Ankaragücü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ankaragücü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Nisan 2010 Cuma

Ankaragücü Bizden Ne İster?

(Fotoğraflar için Premier'e teşekkürler. Maçtaydı kendisi)
Bir zamanlar Ersan Martin’in golüyle zar zor 3-2 yenmiştik Ankaragücü’nü. Ligde iddiamız yoktu o sezon. Hatta takım oldukça kötü gidiyordu ama o galibiyetten sonra İnönü’nün kapalısı yine hınca hınç dolmuş, galibiyete susamış taraftar zafer kazanmış(!) takımını İnönü’de kucaklıyordu. Hatta rahmetli Mehmet Işıklar kapalıda Er-san-Mar-tin tezahüratını başlattı diye Alen’den okkalı bir bakış yemişti.
Yine yıllar önceydi, zannediyorum Toschak zamanı, gelenin gidenin tokatladığı Beşiktaş’ı 18 yıl aradan sonra İnönü’de 2-1 yenmişti Ankaragücü. Spiker maçın sonunda “tam 18 yıl aradan sonra Beşiktaş Ankaragücü’ne mağlup oldu” diyordu. Dün gibi aklımda. Ankaragücü hakkında 8-0’ı saymazsam aklıma kazınan başka bir maç da olmadı zaten.
Sonradan sonradan Ankaragücü taraftarının bize karşı olan tutumu değişir oldu. Son 10 senede düşman oldular. Hafızamızı çok zorlamaya gerek yok. Kazan’ı bastılar, Ankara’da dönerle kovaladılar. Bunlar marifet değil elbette. Ben 2-3 sene öncesine kadar marifet zannederdim böyle işleri. Heyecanlı gelirdi ama şimdi hiçbir anlamı yok benim için.
Bugün evden izlediğim karşılaşmada LİG TV yayına bağlanır bağlanmaz anladım maçın ne kadar zor geçeceğini. Ankaragücü tribünleri hınca hınç dolmuş, süslenmiş, kalabalıklaşmış. Herşey çok güzel. Keşke her maç aynı atmosferi yaratabilseler. Bunların hepsini hazırlayan etkenlerin başında Beşiktaş’a olan kinlerinin geldiğini söylememe gerek yok zaten . Stadın dolu olması Beşiktaş’a olan nefretlerinden biraz da. Halbuki birine tarafsızca anlatsanız ve deseniz ki “Ankaragücü şampiyonluk yarışındaki bir takıma 8-0 yenilmiş ve son hafta bu farklı skor nedeniyle Beşiktaş şampiyon olamamış” ne der acaba? Yani tam bir yavuz hırsız olayı. Neyse bunlar ufak işler. Ama gerçekten şu Ankaragüçlüler Beşiktaş'tan ne ister anlamak mümkün değil.
Bu geceye gelelim. Bütün dalları budanmış bir ağaç gibi dümdüz bir takım vardı sahada. Fink, Uğur İnceman, Necip, İbrahim Toraman, Sivok gibi 5 tane birbirine çok benzeyen adamla oynamak zorunda kalan Denizli sınırlı silahlarını akıllıca kullanmasına rağmen galibiyet alamadı. Galibiyeti hak etmedi belki ama alsaydı bunda en büyük pay Mustafa Denizli’nin olacaktı. Zamanında ve yerinde değişikliklerle oyunun kaderine etki edecekti şansı olsaydı. Maçın hakemi ise sonuca doğrudan tesir etti. Yüzde 100 penaltıyı nasıl vermedi hayret. Beşiktaş için kaybedilmiş bir şey yok. Gerçekten kazanılmış 1 puan var.
Sağlık olsun. Haftaya lig yeniden şekillenir nasılsa.

31 Mart 2010 Çarşamba

Tasdiklendiler


Madde: Maçın 16. dakikasında Beşiktaş'a küfür edilmeyecektir.

Ankaragücü-Beşiktaş maçı öncesinde alınan kararlardan biri de buymuş. Bu aslında Ankaragücü taraftarının utanması gereken bir durum. "Bursa üzerinden Beşiktaş'a küfür ediyorsunuz" demenin valilikçe emniyetçe tasdikidir. Yazık. Oysa ne köklü, ne güzel tribünleri var Ankaragücü'nün.

4 Ekim 2009 Pazar

Dün Bana Bugün Sana

Geçen hafta Galatasaray'ın Eskişehir'e yaptığını bu hafta Ankaragücü Galatasaray'a yapmış. 06-16-26 kardeşliğidir bunun adı. Saçmalıktır bana göre kardeşlik naraları, dakikaları plakalarla özdeşleştirip o takım lehine alakasız bağırmak ama gerçektir işte.

14 Ocak 2009 Çarşamba

www.sokaktayiz.net

Bunlar bizden

Üstüme vazife olmasa da hatırladığım kadarıyla bu da http://www.acetobalsamico.blogspot.com.

Severim Ankaragüçlüleri. Gösterdikleri tepkiye de burada şapka çıkarttık zaten. Onlar bizi sevmezler sebepleri Bursaspor. Neyse boş muhabbetlere gerek yok. Yukarıdaki sitede Ankaragüçlülerin sitesi. Kendilerince güzel bir site yapmışlar. Yeni takipçileriyim. Ama birşeyi anlayamadım. Neden bloglardan kopyala yapıştır yapıyorlar. Hadi kopyaladın yapıştırdın bari link ver, ya da ne bileyim http://www.rakamla10.blogspot.com/ dan alınmıştır, http://www.acetobalsamico.blogspot.com/ dan alınmıştır falan yaz. Yok aynen alıp koyarsan olmaz. Bak hiç çekinmeden tepeye koyduk siteni. Para kazandığımız falan da yok ki. Sokak kültürüne yakışmadı.
Edit: Ozzyy ile anlaştık. Bundan böyle kim ne yazdıysa belirtilecek. Eyvallah Ozzyy. Biz de takipteyiz. Başarılar...

24 Aralık 2008 Çarşamba

Tepki Dediğin Böyle Olur


http://video.haberturk.com/Video.aspx?v_ID=38013&k_A=haberturk
Yukarıdaki linkte yer alan videoyu izlemenizi tavsiye ederim. İçerisinde goygoydan, taraftarın ruhuna, çapulcusundan, akıllısına, sürü psikolojisinden, manyaklığa, takım sevgisinden, alkolik hareketlere kadar daha pek çok detay gözünüze çarpacak. Belki benim görmediklerimi de göreceksiniz. Ben önce gördüklerimi yazayım. Öncelikle maç yok, futbol yok bu kadar kalabalığı akşamın o saatinde toplamak büyük mesele. Bunu başarmış Ankaragüçlüler. Bir başka noktaysa yaş ortalamalarının çok yüksek olması. Çoluk çocuk dolu tribünler gördükten sonra bu videoda karşımıza çıkan yaş ortalaması hayli yüksek. Bir başka detaysa taraftarların sürüyken ne kadar tehlikeli olabildikleri. En ufak tartışmada saldıraya geçmenin örneklerini görüyoruz. Her tribünde bu böyledir zaten. Hurrayı çok sever tribün. Ne oldu ne bitti önemli değildir, bir hareket arar, yeterki ufak bir ses duysun. Buraya kadar herşeyi biçim yönünden ele aldık, içeriğine baktığımızda çok önemli şeyler görüyoruz. Mesela tepki dediğin böyle olur dedim ben izlerken bu videoyu. Yıldırım Demirören Yeteeeeer demekle olmuyor bu işler. Gideceksin göstereceksin kendini. Önce tepki ardından R yapmamak lazımdı. Bir şekilde yapıldı ama ben bu videoyu izlerken Ankaragüçlüler ile Beşiktaş arasında büyük farklar gördüm. Gerçekten bir başkana karşı gösterilecek tepkinin ağa babasını göstermişler. Bunun benzerini Beşiktaş tribünlerinde görmek imkansız. Küfürleri bir kenara bırakalım bu kadar yekten kameralar karşısında çıkıp konuşacak derecede kafayı kırmış durumda olmadıkları da bir gerçek. Ankaragüçlülerin hiçbiri tanınmış değil. Beşiktaşlı amigoların ya da abilerin hepsi tanınmış. Defalarca programlara çıkmışlar. Onları herkes tanıyor. Tribün liderlerinin bu kadar medyatik olmasının kötü taraflarıdan biridir bu. Adın, sanın bellidir. Tribünlerde böyle durumlarda işe yaramaz bu tanınmışlık. Kameralar karşısında bu kadar posta koyacaklarını beklemek zaten imkansız. Ama tepki dediğin nasıl olur işte böyle olur.

20 Kasım 2008 Perşembe

Bir Zamanlar Cemal Aydın

Cemal Aydın, Halis Özkahya'yı aramış, kendisine güvendiğini belirtmiş. Bu söylediği baştan sona doğru olabilir. Bundan başka hiçbir şey konuşmamış olabilir. Neden böyle düşünüyorsun derseniz eğer; aşağıdaki lafları eden birinden söz ettiğimizi hatırlatmak isterim. Yok ben yanılıyorsam bu sözleri de yedirirler adama.
"Benden maç isteyen adamın gider nikahlı eşini isterim. Maç için pazarlık yapan namusunun da pazarlığını yapar. Ankaragücü kulübü başkanı olarak herhangi bir takıma maç sattığımı kanıtlayan olursa adımı değiştirir, ülkeyi terk ederim. Türkiye'de benim futbolcularımın alın terini pazarlık konusu yapacak hiç bir kuvvet ve kudret daha anasından doğmadı. Ağzı olan konuşuyor ama bu kadar kolay değil, hepsi hesabını verecek"
http://www.milliyet.com.tr/2006/07/25/spor/axspo02.html