23 Ocak 2011 Pazar

Schuster Montu & Hummel Ürünleri


Benim için bu montun ismi "Schuster Montu" çünkü ilk onun üstünde görerek beğendim. Sonra Cadde'deki Kartal Yuvası'nda baktım oradaydı. Asılı duruyordu. Yanımda kız arkadaşım vardı siyah montum var diye almayalım dedik. Ama aklım kaldı. Bütün yol alsaydık keşke diye konuşup durdum. Geri de dönemedik. Sonra ben yalnız gidip alayım dedim, bir hafta kadar sonra gittim baktım Kartal Yuvası kapanmış. Anadolu yakasındaki bütün Kartal Yuvası noktalarını dolaştım bulamadım. Stadın altında da yok. Adidas mağazalarına sordurdum yok arkadaş! Üretilen stokun hepsi Kartal Yuvası'na yollanıyormuş. Ürün orada da yok satılıyor. Hayır adım üstümde TIKANDI işte, yine işimiz tıkandı. Ama gel gör ki millet ortalığı yıkıyor bu mont için bizim kulübün yine ya durumdan haberi yok ya da umurlarında değil. Tedarikçiden gelmiyor, Adidas yollamıyor gibi söylemleri var Kartal Yuvası'ndaki çalışanların. Eğer durum böyleyse al sana yine bir basiretsizlik örneği. Bu yazıyı sadece kendim için değil istediği ürünü arayıp bulamayan tüm arkadaşlar için yazıyorum. Bu arada mesele sadece mont değil, bunlar ilk geldiğinde dört parçalık bir seriydi. İki çeşit polar, bir yağmurluk, bir de bahsettiğim mont. Alayının soyu kırılmış bir adet dahi yok.
Bir de şu Hummel ürünleri var. Şimdi yukarıdaki montun görünüşü için söylenecek kötü bir söz var mı? Yok! Ama ben yine de bu firmadaki arkadaşlara ana/bacı karıştırmadan geçemiyorum. Bu ürünü gören varsa üstüne basılı armaya bir baksın lütfen. Arkadaş biz bu montu alacaksak o arma için alacağız. O arma 3-5 yıkamaya s.ktirip gidecek montun üstünden. Yani dikiş yaptırsanız incileriniz mi dökülür? Bir taraftar ürününün üstündeki en önemli şey bu değil mi? Oysa bu montun en kıytırık yeri arması! Birilerinin bu işi denetlemesi lazım.
Örneğin geçen hafta içi KC'ye gittim çay içmeye eski Fenerbahçe formalarını çıkardı gösterdi. Bir tanesinin arması dökülmüş. İşte o dönemin Fenerium sorumlusu kimse o formayı alıp onun kafasına geçireceksin nasıl ürün ürettirmişsiniz diye. Ama diğer taraftan mahalledeki bakkalın sahibi genç kardeşimiz her gün Beşiktaş Hentbol Takımı'nın yıllar önceki (Kappa ile çalışılan sene) montunu kabara kabara giyiyor; montta, armada çizik çürük yok. O da ürün beriki de ürün kardeşim. Şu işlere azcık profesyonel yaklaşılsın artık lütfen.

Sinirden çok uzadı.
Neyse sonunu şöyle bağlayayım;
Yirmidokuzsenemiolduuuuuuooohaaaafenerbahçeeeeeee :)

2 yorum:

Gurbet Kartalı dedi ki...

Babam bu senin Schuster montu hakikaetten çok güzel. Yalniz adidas'ın ve diger markaların her zaman yaptiklari gibi belli cikardilari kaliplari ayni sezonda uc bes klube birden yolluyorlar, ve ona gorede orjinalligini sen dusun artik... Misal bu sabah, yani bisim saatle sabah, Inter-Udinese macini izledim, Udinese kocundada ayni mont vardi... Aksama dogru Milan macina baktim, Cesena hocasinda yine ayni mont... armalari cikar yenisini tak, reklamarida degistirdinmi ayni mont heryerde...

Birde klube adidas urunlerinden ne kadar kar kaliyor? yada bahsettigin kiytirik fason urunlerden kalan ka marji nedir? bunlarinda arastirilip ona gore masaya yatirilmasi lazim. Klup hakli olarak kendine en cok kar getiren urunleri satmak ve bulundurmak isteyecektir ama uzun vadede kalitesiz urunlerle musteri! memnuniyetsizligini surdururse, iste o zamanda bu kartal yuvalari mecburen kapanir...

biraz uzun oldu kusurabakma, ama monta gelene kadar bir kaleci formasini daha cikaramadilar kac senedir. Nah buraya yaziyorum, ciksa en azindan normal forma kadar satar kaleci formalari...

TIKANDI BABA dedi ki...

kardeşim kesinlikle haklısın bu senenin adidas montu sponsoru adidas olan tüm takımlarınkiyle aynı o şekilde düşündüğüm zaman hiçbir orjinalliği yok. benim bu konuda en sinirimi bozan dünya kupası organizasyonlarıdır. formalardaki bayrakların yerini değiştir adidas nike hepsi aynı. ikinci bir tasarım yok.
konuya dönersek marka ürünler kulübün ürünlerinden biraz daha kaliteli olmakla beraber kulübün ürünlerinin kalıpları dar abi. bana xxxl tshirt olmuyor mesela. ama formada xl giyiyorum. kaleci formasında da sonuna kadar haklısın ben her maçın sonunda köşeye kadar inip cenke bağırmaktan bir hal oldum. bir alamadım adamın formasını. kırmızı olan hele aşırı derecede istediğim bir forma. en son bir gün atlayacağım olmazsa kafaya koydum.