7 Mart 2010 Pazar

Yolcu Yolunda Gerek

Fotoğraftaki kimdir? Deplasman otobüsünden inen bir taraftar mı? Yoksa polis otobüsünden inen bir polis mi? Hiç biri değil. Sadece on beş dakika top oynayabildiği Diyarbakır şehrinden ayrılmaya çalışan Bursasporlu bir futbolcu. Muş'ta polise taş atan çocuklara yine o polisler futbol topu dağıtmışlardı. Hakkari'de yine aynı şekilde boyundan büyük işlere karışıp, olaylarda boy gösteren çocuklardan bir futbol takımı kurulmuş ve o çocuklar Kayseri'de oynanan milli maça davet edilmişti. Şimdi bu pislikler* (!) de temizlenmek amacıyla polis tarafından toplanıp ellerine birer konfeti verilsin. Sezon sonunda Süper Lig'e el salladıktan sonra seneye Bank Asya maçlarında onları atsınlar.

*Ben demiyorum, fotoğraftan yanlış okumuyorsam eğer öyle bir grupları var.

Fotoğraflar Milliyet'ten.

Emenike Emenike Şampiyon

Bank Asya'ya düşen bir takımın ismi kesin olarak belliyken bence artık Bank Asya'dan Süper Lig'e gelecek ilk takım da belli. Sırf bu adamı izlemek için bile Kartalspor maçına gitmeye niyetliydim ama olmadı. Onun golü ile İstanbul'dan Karabük'e üç puanla dönüyor takımı. Seneye İstanbul'a defalarca gelecekler nasılsa ama o bu takımda kalır mı emin değilim.

İlhan Cavcav'ın bu Nijeryalıyı Güney Afrika ' nın 2.lig takımı Fc Cape Town'da bulduğu söyleniyor. Gençlerbirliği'nde yabancı limiti dolduğundan Karabük'e önermiş. Bu sene sonunda da kontratı sona eriyor diye biliyorum. Karabük'te mi kalacak, Cavcav Gençler'e mi alacak, yoksa başkasına mı yar olacak hep birlikte göreceğiz.

5 Mart 2010 Cuma

Hayırlı Cumalar


19 Mart Cuma:
20.00 Kasımpaşa-Beşiktaş (Recep Tayyip Erdoğan)

2 Nisan Cuma:
20.00 Ankaragücü-Beşiktaş (Yenikent ASAŞ)

Metin Oktay Yumruk Atınca...

"Fenerbahçe-Galatasaray maçıydı. Metin Abi o maçta Fenerbahçeli Yılmaz’ı bir yumrukta yere yıkmıştı."

Adnan Polat bu cümleyle ne demek istiyor?
a-) Metin Oktay'ı herkes sever ama Fenerbahçe'li futbolcuya çakmışlığı da vardır.
b-) Galatasaray'lı olmam Metin Oktay'ın sahada futbolcuya çakmasından dolayıdır.
c-) Galatasaraylılık ezeli rakibe yumruk atmaktır. Hatırlatmak isterim.

Bu kadar anlamsız bir açıklamanın Galatasaray başkanına yakışmadığını mı anlatsak. Metin Oktay'ın saygınlığını zedeleme niyeti midir? Ben bir türlü anlayamadım.

4 Mart 2010 Perşembe

Saça Devam

Dünya Kupası'na saçlarıyla da damga vuranlar

Korsanla Savaş

Yıllardır korsan ürüne karşı mücadele eden ama adamakıllı bir adım da atamayan yönetimimizin en son hamlesi stada korsan ürün taşıyan taraftarın alınmaması olacakmış. Pekiyi bunda kriter ne olacak? Yıllar önce yapılmış ve bir çok tribüncüde olan 'Forza Beşiktaş' atkısı takan biri giremeyecek mi şimdi kapalıya? Yoksa sadece BJK Store ya da yeni adıyla Türkçe'mize sahip çıkan ama 'ALL I' INA G-THERE (Alayına gider demek istiyor) gibisinden saçma sapan bir atkı üretip satışa sunan Kartal Yuvası faaliyete girdiğinden itibaren piyasada bulunan korsan ürünler mi sokulmayacak stada. Dolmabahçe'nin karşı hizasında ağaçlı yol boyunca asılı 'Korsanla Aşk Beşiktaşk Olmaz' afişlerinin dibinde siyah-beyaz atkılar hatta formalar üçe beşe satılırken kimse sesini çıkarmıyor ama şimdi eli mahkum oradan alan vatandaş bileti olduğu halde stada giremiyor olacak.

Bir diğer enteresan durumda taraftarın korsan ürün alışını önlemek isteyen yönetimin geçtiğimiz hafta sonu Kayserispor deplasmanına giderken ziyaret ettiği Anıtkabir önünde çektirdiği hatıra fotoğrafında gözümüze çarpıyor. Muhtemelen fotoğrafa yönetim dışından yamananlar da olmuştur ki arkada iki eliyle atkı açan kişinin silüeti belirsiz. Yoksa elinde korsan ürün olan bir atkı tutan kişi de yönetimimizden biri mi diye düşünmedim değil. İçimizdeki Karayiplidir belki de, kim bilir...

3 Mart 2010 Çarşamba

Bir Zamanların Saç Modelleri

Konu saçlardan açılmışken eskilerden şu iki modele takılır kalırım hep. Soldaki direk Fen Hocası , sağdakinin futbolla alakası yok gibi. Halbuki ikisi de topçunun babasıydı zamanında.

2 Mart 2010 Salı

Bir Zamanlar Saçları Vardı

Zidane
Carlos
Anelka
Larsson
Keller
Henry
Gravesen
Esteban Cambiasso

Sorry Guiza

merhaba güiza,maç sırasında bütün iç hesaplaşmalar, bütün sorgulamalar, bütün yuhalamalar, uğultular seni sonunda o köşede sıkıştırdı biliyorum. elindeki o su şişesi düğümlenen boğazına çare olacak tek dayanaktı o an. içini sadece ona döküyordun, belkide seni en iyi anlayandı o an. gözlerindeki buğuyu sadece o anlıyordu. sadece o şişe, köşende sen. ve gözlerinin daldığı, baktığın ama hiçbir şey görmediğin o resim. o boşluk. o an ne futbol oynamak, ne gol atmak. o an ne hayata dönmek, ne nefes almak. sen ve seni en iyi anlayan boğazındaki o düğüm.dün akşam seni boğazındaki o düğüm kadar anlayamadık.. köşende seni "çubuklu" formanın içinde gözyaşın, çaresiz bakışların ve iç hesaplaşmanla yalnız başına bıraktığımız için, seni ter döktüğün o formanın içerisinde ağlattığımız için özür dileriz güiza.

Çıplak Vatandaş Tribünde

Fenerbahçe'nin Lille maçıyla Avrupa'ya veda etmesine dayanamayan bir taraftar ne var ne yok salmış ortaya.
Videosu academybjk99 blogunda. İzlemek için buraya tıklayınız.

(25. saniyede film kopuyor, arkadaş coşuyor)

1 Mart 2010 Pazartesi

İlginç Statlar (21:)

USA

10 Yılın Gol Bilançosu

2001-2002: 34 maç, 69 gol-3.
2002-2003: 34 maç, 63 gol-1.
2003-2004: 34 maç, 65 gol-3.
2004-2005: 34 maç, 70 gol-4.
2005-2006: 34 maç, 52 gol-3.
2006-2007: 34 maç, 43 gol-2.
2007-2008: 34 maç, 58 gol-3.
2008-2009: 34 maç, 60 gol-1.
2009-2010: 22 maç, 28 gol-5.

Bu sene ulaşacağımız maksimum gol sayısı 50 olur. 12 maçta 22 gol sıralamada bizi ne kadar yukarıya taşır onu da göreceğiz.

Geçtiğimiz Hafta

İBB-Fenerbahçe maçı bileti. Bileti görünce Fenerbahçe'ye gönderme mi var acaba diye düşünmeden edemedim. Olimpiyat Stadyumu'nda bu eşleşmeden hep aynı şarkı çıkıyor diye mi bilmem sağ üst köşeye nota defteri koymuşlar. Bu haftanın en enteresan sonuçlarından biri de Beşiktaş'ın maçından çıktı. Öyle ya da böyle bunca yaşanana rağmen bize şampiyonluk rüyasını hala yaşatanlara teşekkür ederiz. Beşiktaş yazamadığım haftada haftanın kısa kısasını yazıp bırakayım.
  • Fenerbahçeli futbolcuların boğazlık kullanmaları üşümelerinden mi şekil hastalığından mıdır? Bir de Emre'nin eldivenleri. Biz de top oynadık ne eldivenle ne de boyunlukla rahat futbol oynanacağına inanmıyorum.
  • Abdullah Avcı'nın bilge adam tavırları içindeki basın toplantılarından da sıkıldık be kardeşim. Tamam senin felsefen var, birşeyler anlatıyorsun da hakemin hiç mi suçu yok.
  • Dün Arda'nın Dos Santos'a pas atmadığı bir pozisyon vardı. Gördünüz mü? Arda'ya iyi dediğimiz günden bu yana ortalıklarda göremiyoruz. Elano'dan sonra Dos Santos'u da ön plana çıkartmama hesapları içerisinde. Galatasaray'ı bekleyen tek tehlike budur.
  • Galatasaray taraftarının bu sene farklı olduğunu söylemiştik. Ama bir şeyi atlamışız. Atl. Madrid maçı sonrası tribünler dolu değildi.
  • Tribünleri dolmayan maçlar derbi olamaz. Dün Gençlerbirliği ile Ankaragücü kaç bin kişiye oynadı merak ediyorum.
  • Bursa'nın Sivasspor'a 3 attığı maç sonrası dışarıda bağıran Bursaspor taraftarının Diyarbakır'a 5 bin kişiyle gideceklerini duydunuz mu? Diyarbakırspor taraftarının çok güzel bir karşılama yapacağını bildirdiği gün 5 bin kişiyle çıkartma yapıyoruz diye beste yapmak kaşınmak değil midir?

27 Şubat 2010 Cumartesi

İbo Doğru Söyle Bugün Ne İçtin?

Deli İbo Lig TV'de katıldığı bir programda ne içtiğini söylemiş; şalgam. Bu akşam Kayseri'den üç puan alamadan dönersek şalgamın yanına bir de rakı açarız biz de.

26 Şubat 2010 Cuma

Geçmiş Olsun Nobre

Mert Nobre'nin yedi yaşındaki oğlu Nicolas bilinci kapalı bir şekilde getirildiği Ümraniye Hisar Hastanesi'nde yoğun bakıma alınmış. Dileriz junior Nobre'nin henüz kesin teşhisi konulamayan bu hastalığı belirlenir ve bir an önce sağlığına kavuşur...

Şöyle Buyurun

'Bildiğin koltuk takımı' derler ya, bu da bilmediğinden işte...

İki Foto, İki Yorum

Dün gece hem Galatasaray maçını hem de Fenerbahçe maçını seyretme şansı buldum. Bu iki kare benim en çok dikkatimi çeken şeylerdi. İlki yukarıda görülen fotoğraf. Pankartta şöyle yazmakta "Bin Yılın Sonu 28 Şubat, Erken Final, Darbeye Karşı 70 Milyon Adım". Olabilir... Bu düşünceye sahip insanları yargılamak adına koymuyorum bu fotoğrafı. Fotoğraf Galatasaray-Atletico Madrid maçının başlamasına 5 dakika kala çekildi. Stada dayanmış bu pankarta dokunan yok, indiren yok. Polisin siyasi pankartlara hem de stadyumun tel örgülerine asılan bu pankarta ses çıkarmaması çok sıcak yaşanan gelişmelerle de örtüşmekte. Aklıma hemen başka bir siyasi düşüncenin olası pankartı oraya asılsaydı kaç saniye durabilirdi sorusu geliyor. Polisimiz o pankartı oradan kaldırır mıydı? Kaldırmaz mıydı? Asılan pankarttaki düşünceye, yapılan organizasyona bir itirazım yok. Polisimizin futbol maçlarındaki hassasiyetini, siyasi söylemlere olan ön yargısını tahmin eden bir vatandaş olarak bu pankartın hala orada duruyor olması çok şey anlatıyor. Doğrudur yanlıştır. Bu benim ilk dikkatimi çeken şey oldu dün gece.


Metrobüsle varıyorum Kadıköy'e. Fenerbahçeliler metrobüste radyodan maç dinliyor. Atl. Madrid ataklarında heyecanlanıyorlar. Hiç yadırgamıyorum. Olabilir. Fenerbahçeli bir taraftar Galatasaray'ın Avrupa Kupası maçında yenilmesini isteyebilir. Bu insan vatan haini değildir. Bir Türk takımı gözüyle bakmayabilir. Dünyanın birçok yerinde bunun örnekleri var. Bu sabah işe gelirken radyoları dinliyorum. Herkes ağız birliği etmişcesine çok üzüldüm, Galatasaray'ın yenilmesine sevinenlere üzüldüm gibi cümleler duydum bol bol. Tribünlerin gerçeği yukarıdaki fotoğraftadır. Fenerbahçe'nin maçlarını sürekli takip eden Fenerbahçe ile yatıp kalkan adamın Galatasaray'ın tur atlamasını isteyeceğine inanmıyorum. Yukarıdaki fotoğrafı çektikten hemen sonra bu topluluk havalara zıpladı. Çünkü Galatasaray elenmişti.

Cüppeli Ahmet Hoca Statta (Değil Salonda)



Geçen hafta sonu Kayserispor bay geçti ama stat boş kalmamış diye düşündük önce çünkü bir çok haber sitesi bu şekilde yazmıştı. "Yaşamak Sadece Nefes Almak Değildir" konulu sohbet toplantısına katılmak üzere Kayseri'ye gelen 'Cüppeli Ahmet Hoca' lakaplı Ahmet Mahmut Ünlü'nün, Kadir Has Stadı'nı dolduran yaklaşık 9 bin kişiye seslenmesiydi habere konu olan. Oynadığı büyük maçlar dışında böylesi bir kalabalığı toplayamamıştı sarı-kırmızılı ekip derken bu kalabalığın statta değil aynı ismi (Kadir Has) taşıyan Spor ve Kongre Merkezi'nde yapıldığını öğrendik.Teşekkürler Gökhan...
.
Not: 1903'ün yorumunda değindiği geçen yaz yapılan 7. Uluslararası Türkçe Olimpiyatlarını tribün ve saha içinde toplam 60 bini aşkın kişi izlemiş.

25 Şubat 2010 Perşembe

Sting mi Daum mu?

The Police zamanındaki Sting mi, GAZİ olmadan önceki Daum mu?

Maç Günü İngiliz-Türk

Premier League'de bir taraftar maç günü ortalama 90 Sterlin harcarken, Turkcell Süper Lig'de bir taraftar maç günü 30 TL (10 Sterlin) harcamaktadır.
Kaynak: Türk Futbol Kulüpleri Yönetim Rehberi

24 Şubat 2010 Çarşamba

Biz Bu Kadar Hızlı Olamadık

İlkinde OYUN B'OZAN yazısının altında aynı skorla biten BJK ve FB maçlarının tarihiyle skorları yazıyor, ikincisi ise sadece FB maçlarına özel. Fiyatları ise oldukça manidar ama bir o kadar uygun. Almayan Bursalı'yı döverler.

Yılın Takası & Yılın Makası

Sezon başında İnter ile Barcelona arasında 'Yılın Takası' olarak nitelendirilen iki büyük transfer gerçekleşmişti. Kimi bu işten İspanyolları kimi de İtalyanları karlı gördü. Sezonun ortasına geldik ve bu iki takım da Şampiyonlar Ligi'nde yollarına devam ediyor. 2. tur maçlarının ilkinde Barca, İbrahimovic'in golüyle Stutgart'tan beraberliği koparıp ikinci maça işi kolayladı bence. Bakalım Eto'lu Inter, Chelsea karşısına evinde çıkacağı maçta avantajlı bir skor elde edebilecek mi?
.
Bizim de tam olarak takas diyebileceğimiz bir transfer olmasa da Serdar Kurtuluş'u verip Tabata'yı Gaziantep'ten almamız var. Kimin daha çok fayda sağladığını söylemek pek mümkün olamıyor çünkü Mustafa Hoca bir türlü iki maç üst üste bu adamı oynatmıyor. Son Galatasaray maçında da kadroya giremeyen Tabata için takastan ziyade 'Yılın Makası' diyeceğiz bu gidişle.

23 Şubat 2010 Salı

Kim Demiş Ne Demiş?

Stanley Kubrick
"Filmlerin çoğu futbol maçlarına benzer. Bir genel taktik vardır. Ama topun düştüğü yer ve oyuncuların o anda bulundukları noktalar, eğer kullanabilirseniz, daha iyi oynamanızı sağlar"

1972 İnönü Stadyumu

Şu fotoğraf üzerine çok şey yazmak isterim ama daha o kadar gelişmedi ifade yeteneğim. Mesela kale arkasına reklam veren Güney Sanayii'ye, olmayan Swissotel'e...

Ali Eren Beşerler

Gençlerbirliği'nden Rahim'den sonra çok isteneren Beşiktaş'a getirilen 'çirkin sağbek' ihtiyacını karşılayan adamlardan biriydi Ali Eren. Beşiktaş'tan sonra üç dört sene daha Anadolu takımlarında top koşturup sessiz sedasız veda etti yeşil sahalara. Giresunspor'da hocalığa başlamıştı ama uzun sürmedi. Dün itibariyle alt liglerde mücadele eden Üsküdar Anadolu'nun başına getirilmiş. İki golü de Ronaldo'nun attığı o meşhur 2-1'lik Fener maçının sonunda tribünlere fırlattığı forması parmaklarımın ucundan sekip ev arkadaşımın kucağına düşerek yabancıya gitmemiş ve öğrencilik yıllarımızda evimizin duvarlarını süslemişti. Her gelen 'Lan ala ala bunun formasını mı aldınız?' diye makara yapsa da kaldırmadık oradan. Kendisine başarılar diliyoruz.