31 Temmuz 2008 Perşembe

Tribün Çocuğu


1970'lerde Bursa Dynamo Kiev maçında Rusların futbolundan etkilenen Bursa'nın Mesken İlçesi'nin Ertuğrul Gazi Gençlik ve Spor Kulübü adını Dynamo Mesken olarak değiştirmiş. Böylece başına gelmedik kalmamış. Kapatılan ilk futbol kulübü. Solcu semtin takımı Dinamo Mesken'in amigosu Erkan Can aşağıda da röportajı.


Nokta Dergisi'nden


80 döneminde gençlik yıllarınızın geçtiği bursa'da siyasi gerekçelerle kapatılmış bir kulübünüzün olduğunu söylediniz. nedir bu dinamo? bu bir espri miydi? eğer doğ­ruysa bu bir ilk. neydi mesken'in öyküsü?


- 80’li yıllar, amatör takımlar devri. 22 ya­şındaydım. o zamanlar yeni yeni ucuz mes­kenler kuruluyordu bursa'da. top oynayacak yerimiz çoktu. daha sonra mahallenin altına eğitim enstitüsü açılınca oradan öğrenci ağabeylerimiz geldi. mahalleli de onlarla be­raber kulüpte takılmaya başladı, solcu oldu. kulüp orada doğdu. takımın adını dinamo mesken koydular. daha sonra futbol falan bitti. kimse arkasını sormadı, açılmadı.


sizin o yıllarda kalecilik de yaptığınız söy­leniyor. kaleci, argoda parasız anlamında kullanılır. nasılsın diye sorduklarında "schumacher gibiyim" diyormussunuz. ama sanırım siz takımın amigosuydunuz...


- kalecilik yapmadım. o benim jargonum. nasılsın diyorlar, kaleciyim diyorum. bekliyo­ruz, para yok, pul yok, kaleci durumu da ora­dan gelir. o benim otuz yıldır söylediğim bir durumdur yani. amigoluk yaptım tabii ki.


nasıl bağırttırıyordunuz tribünleri?


- dinamo'nun gençleri, bir elinde şişe, sa­atlerce neşe! dinamo'nun gençleri birçok menekşe!


mahalle benimsiyor muydu dinamo mesken'i?


- tabi canım, gurur duyardık! tomas or­hanlar, yakalı mehmetler, komando musta­fa la r, avanta kemaller, ertuğrul kanşay. bu abiler bilirler bunları.


sizin de lakabınız var mıydı?


- sarı! benim lakabım san'dır. adımı bil­mem. eskiden daha da sarıydım, sapsarıy­dım. kill bill!


peki derdiniz neydi, mahalleyi moskova'ya bağlamak gibi bir niyetiniz mi vardı?


- (gülüşmeler) yoo... zaten solcu bir ma­hallede büyüdüğümüz için takımın adı da böyle olacaktı. çok normaldi bu.


anladığım kadarıyla darbe öncesi mahalleler kendi kulüplerini kalkındırabiliyordu ama sonra her şey için para gerekti. bu arada o yardımlaşma durumu da darbeyle birlikte gitti.


- evet, başka bir şeyler lazımdı, yetmedi. "satıyorlar oğlum" diyor, rafet el roman'ın filmde oynadığı karakter. dar alanda kısa paslaşmalar, her şeyi anlatıyor bence. zaten hikâyesi de akyazı akınspor'dur. biz onu bursa hikayeleriyle harmanladık. bursa'da çekildi film.bursa'nın spor camiasının eskilerinden birkaç kişiyi aradık. dinamo mesken'in varlığıyla ilgili sorular sorduk.


sağ cenahın eskilerinden biri sizin bunu abarttığınızı...


- sağdan yürüsün, saçak altından, cüzdan bulur belki!


hayat futbola fena halde benzer diye bir sloganı var filmin. dinamo mesken'in hi­kâyesine baktığımızda görüyoruz, futbol da siyasete benziyor. şu anda da çarşı gru­bunun müdavimi olduğu bir mekândayız. futbolu ve siyaseti birlikte nasıl yorumlu­yorsunuz?


- stratejidir. programdır; koçluk işidir, ka­fana göre oynayamazsın. futbolun da haya­tın içindeki gibi bir ahlakı var. tek başına yapılabilen bir şey değildir. "bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine." ha­yatı sürdürebilmek için dört doğru pas yüz­de 90 goldür. siyasette de böyle. çarşı'yı da seviyorum tabi. iyi bir tribünü var.


dar alanda kısa paslaşmalar'da siz kaleci torba suat'ı canlandırdınız. karakterin si­zin üzerinize yazıldığı söylenir. dinamo mesken'den esinlenildi mi filmde?


- yok, ama bunları anlatmıştım, etkisi ol­muştur yani.

30 Temmuz 2008 Çarşamba

Kazım'dan Macar Salamı

Geçen sene İnönü Stadyumun'da kapalı tribünün önünde oynadığı maçta kendine ne kadar güvenen ve ayaklarına ne kadar hakim bir oyuncu olduğuna şahit olmuştuk. Sonrasında Chelsea maçlarındaki performansıyla iyiden iyiye Fenerbahçe'nin en iyi oyuncularından biri oldu.Euro 2008'de takımın iyileri arasına girdi. Hemen hemen her maç takımın en iyileri arasında yer aldı. Bu sezona da çok hızlı girdi Colin Kazım. MTK karşısındaki futbolu inanılmazdı. Takım olarak çok kuvvetli bir görüntü çizdiler. Fenerbahçe'nin kulübesindeki isimler bile çok iyi Emre, Burak, Deivid yedek kalabilirler.

Yönetici Aranıyor

Kayserispor geçen sene sezon öncesinde 5 kombine satmanın şokunu yaşamıştı. Bu sene Recep Mamur'un yalancısıyız 270 kombine satılmış. Aghahowa transferine rağmen. Mamur "Trabzon'un nüfusu 250 bin, onların sattığı kombine 15 bine yaklaştı. Biz bu şartlarda transfer yapamayacağız" diyerek özetlemiş durumu. Hatta yeni transferlerin sözleşmelerini bile fesh edeceklerini söylemiş. Resmen tehdit etmiş. Trabzon'un nüfusunu da 3'te 1'e indirmiş. Trabzon'un nüfusu 740 bin. Kayseri'nin nüfusu 1 milyon 165 bin. Buradan yola çıkmış Mamur. Enteresan tabii. Mamur yapılan transferleri bile fesh edeceklerini söylüyor. Peki 270 kişiye ne diyeceksiniz?

Bir benzeri Beşiktaş'ta yaşanıyor. 1717 kombine satılmış. "Taraftar kombine alsın korkmasın İnönü Stadı'nda oynayacağız" diyor Ertunç Soğancıoğlu. İki gün sonra bu kez Levent Erdoğan çıkıp "İnönü'yü yıkacağız. Kombine satmak için böyle bir açıklama yapılmış" diyor. İkisi de Beşiktaş'ın yöneticisi. Açıklamalarının arasında bir günlük bir zaman dilimi var. Bir taraftar yıkılmayacakmış diye gidip kombine alacak ertesi gün yıkılacak haberini alacak. Bu konuyu da düşündüler mi acaba? Bu arada İstanbul'un nüfusu kaçtı.

Türkiye'nin siyasi hayatında nasıl önderler, liderler yoksa. Futbolda da yönetici sıkıntısı yaşanıyor. Bazı kulüp başkanlarını tenzih ederek tabii.

Can Yakmak

30 Haziran 2008

Ankaragücü´nün yeni transferi Mehmet Yılmaz, çok iyi bir hazırlık dönemi geçirdiklerini belirterek, "Bu takım çok can yakar" dedi.

10 Haziran 2008

Sağlam "St.Johann karşısında savunmada sergilenen oyun beni ilerisi için mutlu etti. Lige ve UEFA Kupası’na hazır bir Beşiktaş olarak gireceğiz. Biz bu sene çok canlar yakacağız. Takımımdan şu anda son derece memnunum. Eğer transfer gündeme gelirse bunu sizinle mutlaka paylaşırım" dedi.

Can yakmak kolay mesele can almakta. Ertuğrul Sağlam'ın futbol felsefesi halen Kayserispor'daki gibi devam ediyor. Beşiktaş'ın büyüklüğünü yıllar önce takımdan ayrıldıktan sonra unuttu mu yoksa?

Kim Demiş Ne Demiş (4)

Maradona Demişki:

'Biz futbolcular, sürekli üzerimizde çok baskı olduğundan yakınırız. Baskı, ancak evlerine beş peso getirip çocuklarını geçindiremeyen insanların üzerinde olur. Binlerce dolar alıp, sahaya çıkıp oynuyoruz ve ağzımızı açınca stresten bahsediyoruz… Stres bu ülkede, sabahın altısında kalkanlar içindir, lanet olsun ki.'"

Futsal Ligi Kuruluyor

Geçtiğimiz sene federasyon seçimleri nedeniyle kurulamayan Futsal Ligi bu sene kuruluyor. Eylül ayında tanıtımı yapılacak ligin başlangıcı ise kış aylarında. Üniversiteler, amatör kulüpler, müessese takımları ve profesyonel kulüplerin katılımıyla gerçekleştirilmesi planlanan lige katılım ücretinin de düşük tutulacağı söyleniyor.

28 Temmuz 2008 Pazartesi

Vur Beline Kazmayı

19 Mayıs'ta ilk kazma vuruluyor dendi. Mayıs ayı geçeli 2 ay oldu. Stadyum yıkılmadı yenisi yapılmadı. Açıklama yapıldı. Sene sonuna dek İnönü'deyiz. Herkes kombine alsın dendi. 1717 kişi kombine almış. Fenerbahçe 30 bin satmış. 19 Mayıs'ta ilk kazma vurulacak dendi. Yıldırım Demirören kongrede gövde gösterisi yaptı ama sonuç yok. Dam üstünde saksağan vur beline kazmayı. 19 Mayıs'ta ilk kazma vurulacak dendi. Şimdi İnönü'ye bekleriz deniliyor.

John Terry




Vefa Pes Etti

100. yılını kutlayan Vefaspor dramatik noktalara ulaşmış ekonomik sıkıntılara sonunda boyun eğmek zorunda kaldı. Eminönü Belediyesi Vefaspor yönetimini ele geçirdi. Vefaspor'un adının yaşatılması adına güzel bir birliktelik ancak Belediye Başkan Yardımcısının kulüp başkanı olması ve Recep Tayyip Erdoğan'ın yardımcısı Hayati Yazıcı'nın oğlunun hatta oğlunun arkadaşınında yönetime seçilmesi gerçek Vefasporlular için üzüntü verici olsa gerek. Ama kendi düşen ağlamaz. 2007 senesinde Vefalılardan yardım amacıyla banka hesabına para yatırılması istenmiş sonuçsa hüsran olmuştu. Yalnızca 1 kişi banka hesabına para yatırmış kulübün eski Başkanı Raif Bakova vefaya yapılan vefasızlığı anlatmıştı.

27 Temmuz 2008 Pazar

MEHMET IŞIKLAR

"Kıyamet kopar, çöker karanlık,

Allah bizi affetmez, çok günah aldık,

Sevenler ayrılmaz, bir plan yaptık,

Tüm Çarşı cehennemden kombine aldık."




Onun nasıl bir insan olduğunu anlatan en iyi iki örnek aslında.


"Samsunspor-Beşiktaş maçı Samsunspor'un cezası nedeniyle maç Ankara'da oynanıyor. maç bitmiş Beşiktaşımız yenilmiş. otobüslere doğru yürüyoruz. yan tarafımızdan Samsunspor taraftarını taşıyan çift katlı bir otobüs geçiyor. Beşiktaşlılar ile Samsunsporlular el kol hareketi yapıyor. otobüs duruyor ve içnden 20-25 kadar samsunsporlu -şirinler grubu- arkadaş ellerinde dönerlerle Beşiktaşlılara saldırıyor. Optik benim bulunduğum yere en fazla 10 metre belinden kemerini çıkarıyor, onu gören kemerini çıkarıyor, yolun karşısındaki Samsunsporlulara koşuyor, tam bu sırada acı bir fren sesi Optik Başkan havada Samsunsporluların elinden döner bıçakları yavaş yavaş yere iniyor, Beşiktaşlılar kemerleri atıyor. Optik Başkan Ankara'da hastaneye kaldırılıyor, herkes öldü diyor Ankara'dan istanbul'a kadar otobüste çıt çıkmıyor, tribünün kafa abileri Optik'in yanından arıyorlar; "Birşeyi yok merak etmeyin, mesajı da var Galatasaray maçında tribünde" o gün anladık sen ölmezmişin, ölmedin ki sen. "


*********


"Maç öncesi Ortaköy'den yürümeye başladık. Yolumuzda epey var. Taksiyle yanımızda bir Beşiktaşlı duruyor. Kafayı çıkarıp "Çocuklar stadyuma gidiyorsanız atlayın" diyor. Atlıyoruz taksiye stada doğru yola koyuluyoruz. Tek şetirli Ortaköy yolunda önümüzdeki otobüsten elinde file olan yaşlı bir teyze iniyor. Ayağını kaldırıma atarken dengesi kayboluyor. Yere düşüyor. Hemen iniyor taksiden bizim Beşiktaşlı. Teyzeye yardım ediyor. Taksiyi bekletiyor. Yerlere saçılan meyveleri tek tek topluyor."

Rize Dağ Tarafı



TRİBÜN BLOK KISIM ÜCRET
Protokol 1.000 YTL

E B Deniz Tarafı 400 YTL

H B Dağ Tarafı 400 YTL

E C Deniz Tarafı 300 YTL

H C Dağ Tarafı 300 YTL

E D Deniz Tarafı 200 YTL

H D Dağ Tarafı 200 YTL

Ne güzel doğa ile içiçe stadyumlar. "Saldır dağ tarafı saldır saldır" diye bağırıldı mı acaba? Bu arada Bank Asya 1. Ligi için düşük fiyatlar değil. Adanaspor kadar olmasa da oldukça yüksek.

KUNT




Yalanın Getirdikleri

Geçtiğimiz günlerde Sinan Engin'in Bobo 3 Güiza eder açıklamasını konu alan haber yalanmış. Yalanlasa da bu haberin gerçek olabileceği bir yönetim kadrosu var Beşiktaş'ın. Hiçbirimiz dememiştir demedik zaten. Hem İbrahim Üzülmez'de Roberto Carlos'dan daha iyi değil miydi?Bobo-Güiza haberi çıktıktan iki gün sonra Sinan Engin bu haberi yalanlıyor. Fenerbahçe kendisine karşılık verince ben böyle birşey söylemedim diyor. Fanatik'te Fotomaç'ta isimsiz haberler yalanlanırken muhatap yok. Ama Sinan Engin'in haberinde var. Bu isim Beşiktaş'ın bir kanal adına muhabirliğini yapıyor. Yalan habere karşı kulübün yöneticileri ne yapmalı. O muhabiri işinden mi etmeli. Ya da o gazetenin editörleri, yayın yönetmenleri, kanalın sahipleri yalan habere karşı ne gibi önlemler almalı. Herkesin yanına kar kalıyor bu haberler. Daha da önemlisi Beşiktaş'a zarar veriyor. Beşiktaşlı yönerticiler izliyor, okuyucu izliyor, muhabirler uyduruyor.

25 Temmuz 2008 Cuma

Yaş Sınırına Karşı Futsal

Alt liglerde oynayan futbolculara yaş sınırlaması getirildi. Buna göre artık 30 yaş üstü oyuncular alt ligde yani 2. Lig'de oynayamayacak. Euro 2008 sırasın böyle bir karar alınmış fakat gümbürtüye gitmiş. Yazan çıkmamış Radikal dışında. Bu kötü haber olabilir futbolcular için. Bu kararı aldıklarında aklıma Futsal geldi. Federasyon sözde 2008-2009 sezonunda Futsal Ligi kuracaktı. Hala ses yok. Hasan Doğan'ın vefatından sonrada umudumuz yok açıkcası. Futsal'da 40 yaşına kadar oynamak mümkün. Belki de koordine bir fikirdir. Futboldan sonra futsal oynamak.

Yok Canım


FIFA resmi sitesinde halen yayında olan ankette "Bu yaz sizi en çok heyecanlandıran transfer hangisi?" sorusu yöneltilmiş. Yüzde 56 ile Ronaldinho önde götürüyor. İkinci Fenerbahçe'nin İspanyolu Güiza yüzde 19.7'lik oranıyla. Güiza'yı yaptıkları transferlerle şu an için geçemeyen isimlerse Deco, Hleb, Ben Arfa, Farfan.

24 Temmuz 2008 Perşembe

8. ve 25. Hafta

Fikstür çekildikten sonra egemen Fenerbahçeli yorumcular fikstürün nasıl oluyorda Fenerbahçe adına her sezonu birbiriyle aynı yapıyor diye söylendiklerine şahit olduk. Haksız sayılmazlar aslında. Her sezon zorlu Trabzon deplasmanıyla ligi bitirmek şampiyonluk yarışında önemli bir dezavantaj olarak görülebilir. Beşiktaş adına fikstüre baktığımda dikkatimi çeken şey derbilerden önce 8. haftayla başlayan zorlu maraton oldu. Beşiktaş önce evinde Sivas'ı ağırayacak ve öyle bir 6 hafta yaşayacak ki akıllara zarar. Beşiktaş'ın şampiyonluğu 8. 25. haftadan sonra başlayan 6 zorlu maçla şekillenecek. Sivas'tan sonra Kayseri, sonra Kocaeli, ardından Bursa ve Eskişehir. Bununla da kalmıyor bu zorlu maçların ardından Fenerbahçe ile karşılaşıyor. Beşiktaş için fikstürün en dikkati çeken ayrıntısı budur.

23 Temmuz 2008 Çarşamba

Cenk Koray

Ölümünün üzerinden 8 yıl geçti. Toschak Recep'i kadrodan ve siyah beyaz formadan ebediyen uzaklaştırırken, bunu basına açıklama görevi Cenk Koray'a verilmişti. O da açıklamasını yanağındaki gözyaşlarıyla bitirmişti. İyi Beşiktaşlılardandı. Beşiktaş'ın şampiyonluk sayılarına kafayı takmıştı. 1959 senesine kilitlemişti kendini. "O sene geçerliydi Beşiktaş'ın 1 şampiyonluğu daha var" derdi.

22 Temmuz 2008 Salı

Fofana-Amei-Pele

Karşıyaka 12 yıl sonra kadrosuna siyahi bir oyuncu kattı. 12 sene önce Fofana vardı. Hani şu Arsene Wenger'in Monacosunun forveti olan Yusuf Fofana. Kariyerinin sonunda Karşıyaka'ya gelmişti. Başarılı olmadığını hatırlıyorum. Uzun bir aradan sonra kırmızı yeşilli formayı giyecek ilk siyahi oyuncuysa Kamerunlu forvet Emoa Ghislian Amei olmuş. Daha önce Bursaspor'da denenen fakat forma şansı bulamayan oyuncuyu Reha Kapsal kadrosunda görmek istemiş. Amei kendisine Pele'yi örnek almış. Bunu da söylemiş. Çabukmuş hareketliymiş. Burun kıvırmamak lazım adam Pele diyor.

21 Temmuz 2008 Pazartesi

Mor Beyaz Hacettepe Unutulmaz

Önce Göztepe Aliağa Belediye ile şimdi de Gençlerbirliği Oftaş Hacettepe ile efsaneleri ayağa kaldırıyor. Göztepe 3. Lig'den mücadeleye başlarken Hacettepe kamuoyunun hiçte beklemediği bir şekilde adeta hortlayarak geri dönüyor. Duygu Hatıpoğlu ve Berkay Aydın'ın birlikte yazdıkları "Bastır Ankaragücü" adlı kitapta anlatılanlara göre Hacettepe kabadayılar kulübü olarak biliniyor. Tarihçesi hayli enteresan. Oyuncularını ve taraftarlarını Türkiye'nin namı en büyük kabadayılarından oluşturan Hacettepe'nin deplasman macerasından başlayalım önce. Sene 1961. Bursa'da yükselme finalleri oynanmaktadır. Bu playoff benzeri maçları kazanan 1. lige çıkacaktır. Hacettepeliler bu maça 3 bin kişi gider. Bu aynı zamanda ilk ve en büyük deplasman organizasyonudur Ankaralıların. Hacettepe maçın sonlarına doğru 2-1 yenik duruma düşer. Hacettepeliler kabadayı tabii. Dayanamazlar saldırırlar tribünlerde rakip taraftarlara. Olaylar büyür ve maç yarım saat durur. Maçın kalan dakikaları Demirspor adına kabus olur ve Hacettepe uzatmalarda maçı kazanır. 7 sene 1. Lig'de kalır.1968-1969 sezonunda 2. Lige düşer Ankaragücü ile. 1971'de 3.Lige. Sonraları kabadayı mahallesinde önde gelen kabadayılar birbirlerine düşer ve amigoları birbirlerini öldürür. Kafa diye tabir edilenler aralarında çıkan husumetten dolayı hayatlarını kaybederler. Derken 1971'de istimlak modası başlar. Dar sokaklı, kahvesi bol, bu şirin mahalle yıkılır yerine hastane yapılır. Sonra Hacettepe adını Keçiören Belediye Başkanı Melih Gökçek değiştirmemek üzere söz verip alır ama sözünde duramaz. Önce Keçiörengücü yapar adını sonrasında Keçiörengücü Belediyespor! Bu takımı Ankara Büyükşehir Belediyespor'un altyapısına sokan Melih Gökçek daha sonra ismini hepimizin bildiği gibi Ankaraspor yapar. Dağılan Hacettepeliler'in ise iddialara göre Ankaragüçlü oldukları söyleniyor.

12 Temmuz 2008 Cumartesi


Kim Demiş Ne Demiş (3)

Kemal Unakıtan Demiş ki:

"Dört gözle liglerin başlamasını bekliyoruz. Üç büyükler dahil olmak üzere, herkes bizden korksun. Çünkü Eskişehirspor fırtına gibi geliyor. Eskişehirspor, Süper Lig'de esecek. Eskişehirspor geleneği olan bir takım. Maçlara daha fazla gelme niyetindeyim. Ahsen hanımla beraber geleceğiz."

11 Temmuz 2008 Cuma

Vatan Haini

Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz,
ben yurt hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse, kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası,
Amerikan donanması, topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla:
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.

10 Temmuz 2008 Perşembe

All2gether Turnuvası

İspanya`nın Barcelona kentinde düzenlenen All2gether U-15 turnuvasında Bursaspor oynadığı 3 maçıda kazanarak bir üst ure çıktı. Fareo Adalarından Havnar Boltfelag`ı 4-0, İngiltere`den TG Elite`yi 6-0, Alman SV BW Kerpen`i 5-0 yenen yeşil beyazlı gençlerin turnuvaya katılan takımlara yöneltilen sorulara verdikleri cevaplar arasında ülkenizi karakterize eden öğeler sorusuna verdikleri cevaplar .

Demirspor


basın açıklaması from www.adanademirspor.com on Vimeo.

Demirsporlular kendilerini savunurken...

Kocaeli'ye 3. Sırp

Kocaelispor Dusan Andjelkovic, Dorde Tutoriç'ten sonra büyük ihtimalle imza atacak Nenad Jestroviç'le birlikte Sırp oyuncu sayısını üçe çıkaracak. Kocaelispor bir zamanlar Kuzmanovski, Mirkoviç gibi oyunculardan çok memnun kalmıştı. Şimdi yine rota Balkanlar olmuş. Bu transferlerde Mirkoviç'in önerisiyle yapılmış deniliyor. Jestroviç Sırbistan Karadağ formasıyla 12 maçta 5 gol atmış. 32 yaşında Katar'a kadar düşmüş yolu. Tecrübeli bir isim. Kariyerine bakıldığında Metz'de 2 sene oynamış. Anderlecht'te oynamış. Anderlecht'te muhteşem bir grafiği var. 100 maçta 61 gol. Takım arkadaşı Dusan Andjelkovic'le birlikte yer alacak kadroda. İkisi geçtiğimiz seneyi Kızılyıldız'da geçirmişler. Dusan'ın tek eksiği yurtdışına çıkmamış olması. Ama henüz 26 yaşında. Yine Kızılyıldız'dan 25 yaşında alınan Tutoriç kadroya eklenmiş. Onun içinde iyi yorumlar yapılıyor ama oynamadan anlaşılmaz tabii. Sağlam oyunculara benziyorlar. Yugoslav ekolünün önemli takımı Kızılyıldız'dan aynı anda 3 oyuncu almak akıllıca. Uyum sorunu çekmezler. Kocaelispor akıllı transferler yapmış. Unutmadan kalede de Serdar Kulbilge var.