16 Ocak 2009 Cuma

Medyanın Büyük Beşiktaşlı'sı

Okay Karacan ile röportaj yapılacak sizde gelirsiniz dediklerinde koşa koşa gittim dinlemeye. Çok duyduk methini, televizyonda verdiği bilgileri, maç anlatışlarını, olaylara bakış açısını ve Beşiktaşlılığını... Ama yine de kafamda şüphelerle gittim röportajın yapılacağı yere. Üstelik röportajın konusu Beşiktaş'ın yönetimi üzerineydi. Yani ne söylenebilir ki. "Benim düşündüklerimden farklı ne diyebilir ki" diye gittim dinlemeye. Yıldırım Demirören için söylenmeyen şey kaldı mı?

Tam 1 saat 20 dakika konuştu Okay Karacan... 1 saat 20 dakika boyunca, bir kere bile saçmalamadı. Bir kere bile goygoy yapmadı. Söylenecek ne kaldı ki dediğim yerlerde öyle şeyler anlattı ki gözlerimiz doldu. Bir adam bize bir kulübü anlatacak ve bizim gözlerimiz dolacak, inanmazdık. Beşiktaşlı duruşunu öyle bir örnekle anlattı ki, çarşının ortası olsa omuzlara alınıp sabaha kadar gezdirilirdi semtte. Röportaj çıktığı zaman muhtemelen boyalı basın üstünde durmayacaktır. Şimdilik bu bilgileri paylaşamayacağım ama röportaj çıkınca ilk işim o anısını büyük büyük puntolarla bu blogun baş köşesine taşımak olacak. Uzun süredir Beşiktaş'lı olduğumdan bu kadar gurur duymamıştım. Bu sene şampiyon olsak bu kadar gururlanmam. Okay Karacan'a teşekkürler... Düşünüp söyleyemediklerimizi, hepimizin gördüğüne farklı baktığı, bunu da sesinin yettiğince paylaştığı için teşekkürler. En kısa zamanda maç anlatımlarıyla aramıza dönmesi dileğiyle...