11 Eylül 2009 Cuma

Ayhan Akman


Gaziantep-İstanbul uçağı. Sezonun ilk maçı. Kazanılmış dönülüyor. Taraftar-futbolcu aynı uçakta dönüyorlar. Bizim yıllar önce 8 milyon dolar verdiğimiz -Süleyman Seba'nın verdiğini düşünürsek ikiyle çarpabiliriz- sarı kafa " Ben iki takımda da oynadım. Galatasaray ile Beşiktaş arasında dağlar kadar fark var" diyormuş.


Kaç yıl oldu bizden gideli hala bitmedi içindeki kin nefret. Her Galatasaray-Beşiktaş maçında sahada sertliğiyle hınç almaya çalışan adam oldu Ayhan. Sanki biz değerini bilememişiz gibi, sanki biz onu ön libero yapmışız, bir gömlek düşürmüşüz, yeni bir kimliğe büründürmüşüz gibi. Bir adamın ileriye dönük orta sahayken geriye yönelik top oynamasının belirtisidir, sinir, stres, tekme, öfke. 8 yıl öncekiyle şimdiki Ayhan arasında dağlar kadar fark var, onun için daha hayırlıdır değildir, ama bitmiyor bu adamın Beşiktaş'a öfkesi. Ne zaman röportaj verse, fikri sorulsa bir yerden fışkırıyor Beşiktaş. Hala Galatasaraylı Ayhan olamadı da o yüzden belki de bokluyordur sürekli Beşiktaş'ı kimbilir. Christoph Daum'un Ayhan'a ihtiyacımız yok diye açıklamasından tutun da, Gaziantep'e 3-1 yenildiğimiz Antep maçında kulübede gülüyor diye Antep dönüşü havaalanında tartaklanması da onu haklı noktasına getirir mi tartışılır ama aradan geçmiş 8 yıl. Sen hala neden Beşiktaş'a kusuyorsun öfkeni. Beşiktaş maçında sahada olmak istiyorum diye gazetelere başlık oluyorsun. Hedefin bu mudur? Zamanında yediğin kapıya nefret midir? Biz sana dünyaları yatırdık da sen ne verdin bize Ayhan efendi?

1 yorum:

Aguila Negra dedi ki...

bu hazmedemeyiştir, komplekstir. Feyyaz'dan Oktay'a, Tümer'den Ayhan'a o kadar çok örnek varki... diğer kulüpler içinde geçerli. emre gibi, tanju gibi... açıkçası bu konuda biraz geri kafalıyım ve biraz amatörce düşünüyorum: bir adam bir yerlerde var olmuşsa, nefesi yettikçe orada kalmalı... kalamayanların sonunu hep gördük zaten !...