
Sasha etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sasha etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Ocak 2010 Çarşamba
21 Aralık 2009 Pazartesi
Sözün Bittiği Yer
19,21,23,24... Yaşları..
Bünyamin,Ahmet Muhammet,Serhat,Mesut.. İsimleri..
1 sene önce böyle yazmış Serhat..

Kim bilir kaç kez haykırdılar "Uğrunda ölmeyen Fenerli olsun...Tabutumuz bordo mavi! Cehennemde,ateşinle,kavur bizi bordo-mavi!" diye..Nereden bileceklerdi ki bir Fener maçı dönüşünde üzerlerindeki Trabzonspor formalarıyla vereceklerdi son nefeslerini..
Fotoğraf herşeyi anlatıyor; Trabzonspor aksesuarları, Trabzon çıkışında muhtemelen akrabalar için alınmış ve etrafa saçılan Vakfıkebir ekmekleri..

Buraya koymadığım diğer fotoğraflarda gözüken Ts Club poşetleri.. Vefat eden kardeşlerimizden birisinin üzerindeki kanlı forma ve kaşkol..
Ölümün soğuk yüzü.. Kelimelerin bittiği , boğazımızın düğümlendiği, duygularımızın gözlerimizden oluk oluk aktığı yerdeyiz..
İçlerinden Serhat kardeşimiz vefatından önce forumlarda sürekli dile getirmiş " Bu takıma Tekke lazım!". O yazıyı yazdığında nereden bilebilirdi bir Fener maçı dönüşünde Samsun -Tekkeköy 'de son nefesini vereceğini... üzerinde Trabzonspor formasıyla..
Üzgün öldünüz..
Öbür Dünya'da gülsün yüzünüz..
Bünyamin,Ahmet Muhammet,Serhat,Mesut.. İsimleri..
1 sene önce böyle yazmış Serhat..

Kim bilir kaç kez haykırdılar "Uğrunda ölmeyen Fenerli olsun...Tabutumuz bordo mavi! Cehennemde,ateşinle,kavur bizi bordo-mavi!" diye..Nereden bileceklerdi ki bir Fener maçı dönüşünde üzerlerindeki Trabzonspor formalarıyla vereceklerdi son nefeslerini..
Fotoğraf herşeyi anlatıyor; Trabzonspor aksesuarları, Trabzon çıkışında muhtemelen akrabalar için alınmış ve etrafa saçılan Vakfıkebir ekmekleri..

Buraya koymadığım diğer fotoğraflarda gözüken Ts Club poşetleri.. Vefat eden kardeşlerimizden birisinin üzerindeki kanlı forma ve kaşkol..
Ölümün soğuk yüzü.. Kelimelerin bittiği , boğazımızın düğümlendiği, duygularımızın gözlerimizden oluk oluk aktığı yerdeyiz..
İçlerinden Serhat kardeşimiz vefatından önce forumlarda sürekli dile getirmiş " Bu takıma Tekke lazım!". O yazıyı yazdığında nereden bilebilirdi bir Fener maçı dönüşünde Samsun -Tekkeköy 'de son nefesini vereceğini... üzerinde Trabzonspor formasıyla..
Üzgün öldünüz..
Öbür Dünya'da gülsün yüzünüz..
20 Aralık 2009 Pazar
???
Geçen sene Bursa'da Sercan'ın son dakikada attığı kabak gibi ofsayt olan bu golle liderliği kaybetmiştik.

Bugün de 3 metre 47 cm farkla ofsayt olmayan bu pozisyonda kalkan ofsayt bayrağıyla belki de bu sezon için havlu attık.


Bugün de 3 metre 47 cm farkla ofsayt olmayan bu pozisyonda kalkan ofsayt bayrağıyla belki de bu sezon için havlu attık.

2 pozisyonda da tam hizada olan bu hakemlerin bu pozisyonları görmemeleri mümkün mü?
Son 10 senede İstanbul takımlarına karşı oynadığımız 60 maçtan lehimize yapılan bariz bir hakem hatasıyla kazandığımız 1 tane maç hatırlayamamamız tesadüf mü?
Hakem dediğin hata yapar,tamam ama bu hata hiç mi lehimize olmaz? Ya da hep aleyhimize oluyorsa bu hata mıdır?
Aziz Yıldırım'ın çıkıp federasyonu,hakemleri alenen tehdit etmesini müteakip 2 haftada Fenerbahçe lehine gerçekleşen hakem hataları tesadüf mü ya da bunlar hata mı?
Türkiye Ligi; Adnan Polat, Yıldırım Demirören, Aziz Yıldırım, Ali Koç, Mahmut Uslu ve benzer karakterdeki insanların kişisel mastürbasyonlarını yaptıkları bir "düzen"dir. Ama bu düzen elbet yıkılır.. Ve bu kadar insanın ahı bir gün bir şekilde muhakkak çıkar..
8 Aralık 2009 Salı
Euro Futsal 2010
Futsal Avrupa Şampiyonası 19-30 Ocak tarihleri arasında 12 ülkenin katılımıyla Macaristan'da düzenlenecek. Biz yokuz, ön eleme turunda eleneli çok oldu.. Umarım Eurosport verir bu maçları..
Katılan ülkeler aşağıda;

Bu da 30 Ocak'ta finalin oynanacağı salon, Debrecen'deymiş..
Katılan ülkeler aşağıda;

Bu da 30 Ocak'ta finalin oynanacağı salon, Debrecen'deymiş..

6 Aralık 2009 Pazar
"Düzgün" Bir Adam Portresi

Aynı derede 2 kez yıkanılır mı sizce?? Biz 4. kez yıkanmaya başladık bile Şenol Güneş'le.
Şenol Güneş Trabzonspor tarihinin tartışmasız en büyük efsanesidir. Gerek kalecilikteki başarısıyla (gol yemediği 1.112 dakika hala Türkiye'de geçilememiştir, Dünya'da bu alanda yapılan sıralamada da hala ismi geçmektedir), gerek takımın kazandığı 6 şampiyonluk kupasının ve sayısız kupanın tamamında kaledeki isim olmasıyla, gerek 3 defa çalıştırdığı Trabzonspor'da en yüksek galibiyet yüzdesi tutturan hoca olmasıyla..
Trabzonspor kariyeri dışında 2 önemli durağı oldu Şenol Güneş'in teknik direktör olarak; milli takım ve FC Seoul. Milli takımı 2002 Dünya Kupası ve 2003 Konfederasyon Kupasında 3. yapmıştır ancak özellikle Dünya Kupası döneminde şakşakçı İstanbul-Terim medyasına bir türlü yaranamamıştır. Şu anda dahi kendisini Türkiye futbol tarihinin en apoletli hocası yapan Dünya 3.lüğü derecesini medyanın çoğunluğu bir türlü hazmedememiştir. Buna karşılık o yıl UEFA tarafından yılın teknik direktörü seçilmiştir.
Küçük beyinli spor medyası tarafından halkın diline sakız edilen "Avrupa takımıyla oynamadan 3. olduk" bahanesi ise kargaların bile güleceği cinstendir. Yunanistan 2010 Dünya Kupası'nda Arjantin-G.Kore-Nijerya'nın olduğu grubu geçip hiç Avrupa takımıyla oynamadan Dünya 3.sü olsa, aynı insancıklar Otto Rehagel'i Dünya'nın en büyük hocası yaparlar muhtemelen.. Çünkü onlar işlerine geldikleri zaman sonuçlarla, işlerine gelmediklerinde ise sebeplerle ilgilenirler.
FC Seoul macerasını ise çok yakından takip etme imkanı bulamadık ancak 2 senedir en kritik maçlarda yedikleri son dakika golleriyle şampiyonluğa gidemediler,bu sene de lig sonrasındaki play-off ta penaltılarla kaybederek çeyrek finalde elendiler. Ancak insanların onu havaalanından ağlayarak uğurladıkları sahne gözümüzün önüne geldiğinde, orada nasıl bir iz bıraktığını kolaylıkla anlayabiliyoruz.. Tabi skor medyasından bunu anlamalarını, ve Şenol Güneş'in orada Türkiye'yi ve Türk insanını nasıl temsil ettiğini, orada ne kadar mükemmel insani ilişkiler kurduğunu konu etmesini, bununla ilgili haberler,araştırmalar yapmalarını beklemiyoruz. Simon Kuper'in kült kitabı "Football Against The Enemy"'nin Türkçe çevirisinde söylendiği gibi; "Futbol Asla Sadece Futbol Değildir" ancak bunu bizim medyamız maalesef anlayamaz.
Gelelim "Trabzonspor'da ne yapar?" sorusuna. Bu kadar methiyeden sonra Şenol Güneş'i dünyanın en iyi teknik direktörü olarak kabul ettiğimi falan düşünmeyin. Her ne kadar mevcut şartlarda tüm camiayı kenetleyecek tek isim Şenol Güneş olsa da (geldiğinden beri camiadaki pozitif havayı takip edenler bilir. Dünkü mali kongrede 94.5 Milyon TL borcun ibra edilmesinin en önemli sebeplerinden birisi bu pozitif havadır, zira Nuri Albayrak zamanında 30 Milyon TL'lik borç ibra edilmemişti), ben artık bu işten sıkıldım. Birileri piyon olarak geliyor gidiyor, arada Şenol Güneş geliyor, diğer Trabzonlu hocaların isimleri geçiyor. Bir süre sorna onlar da gönderiliyor..
Şimdi de deniyor ki "Şenol Güneş'i Trabzon'un Ferguson'u yapacağız". Bunu yapabilmek için öncelikle Manchester United'ı yönetenler kadar profesyonel insanlara ihtiyacımız var, futbol takımıyla alakalı olarak teknik direktörden çok konuşan asbaşkanlara değil.
İşin traji komik tarafı ise, "Şenol Güneş'i Trabzon'un Ferguson'u yapacağız" diyen insanlarla geçen yılki hedefi Avrupa Kupalarına katılmak olarak belirleyip bunu hemen hemen garantileyen takımın başındaki Ersun Yanal'a son 5 hafta tahammül edemeyip, görevine son vren insanların aynı olmaları.. Nasıl inanalım ki şimdi.. ?
Çok uzattım sanırım. Lafın özü; Şenol Güneş kusursuz bir teknik direktör değildir ancak kusursuza yakın bir adamdır. Bu ülkede daima üvey evlat muamelesi görmüştür. İnsan olarak çok sevsem ve Trabzonspor'da birçok teknik adamdan daha başarılı olacağını düşünsem de başkanın bile açıkça ve utanmadan söylediği "Şenol bizim evladımızdır; gel deriz gelir,git deriz gider" mantığından dolayı hayalimdeki Trabzonspor teknik direktörü değildir. Zira biliyoruz ki sözleşmesinde 5 Milyon USD tazminat yazsa da yönetim ona git derse Şenol Güneş gerçekten de 5 kuruş almadan gider, çalışırken de giderken de camiayla ilgili bildiklerini, sorunlarını asla kamuoyuyla paylaşmaz, hepsini içine atar. Bu böyle gelmiştir böyle gider.
Biz Vahid Halilhodziç'i bunun için sevdik, tüm gerçekleri yüzümüze çarptığı için.. Bana göre Trabzonspor'un başarısı da o tarz bir hocadan ve o tarz bir hocayla çalışabilecek bir yönetimden geçiyor ancak o tarz bir yönetimi Trabzonspor'da görmemiz neredeyse imkansız.
Şenol Hoca'ya başarılar. Her ne kadar öyle olacağına inanmasam da üstün insani vasıflarından doalyı Trabzonspor bir gün şampiyon olacaksa takımın başında onu görmek isterim..
25 Kasım 2009 Çarşamba
Olmaz Olsun Böyle Yayın!
Yayının başında İlker Yasin'in sesini duyunca tüm gün beklediğim maçı izleme şevkim yarı yarıya kırıldı. Ama İbra'sız, Messi'siz Barça öyle bir ilk yarı oynadı ki değil İlker Yasin, maçı Abidin Aydoğdu bile anlatsa yaşadığım futbol orgazmına engel olamazdı.
Asıl değineceğim konu ise; 2. yarı 2-0 mağlup durumdaki İnter çok açılmadı, skora razı gibiydiler. Elbette ki bunun bir sebebi vardı; zira D.Kiev'in son maçta Barça'yı yenemeyeceğini varsaydığımızda şu an için puanları ve averajları eşit olan İnter ve Rubin Kazan, Milano'da da berabere kalırlarsa şu an attığı ve yediği gol Rubin Kazan'dan 1 fazla olan İnter üst tura yükselecek takım oluyor. Ancak bugünkü maçı 2-0 değil de 3-0 kaybetselerdi; Milano'daki maçta beraberlik Rubin'i üst tura yükseltecekti.. Mourinho fantezi yapmamayı tercih etti. Barça da R.Madrid maçı öncesi vitesi düşürünce, İnter istediğini aldı..
İnter'in 2-0 mağlupken ısrarla defans yapmasının nedenini bir maç boyu akıl edemeyip seyirciye söyleyemeyen İlker Yasin'e sevgilerimi sunuyor, NTV'de izleyeceğim Şampiyonlar Ligi maçlarının hayallerini kurup kendim tatmin etmeye çalışıyorum.. Belki birgün..
Bu arada; koydu sağdan araya!
Asıl değineceğim konu ise; 2. yarı 2-0 mağlup durumdaki İnter çok açılmadı, skora razı gibiydiler. Elbette ki bunun bir sebebi vardı; zira D.Kiev'in son maçta Barça'yı yenemeyeceğini varsaydığımızda şu an için puanları ve averajları eşit olan İnter ve Rubin Kazan, Milano'da da berabere kalırlarsa şu an attığı ve yediği gol Rubin Kazan'dan 1 fazla olan İnter üst tura yükselecek takım oluyor. Ancak bugünkü maçı 2-0 değil de 3-0 kaybetselerdi; Milano'daki maçta beraberlik Rubin'i üst tura yükseltecekti.. Mourinho fantezi yapmamayı tercih etti. Barça da R.Madrid maçı öncesi vitesi düşürünce, İnter istediğini aldı..
İnter'in 2-0 mağlupken ısrarla defans yapmasının nedenini bir maç boyu akıl edemeyip seyirciye söyleyemeyen İlker Yasin'e sevgilerimi sunuyor, NTV'de izleyeceğim Şampiyonlar Ligi maçlarının hayallerini kurup kendim tatmin etmeye çalışıyorum.. Belki birgün..
Bu arada; koydu sağdan araya!
5 Kasım 2009 Perşembe
Kime Göre Büyük, Neye Göre Büyük?
Trabzonspor'un 1. lige yükseldiği yıldan itibaren 3 İstanbul takımının ve Trabzonspor'un ligi bitirme dereceleri aşağıdaki gibi. 27 senedir şampiyon olamamış bir takım olmamıza rağmen genel görüntüde çok çok büyük farklılıklar yok.
Bu tablo ışığında sormak lazım; Kim kime göre büyük, neye göre büyük? Ayrıca bu konuda ahkam kesenlere, Trabzonspor'u hepten defterden silip Beşiktaş'ı da silme çabasında olanlara da şunu hatırlatmak lazımdır ki; önemli olan büyüklüğü değil işlevi!
74-75 Fenerbahçe ( 2. Galatasaray, 5. Beşiktaş, 9. Trabzonspor )
75-76 Trabzonspor ( 2. Fenerbahçe, 3. Galatasaray, 11. Beşiktaş )
76-77 Trabzonspor ( 2. Fenerbahçe, 4. Beşiktaş, 5. Galatasaray )
77-78 Fenerbahçe ( 2. Trabzonspor, 3. Galatasaray, 5. Beşiktaş )
78-79 Trabzonspor ( 2. Galatasaray, 3. Fenerbahçe, 9. Beşiktaş )
79-80 Trabzonspor ( 2. Fenerbahçe, 9. Galatasaray, 11. Beşiktaş )
80-81 Trabzonspor ( 3. Galatasaray, 5. Beşiktaş, 10. Fenerbahçe )
81-82 Beşiktaş ( 2. Trabzonspor, 3. Fenerbahçe, 11. Galatasaray )
82-83 Fenerbahçe ( 2. Trabzonspor, 3. Galatasaray, 5. Beşiktaş )
83-84 Trabzonspor ( 2. Fenerbahçe, 3. Galatasaray, 4. Beşiktaş )
84-85 Fenerbahçe ( 2. Beşiktaş, 3. Trabzonspor, 5. Galatasaray )
85-86 Beşiktaş ( 2. Galatasaray, 5. Fenerbahçe, 7. Trabzonspor )
86-87 Galatasaray ( 2. Beşiktaş, 4. Trabzonspor, 5. Fenerbahçe )
87-88 Galatasaray ( 2. Beşiktaş, 6. Trabzonspor, 8. Fenerbahçe )
88-89 Fenerbahçe ( 2. Beşiktaş, 3. Galatasaray, 5. Trabzonspor )
89-90 Beşiktaş ( 2. Fenerbahçe, 3. Trabzonspor, 4. Galatasaray )
90-91 Beşiktaş ( 2. Galatasaray, 3. Trabzonspor, 5. Fenerbahçe )
91-92 Beşiktaş ( 2. Fenerbahçe, 3. Galatasaray, 4. Trabzonspor )
92-93 Galatasaray ( 2. Beşiktaş, 3. Trabzonspor, 5. Fenerbahçe )
93-94 Galatasaray ( 2. Fenerbahçe, 3. Trabzonspor, 4. Beşiktaş )
94-95 Beşiktaş ( 2. Trabzonspor, 3. Galatasaray, 4. Fenerbahçe )
95-96 Fenerbahçe ( 2. Trabzonspor, 3. Beşiktaş, 4. Galatasaray )
96-97 Galatasaray ( 2. Beşiktaş, 3. Fenerbahçe, 4. Trabzonspor )
97-98 Galatasaray ( 2. Fenerbahçe, 3. Trabzonspor, 6. Beşiktaş )
98-99 Galatasaray ( 2, Beşiktaş, 3. Fenerbahçe, 4. Trabzonspor )
99-00 Galatasaray ( 2. Beşiktaş, 4. Fenerbahçe, 6. Trabzonspor )
00-01 Fenerbahçe ( 2. Galatasaray, 4. Beşiktaş, 5. Trabzonspor )
01-02 Galatasaray ( 2. Fenerbahçe, 3. Beşiktaş, 14. Trabzonspor )
02-03 Beşiktaş ( 2. Galatasaray, 6. Fenerbahçe, 7. Trabzonspor )
03-04 Fenerbahçe ( 2. Trabzonspor, 3. Beşiktaş, 6. Galatasaray )
04-05 Fenerbahçe ( 2. Trabzonspor, 3. Galatasaray, 4. Beşiktaş )
05-06 Galatasaray ( 2. Fenerbahçe, 3. Beşiktaş, 4. Trabzonspor )
06-07 Fenerbahçe ( 2. Beşiktaş, 3. Galatasaray, 4. Trabzonspor )
07-08 Galatasaray ( 2. Fenerbahçe, 3. Beşiktaş, 6. Trabzonspor )
08-09 Beşiktaş ( 3. Trabzonspor, 4. Fenerbahçe, 5. Galatasaray )
35 Yılda,
BEŞİKTAŞ
8 Şampiyonluk
9 İkincilik
5 Üçüncülük
5 Dördüncülük
İlk 4 aşağısı, 8
FENERBAHÇE
10 Şampiyonluk
11 İkincilik
4 Üçüncülük
3 Dördüncülük
İlk 4 aşağısı, 7
GALATASARAY
11 Şampiyonluk
6 İkincilik
9 Üçüncülük
2 Dördüncülük
İlk 4 aşağısı, 7
TRABZONSPOR
6 şampiyonluk
7 ikincilik
7 üçüncülük
6 dördüncülük
İlk 4 aşağısı, 9
Bu tablo ışığında sormak lazım; Kim kime göre büyük, neye göre büyük? Ayrıca bu konuda ahkam kesenlere, Trabzonspor'u hepten defterden silip Beşiktaş'ı da silme çabasında olanlara da şunu hatırlatmak lazımdır ki; önemli olan büyüklüğü değil işlevi!
74-75 Fenerbahçe ( 2. Galatasaray, 5. Beşiktaş, 9. Trabzonspor )
75-76 Trabzonspor ( 2. Fenerbahçe, 3. Galatasaray, 11. Beşiktaş )
76-77 Trabzonspor ( 2. Fenerbahçe, 4. Beşiktaş, 5. Galatasaray )
77-78 Fenerbahçe ( 2. Trabzonspor, 3. Galatasaray, 5. Beşiktaş )
78-79 Trabzonspor ( 2. Galatasaray, 3. Fenerbahçe, 9. Beşiktaş )
79-80 Trabzonspor ( 2. Fenerbahçe, 9. Galatasaray, 11. Beşiktaş )
80-81 Trabzonspor ( 3. Galatasaray, 5. Beşiktaş, 10. Fenerbahçe )
81-82 Beşiktaş ( 2. Trabzonspor, 3. Fenerbahçe, 11. Galatasaray )
82-83 Fenerbahçe ( 2. Trabzonspor, 3. Galatasaray, 5. Beşiktaş )
83-84 Trabzonspor ( 2. Fenerbahçe, 3. Galatasaray, 4. Beşiktaş )
84-85 Fenerbahçe ( 2. Beşiktaş, 3. Trabzonspor, 5. Galatasaray )
85-86 Beşiktaş ( 2. Galatasaray, 5. Fenerbahçe, 7. Trabzonspor )
86-87 Galatasaray ( 2. Beşiktaş, 4. Trabzonspor, 5. Fenerbahçe )
87-88 Galatasaray ( 2. Beşiktaş, 6. Trabzonspor, 8. Fenerbahçe )
88-89 Fenerbahçe ( 2. Beşiktaş, 3. Galatasaray, 5. Trabzonspor )
89-90 Beşiktaş ( 2. Fenerbahçe, 3. Trabzonspor, 4. Galatasaray )
90-91 Beşiktaş ( 2. Galatasaray, 3. Trabzonspor, 5. Fenerbahçe )
91-92 Beşiktaş ( 2. Fenerbahçe, 3. Galatasaray, 4. Trabzonspor )
92-93 Galatasaray ( 2. Beşiktaş, 3. Trabzonspor, 5. Fenerbahçe )
93-94 Galatasaray ( 2. Fenerbahçe, 3. Trabzonspor, 4. Beşiktaş )
94-95 Beşiktaş ( 2. Trabzonspor, 3. Galatasaray, 4. Fenerbahçe )
95-96 Fenerbahçe ( 2. Trabzonspor, 3. Beşiktaş, 4. Galatasaray )
96-97 Galatasaray ( 2. Beşiktaş, 3. Fenerbahçe, 4. Trabzonspor )
97-98 Galatasaray ( 2. Fenerbahçe, 3. Trabzonspor, 6. Beşiktaş )
98-99 Galatasaray ( 2, Beşiktaş, 3. Fenerbahçe, 4. Trabzonspor )
99-00 Galatasaray ( 2. Beşiktaş, 4. Fenerbahçe, 6. Trabzonspor )
00-01 Fenerbahçe ( 2. Galatasaray, 4. Beşiktaş, 5. Trabzonspor )
01-02 Galatasaray ( 2. Fenerbahçe, 3. Beşiktaş, 14. Trabzonspor )
02-03 Beşiktaş ( 2. Galatasaray, 6. Fenerbahçe, 7. Trabzonspor )
03-04 Fenerbahçe ( 2. Trabzonspor, 3. Beşiktaş, 6. Galatasaray )
04-05 Fenerbahçe ( 2. Trabzonspor, 3. Galatasaray, 4. Beşiktaş )
05-06 Galatasaray ( 2. Fenerbahçe, 3. Beşiktaş, 4. Trabzonspor )
06-07 Fenerbahçe ( 2. Beşiktaş, 3. Galatasaray, 4. Trabzonspor )
07-08 Galatasaray ( 2. Fenerbahçe, 3. Beşiktaş, 6. Trabzonspor )
08-09 Beşiktaş ( 3. Trabzonspor, 4. Fenerbahçe, 5. Galatasaray )
35 Yılda,
BEŞİKTAŞ
8 Şampiyonluk
9 İkincilik
5 Üçüncülük
5 Dördüncülük
İlk 4 aşağısı, 8
FENERBAHÇE
10 Şampiyonluk
11 İkincilik
4 Üçüncülük
3 Dördüncülük
İlk 4 aşağısı, 7
GALATASARAY
11 Şampiyonluk
6 İkincilik
9 Üçüncülük
2 Dördüncülük
İlk 4 aşağısı, 7
TRABZONSPOR
6 şampiyonluk
7 ikincilik
7 üçüncülük
6 dördüncülük
İlk 4 aşağısı, 9
21 Ekim 2009 Çarşamba
Gökdeniz Karadeniz'den Fatih Terim'e
28 Ağustos 2009 Cuma
Hodri Meydan
Beşiktaş-Gaziantepspor: 1
Trabzon-Bursa: 2
Fenerbahçe-Manisaspor: 1
Ankaragücü-İBB: 0
Kayseri-Denizli: 1
Sivas-Diyarbakır: 1
Kasımpaşa-G.Birliği: 0
Eskişehir-Antalya: 1
Ankaraspor-G.Saray:2
Trabzon-Bursa: 2
Fenerbahçe-Manisaspor: 1
Ankaragücü-İBB: 0
Kayseri-Denizli: 1
Sivas-Diyarbakır: 1
Kasımpaşa-G.Birliği: 0
Eskişehir-Antalya: 1
Ankaraspor-G.Saray:2
26 Ağustos 2009 Çarşamba
Edin Dzeko- Karim Ziani
13 Ağustos 2009 Perşembe
İlginç
* İskoç oyuncu Kevin Bremner 1982-1983 sezonunda 5 farklı takım adına gol atmış.
* Bob Mc Grory denen adam 14 sene Stoke City'de oynadıktan sonra 17 sene de Stoke City'nin antrenörlüğünü yapmış.
* İlk profesyonel futbol takımı 1879'da Sheffield'ta kurulmuş; The Zulus
* İlk altın gol 1868'te Cromwell Cup Finali'nde uygulanmış ve Sheffield Wednesday 1-0 la kupayı almış.
* Bob Mc Grory denen adam 14 sene Stoke City'de oynadıktan sonra 17 sene de Stoke City'nin antrenörlüğünü yapmış.
* İlk profesyonel futbol takımı 1879'da Sheffield'ta kurulmuş; The Zulus
* İlk altın gol 1868'te Cromwell Cup Finali'nde uygulanmış ve Sheffield Wednesday 1-0 la kupayı almış.
5 Ağustos 2009 Çarşamba
Batuhan Gaziantep'ten de Ayrıldı
Kişisel sebeplerden dolayı Gaziantep'te oynamak istemediğini açıklamış.. Yurtdışında bir takımla anlaşmış olma ihtimali yüksek bana göre. Yurtdışı olmazsa Trabzonspor'un gündemine de gelebilir tekrar.. Pek ister miyim? Bilmiyorum..
4 Ağustos 2009 Salı
Bir Değişik Adam ; Özkan Sümer
Son yıllarda -bana göre- yaptığı yanlışlardan dolayı kendisine olan güvenim azalsa da Trabzonspor'a olan katkıları tartışılmaz.. Trabzonspor'un tarihinin en kötü dereceyle ligi bitirdiği sezonda (2001-2002 sezonundaki 14.lük) başkan olması hasebiyle Mehmet Ali Yılmazcı Trabzonsporlular tarafından daima yerden yere vurulur ama bence Don Kişotluk yaparak "Trabzonspor benim çocuğumdur" diyerek kulübü kendinden küçük gören Mehmet Ali Yılmaz'ın hegamonyasından kurtarmıştır. Öyle ki yıllardır kulübü kendisine borçlandıran MAY, başkanlığı kaybeder kaybetmez maddi olarak zor durumda olduğunu bildiği Özkan Sümer yönetiminin üzerine gitmiş,kulübe defalarca icra memurlarını yollamıştır. Hatta bir keresinde haciz gelen eşyaları toplamaya giden işçiler, icra gelen kurumun Trabzonspor olduğunu görünce eşyaları taşımayı reddetmişlerdir. Gelirlerin tümü temlikli olduğu için forma reklamı almadan oynadığımız günlerdi o günler.. Bu durumlara düşmüştü kulüp..
"Sancısız doğum olmaz" lafının doğruluğuna daima inanırım. Trabzonspor'un yeniden ayağa kalkması da o sancılı günlerin ardından oldu. Hem de kısıtlı imkanlarla, 3-5 kuruşa yapılan transferlerle.. Kendisine "Yıldız oyuncu alacak mısınız?" diye soran gazeteciye "Yıldız görmek isteyen gökyüzüne baksın" cevabı hafızalara kazınmıştır.
O zor yılların ardından kazanılan Türkiye Kupaları, şampiyonluğa oynanan seneler ve alınan iki 2.lik.. Ve bu dönemlerin hepsinde takımın iskeletinde şu 4 isim vardı; Fatih Tekke, Gökdeniz,Hüseyin,Yattara. Bunların ortak özelliği ise tamamının takıma Özkan Sümer tarafından kazandırılmasıdır.. Her ne kadar hatalar yapmış olsa da bu bile kendisine saygı duyulmayı gerektirir bana göre..
Futbol adamlığı dışında komik hikayeleri meşhurdur, küfür manyağıdır.. Daha önce çoğunu değişik ortamlarda dinlediğim hikayeleri ekşisözlükten aktarıyorum sizlere;
***bir defasında, maçta topu uzun süre ayağında tutup kimseye pas vermeyen futbolcusuna şöyle bağırdığı rivayet olunur:- lan topu mu sikeceksin, ki iki saatir sibobunu arayıp duruyorsun?
***özkan sümer, zannedersem zonguldak'ta antrenörlük yaparken, takimin bitmek bilmez gol sikintisini çözmek üzere, zamanin kalburüstü forvetlerinden biri, ayhan olabilir ismi, epey de bir para dökülerek alinir. ama futbol iste, bekleneni veremez, "bu maçta patlayacak, olmadi digerinde patlayacak" derken, neredeyse ligin sonu gelir, ayhan bir türlü patlayamaz. son maçlardan birine çikarken ayhan özkan sümer'in yanina gelir:
- hocam, der, gerçi simdiye kadar pek iyi gitmedi, ama merak etmeyin, bu maçta yüzünüzü güldürecegim.sümer bir öksürür, ve yapistirir:
- oglum ayhan, ben ligin basindan beri sana gülüyorum zaten
***bir rivayete göre soyunma odasında taktik verirken ali kemal'e topu alır almaz rakibe vermesini söyleyen teknik direktördür. sonrasında:
ali kemal: efendim hocam,
özkan sümer: top sana gelirse en yakın rakibe veriyorsun.
ali kemal: anlamadım
özkan sümer: rakibe vereceksin topu
ali kemal: niye hocam?
özkan sümer: rakipten topu hemen alıyoruz senden yarım saatte alamıyoruz.
***yıllar sonra bir gün bu sefer bir idmandayız.
özkan sümer: la olum mehmet, ismail, topa gözünüzü kapayın da vurun.
mehmet: niye hocam?
özkan sümer: bari yüzde elli şansımız olsun.
***puan tablosunda kısa süreliğine trabzonspor'dan bir üst dereceye yerleştiğinde "artık trabzonspor'un büyüklüğü geçti, bizim devrimiz, onların değil bizim maçlarımızı yayınlayın" beyanatında bulunan üç büyükler yalakası bir kulübün yöneticisine şu şekil cevap vermiştir:
"büyük olmak için büyüklerle sevişmeyeceksin, savaşacaksın önce."
***rivayete göre, sabah kendisine günaydın diyen hasan'a*:
-bana günaydın deme hasan, futbolu bıraktım hocam de. demiştir.
"Sancısız doğum olmaz" lafının doğruluğuna daima inanırım. Trabzonspor'un yeniden ayağa kalkması da o sancılı günlerin ardından oldu. Hem de kısıtlı imkanlarla, 3-5 kuruşa yapılan transferlerle.. Kendisine "Yıldız oyuncu alacak mısınız?" diye soran gazeteciye "Yıldız görmek isteyen gökyüzüne baksın" cevabı hafızalara kazınmıştır.
O zor yılların ardından kazanılan Türkiye Kupaları, şampiyonluğa oynanan seneler ve alınan iki 2.lik.. Ve bu dönemlerin hepsinde takımın iskeletinde şu 4 isim vardı; Fatih Tekke, Gökdeniz,Hüseyin,Yattara. Bunların ortak özelliği ise tamamının takıma Özkan Sümer tarafından kazandırılmasıdır.. Her ne kadar hatalar yapmış olsa da bu bile kendisine saygı duyulmayı gerektirir bana göre..
Futbol adamlığı dışında komik hikayeleri meşhurdur, küfür manyağıdır.. Daha önce çoğunu değişik ortamlarda dinlediğim hikayeleri ekşisözlükten aktarıyorum sizlere;
***bir defasında, maçta topu uzun süre ayağında tutup kimseye pas vermeyen futbolcusuna şöyle bağırdığı rivayet olunur:- lan topu mu sikeceksin, ki iki saatir sibobunu arayıp duruyorsun?
***özkan sümer, zannedersem zonguldak'ta antrenörlük yaparken, takimin bitmek bilmez gol sikintisini çözmek üzere, zamanin kalburüstü forvetlerinden biri, ayhan olabilir ismi, epey de bir para dökülerek alinir. ama futbol iste, bekleneni veremez, "bu maçta patlayacak, olmadi digerinde patlayacak" derken, neredeyse ligin sonu gelir, ayhan bir türlü patlayamaz. son maçlardan birine çikarken ayhan özkan sümer'in yanina gelir:
- hocam, der, gerçi simdiye kadar pek iyi gitmedi, ama merak etmeyin, bu maçta yüzünüzü güldürecegim.sümer bir öksürür, ve yapistirir:
- oglum ayhan, ben ligin basindan beri sana gülüyorum zaten
***bir rivayete göre soyunma odasında taktik verirken ali kemal'e topu alır almaz rakibe vermesini söyleyen teknik direktördür. sonrasında:
ali kemal: efendim hocam,
özkan sümer: top sana gelirse en yakın rakibe veriyorsun.
ali kemal: anlamadım
özkan sümer: rakibe vereceksin topu
ali kemal: niye hocam?
özkan sümer: rakipten topu hemen alıyoruz senden yarım saatte alamıyoruz.
***yıllar sonra bir gün bu sefer bir idmandayız.
özkan sümer: la olum mehmet, ismail, topa gözünüzü kapayın da vurun.
mehmet: niye hocam?
özkan sümer: bari yüzde elli şansımız olsun.
***puan tablosunda kısa süreliğine trabzonspor'dan bir üst dereceye yerleştiğinde "artık trabzonspor'un büyüklüğü geçti, bizim devrimiz, onların değil bizim maçlarımızı yayınlayın" beyanatında bulunan üç büyükler yalakası bir kulübün yöneticisine şu şekil cevap vermiştir:
"büyük olmak için büyüklerle sevişmeyeceksin, savaşacaksın önce."
***rivayete göre, sabah kendisine günaydın diyen hasan'a*:
-bana günaydın deme hasan, futbolu bıraktım hocam de. demiştir.
La İlahe İllallah
18 Haziran 2009 Perşembe
Antônio Augusto Ribeiro Reis Junior
Tam adı başlıkta.. Bildiğimiz adıyla Juninho Pernambucano.. Hani istikrar abidesi derler ya, öyle bir adam.. 1993-2009 arasında oynadığı takım sayısı; 3. Hatta 1 yıl oynadığı Recife'yi saymazsak 14 yıl boyunca 2 forma terletmiş sadece; Vasco de Gama ve Lyon.. İstikrarı ve istatistikleri göz kamaştırıcı. Lyon'un altın çağında 8 senede 250 maça çıkmış ve 75 gol atmış bir adamdan söz ediyoruz.. Ve bana göre dünyanın en iyi frikik kullanan adamından..Katar şampiyonu Al Gharaffa ile anlaşmış yeni sezon için yalnız ücret bana biraz düşük geldi; yıllık 2.5 milyon Euro.
Gözümde her zaman Türkiye'deki büyük takımlardan birini tek başına şampiyon yapabilecek oyuncuydu, Roman Riquelme gibi..
Türkiye'ye gelseydi "Reis" olurdu yani, tıpkı ismindeki gibi..
15 Haziran 2009 Pazartesi
Profesyonel(!) Yaşam
Galatasaray Yönetimi, Cevat Güler'le sözleşme yenilemeyeceklerini açıklamış.. Rijkaard'ın ve Neeskens'in gelmesiyle Cevat Hoca'nın pozisyonuyla ilgili bir sıkıntı doğmuş olabilir ama koca Galatasaray'da yok mu bu adamdan faydalanılabilecek bir birim.
11 Haziran 2009 Perşembe
9 Haziran 2009 Salı
Geri Vites
=
* Ben başkan olduğum sürece Mustafa Denizli bu kulüpten içeri giremez.
* Sivas maçına PAF takımla çıkıyoruz
*"Sen ufak Ahmet Çakarla çık maçlara!"
Beşiktaş Kulübü Başkanı Yıldırım Demirören, telefonla bağlandığı televizyon kanalında kullandığı bir ifadenin farklı taraflara çekildiğini ve uygunsuz şekilde değerlendirildiğini belirtti.
Yıldırım Demirören'in, siyah-beyazlı kulübün resmi internet sitesinde yer alan açıklamasında, ''Söz konusu programda Ahmet Çakar'ın ısrarla ve bilinçli olarak (İki başkandan birisi yalan söylüyor) ifadesinin yakışıksız ve çok yanlış olduğunu anlatmaya çalışırken, kullandığım bir ifade farklı taraflara çekilmiş ve uygunsuz bir şekilde değerlendirilmiştir. Kamuoyuna yansıtıldığı gibi bir kelime kullanmak asla tarzım olmadığı gibi kişiliğimle ve aldığım terbiye ile de bağdaşmamaktadır. Yine de kullandığım kelime yanlış anlaşıldıysa tüm kamuoyundan özür dilerim'' ifadelerini kullandı.
Yıldırım Demirören'in, siyah-beyazlı kulübün resmi internet sitesinde yer alan açıklamasında, ''Söz konusu programda Ahmet Çakar'ın ısrarla ve bilinçli olarak (İki başkandan birisi yalan söylüyor) ifadesinin yakışıksız ve çok yanlış olduğunu anlatmaya çalışırken, kullandığım bir ifade farklı taraflara çekilmiş ve uygunsuz bir şekilde değerlendirilmiştir. Kamuoyuna yansıtıldığı gibi bir kelime kullanmak asla tarzım olmadığı gibi kişiliğimle ve aldığım terbiye ile de bağdaşmamaktadır. Yine de kullandığım kelime yanlış anlaşıldıysa tüm kamuoyundan özür dilerim'' ifadelerini kullandı.
Taner Gülleri İstanbul BŞB'de
Hem karakteri hem oyunuyla Antalyaspor döneminden beri sürekli takip ettiğim ve çok beğendiğim bir adamdır Taner. Çok isterdim Trabzonspor'a gelmesini.. Avni Aker'de sıkışan maçlar için bize ilaç olabilirdi. Abdullah Avcı ve İstanbul BŞB herkesten önce davranıp 2 yıllığına anlaşmışlar Tanerle. 2 taraf için de hayırlı olsun..Kafama tkaılan nokta ise Taner'in İsmetpaşa'nın atmosferinden sonra Olimpiyat Stadı'nın atmosferine(!) nasıl alışacağı...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




