Uzun süredir Milli Takım maçlarında bu kadar güzel tribünler izlememiştim.
Biri de amme hizmeti olarak beste yapsın şu Milli Takıma. Bu görev kesinlikle Beşiktaş taraftarına düşer. "Saldır Milli Takım" nedir Allah aşkına?
Hiddink henüz takımı tanımıyor. O kadar kaliteli takımımız var ki yanlış kadrolar bile eninde sonunda galibiyeti getirebiliyor.
Maçı yerinde seyretmiş biri olarak, kapıların açıldığını, 5. dakikadan itibaren merdiven boşluğu kalmadığını rahatlıkla söyleyebilirim.
Milli maçlar parasız olsun zaten. 5. dakikada girenle 100 TL veren adam yanyana maç izledi ama öyle memlekette yaşıyoruz ki kimse çıkıp lan bana neden parayla sattınız bileti demiyor.
Milli maçlarda taraftar daha sakin. Takıma olan güvenden midir nedir bilinmez. Yenik durumdayken takı ıslıklanmadı. 10 kişi gol yedi ıslıklanmadı. Homurtular yükselmedi. Enteresandı hakikaten.
Sabri Sarıoğlu'na bir paragraf değinmek lazım. Bu kadar kötü oynamayı nasıl beceriyor hayret doğrusu. Bir tane orta yapamadı gerçekten. Sabri'den kötü sağ bek var mı acaba ligimizde. İbrahim Kaş, Erhan Güven, Okan Alkan, Ali Tandoğan, Serkan Balcı hepsi Sabri'den iyi ki daha pek çok isim sayılabilir.
Tuncay Şanlı için de üzüldüm. Sahada ne yaptığını bilmez halde dolandı durdu.
Ömer Erdoğan, Arda Turan, Hamit Altıntop ve tabii ki Emre Belözoğlu muhteşem oynadılar. Özellikle Arda, Messi sendromu yaşıyor. O ülkesinde oynayamıyor, Arda takımında. Arda'nın Milli Takım da bu kadar candan oynamasının altında yatan neden motivasyon olsa gerek. Milli Takımdaki desteği başarıya çeviren Arda, yanlışlıkla tribünü ateşli bir takımda oynasa kafayı yedirtir zevkten. Anladın sen onu.
Geçenlerde İsmail Köybaşı'nın Romanya maçındaki skandal oyunundan sonra Hiddink'in bir daha oynatmayacağını düşünüyordum ama tercihini yine İsmail'den yana kullandı.
Gökhan Gönül'ün girdikten sonra göstermiş olduğu performans da çok ama çok iyiydi. Bir sağ bek ancak bu kadar etkili olabilir heralde
Dün Sabri'yi izlerken aklıma Ekrem geldi. Ekrem Avusturya Milli Takımı'nı tercih etmeseydi dün sahadaydı.
Selçuk İnan dün gece ilk kesik yiyen oldu. Kötü oynamadı ama sorumluluk almaktan kaçınan toplar kullandı. Sırtını hep kaleye dönük oynadı. Ayağına topu her aldığında arkasında ona müdahale edecek biri var sandı. Kötü değil ama korkak oynadı.
Belçika'nın 10 numarası Felliani, tipik 10 numaralardan değil. Ayağına hakim ama Arda ya da Emre kadar değil. Tek yaptığı orta sahada rakibe basmak. Geriye daha çok yardım ediyor. Böyle bir 10 numaraya pek şahit olmamıştım. 10 numaradan çok 5 numara olması gereken Fellaini'ye bakınca 10 numaranın artık kafamızdaki algıdan koptuğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
Ömer Üründül Kazakistan maçından sonra duran toplarda bu kadar sıkıntı yaşayan Milli Takım'ı Oğuz'a canlı yayında şikayet etmiş. Oğuz'da Ömer Abi doğru söylüyor demişti. Dünden bugüne, yıllarca, sittin sene böyle goller yemeye devam edeceğiz galiba.
Onur Kıvrak dün fazla özgüveninin bedelini ödedi. Biraz daha yolu var Onur'un.
Hiddink ülkesine döner, rahat rahat uyur. Cebinde 6 puanı, 6 golü ve eski hastalıktan yadigar 2 golü vardır.
Hamit için denebilecek fazla birşey yok. İyi ki Türkiye'yi tercih etmiş. Tek kelimeyle harikaydı. Allah nazarlardan saklasın. Bir adam bir kere de rakibi karşısında dizlerinin üzerine çökmez, ikili mücadeleleri kazanır mı? Kazanıyor.
Son olarak fotoğraftaki Fenerbahçe atkılı İsmail Köybaşı değil mi:)

















