru formalarda nasibini aldı reklamlardan. Önceleri formanın üstüne uyumlu olsun olmasın, renkleri birbirini tutsun tutmasın, forma reklamları hem boyut hem de görüntü olarak rahatsızlık verici bir haldeydi. İlk reklam “Pereja Kolonyaları”
Beşiktaş’ın forma reklamlarıyla ilişkisi ne zaman başladı diye yaptığımız araştırmada 1977- 1978 sezonuna geri dönmek gerekiyor. Türkiye 1. Ligin’de 1977-78 sezonu bu konuda karşımıza çıkan ilk sezon oluyor. Fenerbahçe’nin Telefunken, Galatasaray’ın Volvo Beşiktaş’ın ise birkaç hafta sonra bir kolonya markası olan Pereja ismini formalarına taşıdıklarını görüyoruz. 1976-1977 sezonuna kadar formaların sadeliği bu sezondan sonra aldıkları reklamlarla dolduruluyor. Pereja reklamının alındığı sezon Beşiktaş’ta Rasim Kara, Paunoviç, Niko ve Zekeriya forma giyerken Beşiktaş sezonu 5. sırada tamamlıyordu. Sonraki sezonlarda Beşiktaş’ın forma reklamlarına ara verdiği görülüyor. 1980-1981 sezonuna kadar Beşiktaş sadece Pereja reklamı giyiyor. Beşiktaş’ın 1980- 1981 sezonundan sonra forma reklamlarının 1991- 1992 sezonuna kadar sürekli olarak değiştiğini görüyoruz. Dorde Miliç’in teknik direktörlüğünü yaptığı Beşiktaş’ın 1980-1981 sezonunda forma reklamı ise “KİP” oluyor. Bu dönemlerde formalardan üretici firmanın hangisi olduğunu anlamakta pek mümkün görünmüyor.Forma Umbro Şort Adidas
1981- 1982 sezonunda ise şampiyonluğa ulaşmıştı Beşiktaş. 1981-1982 sezonunda forma reklamı ise “Bako” markasıydı. Ulvi, Samet, Kadir, Mehmet Ekşi, Ziya, Rıza ve Ali Kemal’li kadro Beşiktaş’ta şampiyonluğa imza atmıştı. Bu sezon forma üzerinde bir başka dikkatimizi çeken konu ise forma markası oldu. Formayı Umbro üretirken, şortu ise Adidas’ın ürettiğini görüyoruz. Bu da o dönemlerde firmaların ve kulüplerin çok da acımasız olmadığını rekabetin ne boyutlarda olduğunu gösteriyor. Bu senenin bir başka özelliği de 14 sene sonra gelen şampiyonluk olması.
1982-1983 yıllarındaki kadronun forma reklamı ise “Anka” omuzlardan kollara inen siyah ve kalın bantın dışında Umbro’nun ürettiği bu beyaz formanın göğüs kısmında yer alan forma reklamıyla mücadele eden Beşiktaş’ın ligdeki performansı ancak 5.’lik olmuş. Formayı yine Umbro üretmiş. 1983-1984 sezonunda ise Beşiktaş’ın forma reklamı Doysan. Rasim, Şekerbegoviç, Feyyaz ve Sinanlı kadro ile ligi 4. sırada bitiren Beşiktaş’ın bu sezonki tek başarısı ise Rasim Kara’nın elinde havalanan TSYD Kupası. Siyah şort, siyah çorap ve siyah yakalı beyaz formayı Beşiktaş için yine Umbro üretmiş. 1984-1985 sezonunda ise Beşiktaş’ın forma reklamı Bağbank olmuş. 1917 yılında Türkiye Bağcılar Bankası olarak kurulan Bağbank 1982 yılında adını Bağbank olarak değiştirmiş ve aradan geçen birkaç sene sonra ise batık bankalar arasında anılmaya başlamıştı. Peki Beşiktaş Bağbank forma reklamlı forması ile ne yaptı? Türkiye Ligi Şampiyonluğu’nu averajla ezeli rakibi Fenerbahçe’ye kaptırdı. Rıza, Metin ve Arnavutoviçli kadro yine TSYD ile sezonu kapatmayı başarmıştı. Beşiktaş sezon sezon tercih ettiği çubuklu formasını bu sezonda Umbro ile üzerinde taşımıştı. İlk Yabancı Sony
1985-1986 yılında ise ilk kez bir yabancı sermayeyi forma reklamı olarak kendisine seçen Beşiktaş’ın göğsünde “Sony” reklamı bulunuyordu. Türkiye Ligi’ni 5. kez kazanan bu kadroda Metin, Ali, Feyyaz ilk kez kendilerini gösterirken efsane Kovaçeviç ve Kaptan Samet’te bulunuyordu. Forma kollarından aşağıya yıldızlar içerisinde inen siyah bantla dizayn edilmişti. Bu formanın üreticisi ise sonraki yıllarda pek de rastlamadığımız Sport markasıydı.
1986-1987 sezonunda ise şampiyonluk dramatik bir şekilde Galatasaray’a kaptırılmıştı. Stankoviç’in Beşiktaş’tan Fenerbahçe’ye geçtiği bu sezon kadrosunda Metin, Ali, Feyyaz, Gökhan, Ziya, Kadir, Rıza ve Kaptan Samet bulunuyordu. 90’ların fırtınasını oluşturacak takımın göğüs reklamı ise “Beslen Makarna”. Üretici firma ise bu kez sadece Adidas oldu.
Ve 1987 -1988 sezonu… Kapalı kutu olarak adlandırılan Gordon Milne’in Beşiktaş’a geldiği sezonda, Beşiktaş forması, uzun yıllar Adidas’ın üreteceği kollardan 3 bant omuzlara uzanan bembeyaz forması ile hafızalarda yer edecekti. Bu formanın üzerinde ise Toshiba reklamı vardı. Sony’den sonra bir başka yabancı markanın reklamını göğsünde taşıyan Beşiktaş Türkiye Ligi’ni 2. sırada bitiriyordu. Kadroda hayli enteresan Sinan Engin, Saffet Sancaklı, Metin, Ali, Feyyaz…
Beşiktaş’ın önce Fenerbahçe’yi Kadıköy’de 4-0, sonra İnönü’de Bursaspor’u 4-0 yendiği maçlarda ise göğsünde Titibank reklamı gözüküyordu. Asil Nadir’in daha sonraları satın aldığı bu banka 1994 krizinde gürültülü bir şekilde tarihteki yerini almıştı.
1988-1989 sezonunda ise Beşiktaş “Bozkurt Mensucat” reklamını göğsünde taşıdı. Fenerbahçe’nin ardından ikincilik elde bu kadronun formalarını da Adidas üretmekteydi. Kadro ise yıllar geçse de mevki mevki ezbere sayılacak efsane kadro tabii ki.
1989-1990 sezonuyla birlikte Beşiktaş’ın forma reklamı “Demirdöküm” olmuştu. Koç Grubu’nun Beşiktaş’taki ilk göğüs reklamı “Demirdöküm” efsane kadronun ilk şampiyonluğunun da tanığı oldu. Çok sık olmasa da “Aygaz Fırın” bu sezon Beşiktaş’ın göğüs reklamı olarak görülüyor bazı maçlarda. “Demirdöküm” göğüs reklamlı kadroda ise Şifo Mehmet, Zalad, Kadir, Turan, Ulvi ve Metin, Ali, Feyyaz üçlüsü bulunuyordu. Beko’lu yıllar
1990-1991 sezonu ise Koç Grubu’nun “Arçelik” ve “Beko” markaları ile Beşiktaş’ın forma reklamlarını uzun yıllar kapattığı dönem olarak kalacak. Simsiyah şort bembeyaz forma olarak adlandırılan yılların istikrarlı futbolu hem göğüs reklamlarına hem de forma üreticilerine yansımış olsa gerek zira uzun yıllar Beşiktaş aynı markalarla çalışmaya devam etti. 1994- 1995 sezonunda ise Beşiktaş’ın başına Alman Christoph Daum getirilmişti. Geçen 6 senede yaşanan üst üste zaferler sonrası Beşiktaş’ta ilk kez forma reklamını değiştirmişti. Alman Hoca Christoph Daum’un yakasında görmeye alıştığımız “Gazi” markası artık Beşiktaş’ın göğsünde de kıpkırmızı logosu ile yer almaya başlamıştı. 1994 yılının en pahalı transferini gerçekleştiren Beşiktaş Feyyaz’ı satıp şimdiki Teknik direktörü Ertuğrul Sağlam’ı kadrosuna katmıştı. Aumann, Madida, Sertan ve Sverisson’lu kadro 1994- 1995 sezonunda 10. kez şampiyonluğa ulaştı. Beşiktaş bu tarihten 2004 yılına kadar Beko ile anlaşmasını devam ettirdi. Beşiktaş ile özdeşleşen bir marka yaratmayı başarabilen Süleyman Seba döneminden sonra göreve gelen Serdar Bilgili’de Beko ile anlaşmayı devam ettirmiş ve Beşiktaş’ın son şampiyonluğunda da Beko göğüs reklamlı Beşiktaş formaları hafızalarımızda son mutlu kareler olarak kalmıştı. Beko markasının bugün hangi Beşiktaşlı olursa olsun eski başarılı günleri hatırlatan bir nostalji parçası olması da bir markanın formayla ne kadar özdeşleşebileceğini gösteriyor bizlere.
2004-2005 sezonunda Yıldırım Demirören yönetimi ile birlikte Beşiktaş’ta ilk kez Beko’dan vazgeçiyor ve Türkiye’nin yükselen değeri Turkcell ile forma sponsorluğunda anlaşma imzalanıyordu. Vicente Del Bosque ile anlaşan yönetimin hem teknik direktör hem de forma sponsorluğu konusunda istikrarı uzun sürmedi. Başarısız da bir sezon geçiren kadrodan hatırlanan isimler John Carew, Juan Fran gibi yabancılar oldu. 2005-2006 yılına ise Beşiktaş Cola Turka ile anlaşarak başladı ve Cola Turka göğüs reklamı ile anlaşma hazırlandı. Bu anlaşma sonrasında da Beşiktaş bir ilke imza atarak ilk kez sponsorunun oyuncu hediye ettiği (Mattias Delgado)bir takım oldu.