14 Şubat 2010 Pazar

İsmet Silahçı


Sene 96 ya da 97. Beşiktaş'ın altyapısında oynamak gibi bir iddiam var. Yakın aile dostumuza babamın aracılığıyla rica ediyoruz. Sağ olsun kırmıyor. Yılmaz Ekergil'den rica ediyor altyapıda birkaç antrenmana çıkıp denenmek için. Bir hafta sonra da haber geliyor: “Tamam çıkabilir”.
Okuldan izin alıp hafta içi Beşiktaş'ın Fulya Şan Öktem Tesisleri'ne gidiyorum babamla birlikte. Çıkıyorum antrenmana madara ediyorlar. Sağımdan atıp solumdan geçen mi dersin. Bacak arası atan mı dersin. Omuz koyup yıkan mı dersin. Bir antrenmana daha çıksam alışırım aslında diye teselli ediyorum kendimi. Ama yok başka şans. Hoca çağırıyor, görüşüyoruz. Sen amatör kulüplerde piş sonra yine gelirsin diyor. Hak veriyorum sahadaki hallerimi düşününce.

Beşiktaş’ın altyapısıyla antrenmana çıkmamı sağlayan yakın aile dostumuza her bayram gidip el öperken hep o gün gelir aklıma. Büyüklerin ziyarete gelen küçüklere sorduğu eee ne yapıyorsun şimdi sorusuna her sene ayrı ayrı cevaplar verirdim. Ordayım şu işi yapıyorum, buradayım bu işi yapıyorum, şuradaydım ayrıldım, buradan buraya geçtim… Antrenmanda seçilememenin ezikliğini de koy üstüne:) Kahvesinden bir yudum alır gülümserdi sürekli. Babacan adamlardandı.
Yıllar geçti, biz büyüdük. Cuma gecesi kaybettik kendisini. Beşiktaş’ta yönetim kurulu üyeliği yaptığını ve ne kadar çok sevildiğini cenazesinde öğrendim. Allah rahmet eylesin.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

İstanbul beyefendisi, baba ve çelebi insandı. Adam gibi adamdı. Rahmet olsun. Y.U

sonnensoldat dedi ki...

Yeri doldurulamayacak bir ağabey, bir dost bir beyefendi; canım İsmet Abim...
Ahmet güneşer