15 Nisan 2012 Pazar

Direnaj Mucizesi

Dün o kadar ıslandık ki, daha yeni kendime geldim diyebilirim. En son yanılmıyorsam 2002 sezonuydu Gençlerbirliği ile oynanan Türkiye Kupası maçında bu kadar ıslanmıştım. Cezaymış gibi yağdı yağmur tüm öğleden sonra. Bahtsız takımız bu konularda alışığız ne diyelim.
Erken giren taraftarların şemsiyelerini içeri sokmalarına izin vermediler, bu yağmurda bu kadar aptalca bir uygulama nasıl oluyor hala anlamıyorum.
Sahanın hali, eskiliği, yıpranmışlığı maalesef içler acısı. Belde belediyesi zihniyetiyle tahta sopalarla, paspaslarla suyu dışarı atmaya çalıştık diyecek bir şey bulamıyorum. Gerçekten durumumuz vahim bu sahayı bir an evvel yenilemek gerekiyor bakalım ne olacak.
Prosedürü bilmiyorum fakat bu maçın oynanamayacağı maçın başlamasına iki saat varken de gayet belliydi. Bazıları kesin iptal edilir diyerek gittiler, biz inatla bekledik beklenen oldu. Neden daha önceden iptal etmediler bilmiyorum, maç saatine kadar beklemek gerekiyor sanırım kurallara göre.
Biletli gelen ve bileti atanlar nasıl itiraz edecek veya iptal edip biletlerini alabilecekler bilmiyorum ama o konuda da epey sıkıntı çıkacak gibi gözüküyor bu iki gün içerisinde.


Bir de şu kare var aklımdan çıkmayan. United Colors of Beşiktaş! Kimse alınmasın arkadaşlar "yağmur vardı ne yapalım" deyip kendilerini savunmasınlar. O kadar atıp tutmaya benzemez işte "erkek adam renkli takım tutmaz" diye. Adama böyle giydirirler! Sarı, kırmızı, lacivert, yeşil, mavi, mor ne ararsan vardı. Kartal Yuvası'ndan yağmurluk mont almazsan, hadi onu almadın alamadın yağmurluğun da en azından siyahını ya da beyazını bulmazsan o sarı-lacivert, yeşil-beyaz, sarı-kırmızı yağmurlukları giyersin. Bir tanesi de dememiş ki ulan bu renk giyilir mi diye.
Demek ki neymiş önce can sonra cananmış!
Sallamasınlar boşa.

2 yorum:

mcan dedi ki...

Hocam ben de o gün donuna kadar ıslanan binlerce kişiden biriyim. Ama yazının son bölümü hakkında bir düzeltme yapma gereği hissettim. Şahsen kapşonsuz bir montla maça gelme hatasında bulundum. Stada gitmeden önce işportadan prezervatif görünümlü bir yağmurluk aldım. Kendi siyah beyaz, kapşonu kırmızı. Sonra stada gittiğimde kartalyuvasından bir yağmurluk alayım dedim, tabi ki kalmamıştı. Yanımdaki bir arkadaşım da mecburen denk geldiği bir işportadan aldı bir yağmurluk, rengi de yeşildi.

Fenerbahçe'li, galatasaray'lı adamın stadıyla ilgili tek şikayeti "yerime gittim yine başkası oturuyo, söyledim görevliye kaldırdılar ama bir sürü sıkıntı işte canım" gibi durumlarken, biz 90'lardaki gibi donumuza kadar ıslanarak takımın peşinden koşuyoruz. Bence oraya yağmurdan sırılsıklam olacağını bile bile giden her beşiktaş'lıya saygı duymak gerekir.

TIKANDI BABA dedi ki...

yok güzel kardeşim ben zaten oraya gelip ıslanan adama bir şey demiyorum. fakat şu da bir gerçek bunun altını çizmek lazım burada da senin sağduyulu olacağına inanıyorum. şimdi dediğin gibi bizim tribünümüzün bir çok yeri yağmur alıyor ve ıslanıyoruz. Bu değişmeyecek bir gerçek, buna rağmen bizim Kartal Yuvası'nda doğru dürüst bir yağmurluk çıkıyor mu? Hayır! Bu kulübün en büyük ayıbı her şeyden önce. Bu kadar açık alan varken forma kadar yağmurluk satman gerekiyor. Yağmurluğu yaptırmak akıllarının ucundan bile geçmiyor. Ama biz de taraftar olarak gidip baskı yapmıyoruz arkadaş niye yağmurluk çıkartmıyorsunuz adam akıllı diye. Sürekli maça gelen taraftardan beklentim bu abi benim. Havalar soğumadan gidip alacaksın bir tane çünkü ıslanacağın aşikar. Bu hale düşmeyiz en azından. Ha yok mu mağazada o zaman da yazacağız çizeceğiz şikayet edeceğiz yapsınlar diye. Yine yapılmazsa gidip balıkçı tipi siyah bir tane alacağız el mahkum. Yoksa ben oraya gelip ıslanan adamın takıma sahip çıkmasından, takım sevgisinden şüphe etmem. Bizim ancak o yağmurda orada ıslandığımız için aklımızdan şüphe edilebilir :) gerisi hikaye.
Biz bastırmazsak Kartal Yuvası'nın düzeleceği yok. Taraftarımız biraz daha destek olursa bu konuda daha güzel olur her şey.