8 Ağustos 2010 Pazar

Quaresma-Tribün İlişkisi

V.Plezen maçının akıllarda kalanı yalnızca tribünlerimiz değil artık. Muazzam bir kalabalığın muazzam bir şovu vardı. Liverpool'dan bu yana tribün bu kadar iyi olmamıştı. Fenerbahçelilerin ve Galatasaraylıların da aynı fikirde olduklarını duyuyoruz zaten. Bunun dışında asıl değinmek istediğim nokta ise Quaresma'nın yarattığı mutluluk hormonu.
Bir Quresma gerçeği karşımızda dikilmiş duruyor. Tribünü çözmüş geliyor. Topa basıyor, kovalıyor, rakibine basıyor, kayıyor. Golü atınca tribünlere koşuyor. Kulağı tribünde her ismi anılınca dönüp teşekkür ediyor. Biz böyle topçu çok görmedik. Bir Sergenimiz vardı, onun seyri, bir Pascalımız vardı onun hırsı. Biraz İlhan Mansız... Şimdi üçünü de sahada görmek muhteşem. Tribün adamını buldu. Bu takım bu sene bir baltaya sap olamasa da bu taraftar sırtını Quaresma aşkına dönmeyecektir.

1 yorum:

TIKANDI BABA dedi ki...

Quaresma'nın tribüne koşuşu.. En öndeydim gözlerindeki mutluluk gerçekti. Gördüm, oradaydım. Bu o kadar çok şeye bedel ki..

Bu arada aklıma şu geldi. Pascal'ı sevmeyen yoktu, hala çok seviliyor. Bu iki adam da çok seviliyor, sevilecek de.. Sonuçta bakalım
7 (quaresma) + 14 (guti) = 21 (pascal) edecek mi?
Not: Bu denklem sadece sevgi üstüne kuruludur!